DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Nisan 2020 sayısı

Kadınların yazdığı, var ettiği Ekmek ve Gül dergimiz yine kadınların emeğiyle ördüğümüz mücadeleyi hatırlatmaya devam ediyor, çünkü kapalı kapılar ardında dahi yapabileceğimiz çok şey var!

Mesafeye rağmen aramızdan su sızmasın…

Kadınların yazdığı, var ettiği Ekmek ve Gül dergimiz yine kadınların emeğiyle ördüğümüz mücadeleyi hatırlatmaya devam ediyor

Katilin adını koy, cinayetlere son ver

Kadınların daha da vahşileşen koşullarda ilk gözden çıkarılanları olmamasının garantisi, bugün göz göre göre ölüme sürüklenen kadın emekçilerin örgütlülüğü.

Gelecek kaygılarım şimdi başka kaygılara dönüştü

‘Üniversiteden mezun olup işsizlik yığınına katılan biri olarak gelecek kaygısını sonuna kadar yaşarken, bu dönemde bir sağlık çalışanının çocuğu olarak endişe ve korkularım çok daha arttı.’

Biz demiştik bu şehir hastaneleri sağlığa zarar diye!

Ağır çalışma koşulları, az çalışanla çok iş, korunaksızlık, psikolojik baskılar... Sağlık emekçileri tüm bunların sadece kendileri için değil halk sağlığı için de ağır sonuçları olacağını söylüyor.

‘Bize virüsmüşüz gibi davranılıyor’

Hastanelerde alınan önlemlerde bile ayrımcılık söz konusu olduğunu belirtiyor sağlık çalışanı kadınlar. Başhekimlik katlarına alınan önlemlerin diğer servislerde alınmadığını söylüyor.

Hastane biz taşeron işçilere maske ve dezenfektan bile vermiyor!

Biz hastanede çalışan taşeron işçiler savunmasız ve tedbirsiz çalışıyoruz. Kronik hasta olmama rağmen hiçbir hakkım yok, bize maske ve dezenfektan bile verilmiyor.

İşçiler hayatta kalabilme derdinde, patronlar şov peşinde

Metal fabrikasından koronavirüs notları: Sabahın köründe servis bekleyen yine biz işçiler oluyoruz. Salgın patronlar ve işçiler arasındaki uçurumun ne kadar derin olduğunu tekrar ortaya koyuyor.

Tek başına çocuğuna bakmak zorunda olan kadınlar ne yapsın?

Salgın bahanesiyle işten atılan Jinda: ‘Çocuğuma yarın ne yedireceğim ya da bu banka borcunu nasıl ödeyeceğim’ düşünceleri yüzünden ne oğlumla ilgilenebiliyorum ne de hasta olmadığım için mutluyum.’

Can güvenliğimiz için kaçınma hakkımızı kullandık

Çok yetersiz bu önlemler yine de salgının fabrikamıza girmesine engel olamadı. Yatan 5 hastamız, sonucu pozitif çıkan 2 hasta çalışanımız var.

Salgın bahane edilerek işten atıldı: Sadaka değil hakkımı istiyorum

Bir yemek şirketinde çalışan 57 yaşındaki işçi kadın, salgın bahane edilerek işten atıldı. Çalışma koşullarının ağırlığından, ücretinin geç ödenmesine kadar pek çok sorun yaşayan işçi kadın şimdi hakk

BİR MOTİFİN HİKAYESİ: Hanım Dilendi Bey Beğendi

Kadınların en büyük meşgalesi haline gelmiş örgü bir ifade şeklidir de çoğu zaman. Ev içi hayatın yansıması, umudu neşesi iplerle buluşur…

‘Patronların kâr hırsından bizi kim koruyacak?’

Temizlikçi, çaycı, yemekhane işçisi, okulda hizmetli, ev işçisi kadınlar… Çalışabilenlerin iş yükü kat kat arttı, işsiz kalanların geçim kaygısı arşa vardı. Kadınlar anlatıyor…

Korona günlerinde balkon sohbetleri

Balkona çıkıp hava almak, aynı zamanda bir sosyalleşme, dert paylaşım alanı da olmuş durumda. Ee buyurun korona günlerinde balkondan sohbetlerine...

WhatsApp’ta gündem değişti: Sevgi sembollerinin yerini işsizlik, kaygı aldı

Grupta birbirleri ile şakalaşan, sevgi sembolleri gönderen kadınların, salgının ortaya çıkması ile paylaşımları da değişti. Sevgi sembollerinin yerini işsiz kalmanın getirdiği kaygı aldı...

Ben dükkanı kapattım, eşim fabrikada çalışmaya devam ediyor!

İşyerimi ne zaman açacağımız belirsiz. İçişleri Bakanlığı umumi işyerlerini kapatma kararı aldı virüs yayılmasın diye, fakat eşim fabrikada çalışmaya devam ediyor. Biz de risk hâlâ devam ediyor yani.

Hayalimdeki dükkanı açmamla kapatmam bir oldu

Niltay’ın büyük umutlarla açtığı kuaför salonu, açtığının onuncu günü salgın nedeniyle kapandı. Şimdi kara kara kredileri, kirayı nasıl ödeyeceğini düşünüyor.

20 soruda koronavirüs ve işçi hakları

Pandemi sürecinde de haklarımız var! Bu süreçte zorunlu hizmetler dışındaki işler durdurulmalı, işten atmalar yasaklanmalı, işçilerin ücretleri ve hakları güvence altına alınmalıdır.

Korona bugün var yarın yok, ama kadınlar hep var!

Bu zorlu günlerde de sonrasında da hayatlarımıza sahip çıkmak ancak birbirimizle dayanışarak gerçekleşecek.

Koronalı günlerde bir alonun ucundaki dertler

‘Konuşmaya ve dayanışmaya çok ihtiyacımız olduğu bir dönemden geçiyoruz. Evet dertler çok, ama yine de konuşmaktan, dertlerimizi paylaşmaktan, dayanışmaktan vazgeçmeyelim.’