DERGİMİZDEN

Suat Derviş’le İstanbul’da bir gece

Kan için 5 lira bulmak savaşı ile milyoner düğününde yaşanan şatafat; karşıtların çatışmalı bir sarmalı... Ne var ki bu çelişkinin çözülmediği her gün, yoksullar için sonraki karanlık geceye gebedir.

NE GERGEDAN, NE DOMUZ, NE KUŞ : Mevsim Gribi

Grip bile yapmayan rhinovirüs ailesinin günümüz fertleri, sadece isim benzerliği sebebiyle rhino=gergedan diye tercüme edilerek sağlık sistemimize servis edilmiştir.

İşe yaradığımı hissetmek istiyorum

Belediyelerden kadınların ürettiklerini paylaşabilmesi için uygun yerler yapmasını bekliyoruz.

Hayaller boğazdaki yalı, gerçekler mahalle pazarı

Galiba mesele poşetin paralı hale getirilmesine verdiğimiz tepkiyi, poşetin içini dolduramayacak duruma düşmemize vermemizde.

Asgari ücrete zam geldi, bize kapı göründü

İkitelli’de bir fabrika işçisi Güler, asgari ücrete gelen zamla iş yerlerinden işçi çıkartmaların arttığını söylüyor.

Su sebillerini bile ‘kriz var’ diye kaldırdılar

Patronlar çok sıkışınca konkordato ilan ediyor. O kadar çok doluyum ve yorulmuşum ki biz nereye ne ilan edelim siz söyleyin?

Direnişten yerel seçime uzanan bir sohbet

Gebze’de bir araya gelen kadınlar ilçelerinde gerçekleşen Flormar direnişini ve Türkiye’nin gündemine dair konuştu...

Eşitsizliğe rağmen kadınlar mücadele ediyor

Erken yaşta evliliğe af yasa tasarısı yine gündeme sürülüp tartışmaya açılıyor ve toplumun nabız ölçümü yapılıyor.

Ben Suriye’ye nasıl gideyim, keyfimden gelmedim ki...

İkinci çocuğuma kasık fıtığı teşhisi kondu ve bir an önce de ameliyat olması gerektiği söylendi. Göç İdaresi kimlik vermediği için hastaneler çocuğumu ameliyat edemiyor.

Bedel ödeyen kadınların elleri yakanızda olacak!

Çocukları istismar edip “rızası vardı” deyip ceza almadan kurtulanları gördük, istismarcılara af çıkartmak isteyenleri de... Ama biz bunların hiçbirine izin vermeyeceğiz.

Umudu ve direnci büyütelim ki bahar gelsin

8 Martımızı gücümüzü, birliğimizi güçlendirmiş, umudumuzu direncimizi büyütmüş olarak seninle birlikte kutlamak dileğiyle...

Ekmek ve Gül Ocak 2019 sayısı

Krizle çalkalanacağı belli olan, karamsarlıkla başlanan 2019 yılında dergimizin ilk sayısının işçi kadınların öfkesi ile dolu olması tesadüf değil tabii.

Boşuna değil...

Bütün cevaplar, kendilerinden önce edilmiş sözlerin izini taşır... Bundandır “Ne Yapmalı?” sorusuna hep aynı cevabı verme cüretimiz: Bir araya geleceğiz, birlikte mücadele edeceğiz.

Bizim büyük çaremiz: Birlikteliğimiz

Görünen o ki 2019 bize daha fazla oranda iktidarın yarattığı o toz ve gaz bulutunu dağıtma, gerçekleri gösterme sorumluluğu yüklüyor...

‘2019 kadınlar için kolay bir yıl olsun’

Metal işçisi kadınlar: Zamlar eridi, enflasyon, vergi dilimi batırdı bizi. Umarım 2019’da zamlar geri alınır, ama umudum yok... Sağlık çöktü, eğitim zaten yok. Böyle sürmez, daha fazla dayanamayız...

2019 daha çok sokağa çıktığımız bir yıl olmalı

Ben diyorum ki, komşunu da kap gel. Gel bizimle sen de slogan at. Neden korkacağız ki? İşimizden olacağız diye mi? Alanda olmazsak zaten işimizden olacağız. Bari bir anlamı olsun...

Ürünlerimizin kullanılmadığı bir yıl olması dileğiyle

Patron onu dişlinin yarıçapını hesaplayan teknik ressam olarak değil, firma broşürlerinde boy gösteren amatör manken, kurumsal gözükebilmek için, erkek kabalığından arındırılmış bir ses olarak görüyor

Yarınımı görememek beni korkutuyor

Aldığı ücret yetmeyen, her gün işten çıkarılma korkusuyla çalışan metal işçisi bir kadın, ‘İşçinin ne istediği, nasıl geçindiği kimsenin umrunda değil’ diyor.

Biz aç kalabiliriz ama çocuklarımızı aç bırakmayız

İşçi kadınlar krizin kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor; ‘Patronların lüksü değişmedi ama ben işten atıldım, evdeki 3 peteği kapattım, ekmeği evde yapıyorum, kış başından beri ayakkabım delik...

85 milyon döviz geliri, işçi asgari ücretli: Organik sömürü!

Türkiye’nin ilk organik tarım fabrikası Işık Tarım’da çalışan işçi kadınlardan çalışma koşullarını anlatıyor…