DERGİMİZDEN
Bu sayımızda biraz da bu soruların peşine düşüyoruz: 25 yılın yükünü nasıl sırtımızdan atacağız? Çocuklarımızın eğitiminden emeğimize uzanan bu mücadelede sözümüzü ve gücümüzü nasıl örgütleyeceğiz?
ugün bir mutfakta, bir okul çantasında, bir pazar filesinde karşımıza çıkan bu tablo sadece bugünün hikâyesi değil. 25 yıldır hayatlarımızı şekillendiren politikaların, faturasının hikâyesi.
Düşmanlaştırıldığımız, güvensizleştirildiğimiz böylesi bir dönemde “Kime güveneceğiz ki?” sorusunun yanıtını işçi kadınlar buldu: Birbirimize!
Sınıf sendikacılığı kadın işçi ve emekçilerin örgütlenmesine nasıl yaklaşır?
Bu dosyamızda, geçtiğimiz 25 yılın kadınlara ne getirdiğini, ancak aynı zamanda kadınların bu getirilere karşı nasıl mücadele ettiğini işliyoruz.
25 yıldır AKP’nin sınıfsal eğilimi değişmedi: Emeğini sermaye için ucuz ve esnek hale getirmek; bakımı ise aileye, aile içinde de kadınlara yüklemek.
AKP iktidarının 25 yılında kadınların kazanılmış hakları kimi zaman yasalarla, kimi zaman fiili uygulamalarla hedef alındı.
‘Bu 25 yılda iktidar, politikaları ile şiddeti arttırırken kadınlar da kız kardeşlik bağı ile mücadele olanaklarını arttırdı.’
‘25 yılın bilançosunu yalnız bizden alınanlarla tutamayız. Bir de vermediklerimiz, kazandıklarımız var.’
‘Bugün ihtiyaç olan, bu mücadeleleri ve talepleri; hayatı işçi ve emekçi kadınlar açısından yaşanamaz kılmayı hedefleyen bir mücadele hattının parçaları olarak örgütleyebilmek.’
1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle kadınlara sorduk: “Barış sizin için ne anlama geliyor? Barışı sağlamak için ne gerekli?”
AKP’nin çeyrek asırlık iktidarı boyunca ‘demokratikleşme’ söylemlerinden aşırı güvenlikçi politikalara uzanan zikzaklı çizgisi, Kürt kadınlarının yaşamında derin izler bıraktı.
Birbirimizin hayatına değen ortaklıkları büyütmek; barış, eşitlik ve demokrasi talebini yalnızca beklenen bir sonuca değil, birlikte kurulan bir mücadeleye dönüştürmek için gerekli.
Devlet her türlü demokratik zemini, grevleri, direnişleri yasaklıyor, gazeteleri, kitapları sansürlüyor ama barıştan bahsediyor…
Çerçeve yasa tartışmaları bize gösteriyor ki bundan sonrası, Meclis’te onaylanan ya da onaylanacak maddelerin çok ötesinde çetin bir sürece gebe.
Mücadeleden geri durmamıza neden olan şeyleri ortadan kaldırmak için kendimizden ve yanımızdakinden başlayarak halkayı güçlendirmeyi öğrenerek ayrıldık buluşmadan.
TKIS işçileri, düşük ücret, sıfır zam ve ağır çalışma koşullarına karşı mücadeleyi sürdürüyor.
Genç kadın işçilerin emeğine, gündelik hayatına ve çalışma koşullarına yakından bakmak için Eyüp-Rami’deyiz.
‘5 bin eksik maaş artı 10 bin okul masrafı eşittir eksi 15 bin ile bu haftayı kapattık. Yaşamının anlamı sadece nefes almak haline getirilen tüm kadınların hayatları aynı.’
'Okullarda ücretsiz bir öğün yemek verilmesi, gerek sağlıklı nesiller yetiştirilmesi gerekse ailenin gider kalemlerini azaltmak açısından önemli.'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






































