DERGİMİZDEN

‘Özel’ olmak üzerine

‘Eğitim sistemi bugün hâlâ şunu söylemeye devam ediyor: Herkes eşit. Ama ben sınıfın içine biraz daha dikkatle bakınca başka bir cümle duyuluyor: Bazıları yarışa birkaç adım önde başlıyor.’

Çocuklarımın korkusunu kim duyacak?

Kendisini öldürmeye teşebbüs eden şahsa çocuklarının isteği dışında görüş kararı çıkmasından korkan Dilek Hemşire, mahkemelerin çocukların beyanını esas almasını istiyor.

Ebeveynlik hakkı mı, kontrol mekanizması mı?

‘Şiddet sonrası çocukla görüş hakkı bazı dosyalarda ebeveynlik değil, kadın ve çocuklar üzerinde süren bir kontrol aracına dönüşüyor.’

Bir kadın cinayetinde geride kalanlar

‘Kadınların desteği bizi ayakta tuttu. Artık ne olsa kadınlara danışıyorum, onlara soruyorum ve biliyorum ki ne olursa olsun kadınlar arkamda.’

Bahar’ın ölümü münferit değil!

‘Kadınlar yan yana geldiğinde biliyorlardı Bahar'ın ölümünün münferit olmadığını. Şiddeti, istismarı, cinayetleri aklayanın iktidar politikası olduğunu.’

Bastırılmış bir hafızanın anlatısı: Anneannem

‘Seher’in hikayesi, farklı kimliklerin aslında ne kadar iç içe geçtiğini ve “öteki” kavramının ne kadar kırılgan olduğunu gösterir.’

İlk 8 Mart’ım

‘Pankarta yazılan taleplerin tanıdık gelmesi; bir kadının yüksek sesle, korkmadan attığı slogana eşlik etmek; 8 Mart'ta böyle bir kalabalıkla yürümek benim için çok özeldi.’

Yeniden yazılmak istenen bir hikaye

‘Bu kocaman sesin yankısı içinde kalmasına rağmen solmamış rengarenk bir kadın var karşımda. Kendi sesini duymak isteyen, duyurmaya çalışan.’

Kepengi her açtığımda umudumu da açıyorum

’Benim hikayem döner tezgahında geçiyor ama eminim başka kadınların hikayesi de başka yerlerde yazılıyor. Yerler farklı ama yaşanan mücadele aynı.’

İyi ki Ekmek ve Gül grubuna katılmışım

'İyi ki kadınım, iyi ki Ekmek ve Gül grubuna katılmışım.'

Yasemin’e dair

‘Daha güzelini inşa etmeyi başardığımız bir toplum görmek isterdim seninle. Yine de senin diktiğin tohumlar büyüyecek ve yeşertecek başka tohumları da.’

Ekmek ve Gül dergisi Mart 2026 sayısı

Sömürüye ve şiddete dayalı bu düzene karşı yüz yılı aşkın süredir eşit işe eşit ücret, insanca yaşam koşulları için mücadele eden kız kardeşlerimizi anıyor; mücadelemizi büyütüyoruz.

Şiddete, yoksulluğa, savaşa karşı mücadelemiz var!

Bu sayıda, 8 Mart alanlarında yükselen talepleri kadınların kendi sözleriyle tartışıyor. 8 Mart sonrasında da mücadelenin ateşini büyütmek için tüm işçi ve emekçi kadınlara sesleniyor.

Tüm dünyayı saran emperyalist barbarlığa karşı mücadeleye!

Bugün ‘ateş düştüğü yeri yakar’ söylemini çoktan geride bırakmış durumdayız. Ateşin düştüğü yeri değil, hepimizi yaktığı bir dönemden geçiyoruz.

İşçi kadınlar olmadan güçlü bir 8 Mart mümkün mü?

‘Yaygın, güçlü ve kitlesel 8 Martlar ancak ve ancak işçi ve emekçi kadınların iş yerlerinde, bizzat seçtikleri temsilcilerle doğrudan dahil oldukları mekanizmaların kurulması ile mümkündür.’

Dosya| 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ışığında

Dosyamızda işçi- emekçi kadınların kendi özgün talepleriyle sınıf mücadelesinde nasıl güçlenebileceklerini inceliyoruz.

Sömürü, bakım yükü, itaat: Kadın emekçiler kuşatmayı kırıyor

‘Kadın emekçiler sömürüye, bakım yüküne ve itaate dayalı bu rejimi görünür kılmaktan öte örgütlenerek, greve çıkarak, dayanışmayı büyüterek kuşatmayı kırıyor.’

8 Mart’ın en önemli taleplerinden: Kreş hakkı

‘İş yerlerinde kreş, yasalarla güvence altına alınan bir hak. Ancak, bir anda kazanılmadı. Geçmişten bugüne, kadınların çalışmak ve çocukların bakımı için verdiği mücadele ile bugünlere geldik.’

8 Mart’ı 8 Mart yapanlar: Devrimin kıvılcımını yakan kadın işçiler

1917’de Petrograd’da işçi kadınların kıtlığa, savaşa ve ağır çalışma koşullarına karşı başlattığı grev, 8 Mart’ı dünya tarihinde özel kılan yegane tarihsel olaylardan biri...

‘Arkasına saklanacak çok bahane vardı ama…’

Farklı şehirlerden kadın işçiler Mecliste 8 Mart öncesi bir araya geldi. Uzun vardiyalara, düşük ücretlere, tacize ve grev kırıcılığına karşı deneyimlerini paylaştılar.

Editörden