DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül dergisi Eylül 2026 sayısı

Bu sayımızda biraz da bu soruların peşine düşüyoruz: 25 yılın yükünü nasıl sırtımızdan atacağız? Çocuklarımızın eğitiminden emeğimize uzanan bu mücadelede sözümüzü ve gücümüzü nasıl örgütleyeceğiz?

25 yılın yükünü nasıl sırtımızdan atacağız?

ugün bir mutfakta, bir okul çantasında, bir pazar filesinde karşımıza çıkan bu tablo sadece bugünün hikâyesi değil. 25 yıldır hayatlarımızı şekillendiren politikaların, faturasının hikâyesi.

Türkiye’de tam gaz baskı süreci ve dalgakıranlar

Düşmanlaştırıldığımız, güvensizleştirildiğimiz böylesi bir dönemde “Kime güveneceğiz ki?” sorusunun yanıtını işçi kadınlar buldu: Birbirimize!

Kadınlar adına değil, kadınlarla birlikte: Sendikaları yeniden iş yerlerinden kurmak

Sınıf sendikacılığı kadın işçi ve emekçilerin örgütlenmesine nasıl yaklaşır?

Dosya: AKP’nin 25. yılı: Kuşatma, saldırı, direniş

Bu dosyamızda, geçtiğimiz 25 yılın kadınlara ne getirdiğini, ancak aynı zamanda kadınların bu getirilere karşı nasıl mücadele ettiğini işliyoruz.

25 yılın ağırlığı, kadınların direnci

25 yıldır AKP’nin sınıfsal eğilimi değişmedi: Emeğini sermaye için ucuz ve esnek hale getirmek; bakımı ise aileye, aile içinde de kadınlara yüklemek.

Yasalar, genelgeler, fiili uygulamalar…

AKP iktidarının 25 yılında kadınların kazanılmış hakları kimi zaman yasalarla, kimi zaman fiili uygulamalarla hedef alındı.

25 yılın bilançosu: Kadınların hayatı daralıyor; mücadele sürüyor

‘Bu 25 yılda iktidar, politikaları ile şiddeti arttırırken kadınlar da kız kardeşlik bağı ile mücadele olanaklarını arttırdı.’

25 yılın öteki tarihi: Vazgeçmedik, direndik, değiştirdik

‘25 yılın bilançosunu yalnız bizden alınanlarla tutamayız. Bir de vermediklerimiz, kazandıklarımız var.’

AKP’nin 25 yılı bize ne gösterdi, şimdi ne yapmalı?

‘Bugün ihtiyaç olan, bu mücadeleleri ve talepleri; hayatı işçi ve emekçi kadınlar açısından yaşanamaz kılmayı hedefleyen bir mücadele hattının parçaları olarak örgütleyebilmek.’

Kadınlara sorduk: Barış sizin için ne anlama geliyor?

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle kadınlara sorduk: “Barış sizin için ne anlama geliyor? Barışı sağlamak için ne gerekli?”

Açılım, kayyım, direniş: Çeyrek asırlık iktidarın Kürt kadınlarıyla imtihanı

AKP’nin çeyrek asırlık iktidarı boyunca ‘demokratikleşme’ söylemlerinden aşırı güvenlikçi politikalara uzanan zikzaklı çizgisi, Kürt kadınlarının yaşamında derin izler bıraktı.

Barış ve demokratik çözüm için kadınlar müdahil olmalı

Birbirimizin hayatına değen ortaklıkları büyütmek; barış, eşitlik ve demokrasi talebini yalnızca beklenen bir sonuca değil, birlikte kurulan bir mücadeleye dönüştürmek için gerekli.

Dağ fare doğurdu...

Devlet her türlü demokratik zemini, grevleri, direnişleri yasaklıyor, gazeteleri, kitapları sansürlüyor ama barıştan bahsediyor…

Kürt kadınlar, taziye çadırları ve çerçeve yasa

Çerçeve yasa tartışmaları bize gösteriyor ki bundan sonrası, Meclis’te onaylanan ya da onaylanacak maddelerin çok ötesinde çetin bir sürece gebe.

Kadın işçilerin öğrettikleri

Mücadeleden geri durmamıza neden olan şeyleri ortadan kaldırmak için kendimizden ve yanımızdakinden başlayarak halkayı güçlendirmeyi öğrenerek ayrıldık buluşmadan.

Patron TKIS işçilerine sıfır zam teklif etti: Yemekhaneden meyve ile bu daha ne kadar sürer?

TKIS işçileri, düşük ücret, sıfır zam ve ağır çalışma koşullarına karşı mücadeleyi sürdürüyor.

Havasız, karanlık iş yerlerinde bir anket günü

Genç kadın işçilerin emeğine, gündelik hayatına ve çalışma koşullarına yakından bakmak için Eyüp-Rami’deyiz.

Şezlong hayalinden okul alışverişine

‘5 bin eksik maaş artı 10 bin okul masrafı eşittir eksi 15 bin ile bu haftayı kapattık. Yaşamının anlamı sadece nefes almak haline getirilen tüm kadınların hayatları aynı.’

Nereden kısarsam çocuğumun ihtiyacını gideririm?

'Okullarda ücretsiz bir öğün yemek verilmesi, gerek sağlıklı nesiller yetiştirilmesi gerekse ailenin gider kalemlerini azaltmak açısından önemli.'

Editörden