DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül dergisi Temmuz 2026 sayısı

Bu sayıdaki yazılar savaşın, yoksulluğun ve şiddetin birbirinden ayrı olmadığını gösteriyor. Biliyoruz ki şehirleri yakan gemilerle, hayatlarımızı kuşatan eşitsizlik aynı düzenin eseri.

Howl'un tarafı

Yürüyen Şato’daki gibi, savaş yalnızca cephede yaşanmıyor; kentlerin sokaklarına, mutfaklara, iş yerlerine, evlere kadar sızıyor.

Ekmeği küçültenle itirazı daraltan aynı düzen

‘Önümüzde iki ayrı mücadele yok. Bir yanda demokrasi, öte yanda geçim derdi de yok. Soframızdaki ekmeği küçülten düzen ile itiraz etme hakkımızı daraltan düzen aynı.’

ISO 500’ün gölgesinde bir yılın faturası

ISO 500 listesine giren Konveyör kârını büyütürken, kadın işçiler açlık sınırının altındaki ücretlere, eşitsizliğe ve güvencesizliğe karşı insanca yaşam talep ediyor.

Dosya: Faili meşhurlar

Bazı suçların failleri hiçbir zaman "meçhul" değildir. Sadece kalın bir sisin ardına gizlenirler. Dosyamızda devlet-sermaye ilişkileri çerçevesinde bu sisin kimi, ne için gizlediğini inceliyoruz.

Bizim failimiz gerçekten kim?

‘Uğranan şiddetin, sömürünün, haksızlıkların failleri meçhul değil çok meşhur. Bu yalnızca bizim ülkemize özgü değil. Kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyanın her yanında böyle.’

‘Ayrıcalıklıların’ adaleti halk için ölüm demek

İsimler değişiyor, mekanlar değişiyor. Ancak ayrıcalıklıların neden olduğu ölümler, geride kalanların mücadelesi olmadığı sürece yine ayrıcalıklıların adaletine mahkum oluyor.

Hakikatin üzerindeki örtüyü kadınlar aralıyor

‘Bu ülkede adalet kendiliğinden gelmiyor. Israrla talep ediliyor, çağrılıyor, zorlanıyor ve en çok da kadınların omuz omuza yürüdüğü mücadeleyle büyütülüyor.’

Düzenin temsilcileri ne zaman geri adım atar?

Bu sistemin içindeki en örgütlü yapı olan devletin temsilcileri sorumluluk almayı reddetse de onları buna zorlayacak olan baskı ortamını yaratacak olanın bizleriz.’

Adalet değil unutmak istiyorum

17 yaşında cinsel saldırıya uğrayan bir genç kadının 9 yıl süren hukuk mücadelesi, yargının mağdur suçlayan tavrı ve çelişkili kararları yüzünden "Adalet değil, unutmak istiyorum" feryadıyla son buldu

Saray düzeninin nüfus politikası ve hedefteki yaşamlar

“İktidarın ‘makbul aile’ modeline uymayan tüm kimlikleri görünmez kılmayı hedefleyen muhafazakar politikalarına karşı ortak bir mücadele hattı gerekiyor.”

Whatsapp grubunda gündem nafaka

Gazi Ekmek ve Gül WhatsApp grubuna yansıyan nafaka tartışmaları, kadınların yoksulluk ve çaresizlik cenderesindeki sıkışmışlığını gözler önüne seriyor.Kadınlar konuyu farklı yönleriyle tartışıyor.

Nafaka hakkına göz dikenler kadınların gerçeğini görmüyor

Boşanma sonrası kadınlar hem yoksulluk hem de nafaka hakkına yönelik saldırılarla karşı karşıya. Çözüm hakların budanması değil; kamusal desteklerin ve güvenceli yaşamın sağlanması.

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği 10 yaşında: Keyfi yasaklara karşı kadın dayanışması kazandı

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği, 10. kuruluş yıl dönümünü kutlamak için düzenlemek istediği şenlikte Mamak Belediyesinin zabıta engeliyle karşılaştı.

Elazığ Kadın Dayanışma Derneği: Umut ve dayanışma dolu bir yıl geçirdik

Bu yolculuğa, daha fazla kadına ulaşma hedefiyle devam ediyoruz...

Şık Makas işçisi yazdı: ‘Pes etmedik, birlikte kazandık’

Yaklaşık dokuz ay süren direnişin ardından Şık Makas işçileri, gasbedilen ücretlerini, tazminatlarını ve sosyal haklarını geri aldı.

Tekstil işçisi kadınlar için çözüm mücadelede

Tekstil sektöründe kadın emeğinin yoğun sömürüsüne dikkat çeken BİRTEK-SEN, kadın işçilerin örgütlenemediği ve karar süreçlerine katılamadığı bir sendikal mücadelenin eksik kalacağını vurguladı.

'Her işi yaptırırız' anlayışına karşı mücadele büyümeli

Sağlık alanında çalışan işçilere yönelik 'İstediğimiz her işi yaptırabiliriz' yaklaşımı, hem halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini engelliyor hem de sağlık emekçilerinin verimli ve güvenli çalış

İmkansız değil, lütuf hiç değil: Ücretsiz kreş hakkı

‘Bir çocuğu büyütmek hiç kolay değil. Ey o yolla doğurmayın bu yolla doğurun diyenler, doğurduğumuza bakabiliyor muyuz gelin de görün!’

MESEM bir çocuğu nasıl dönüştürdü?

‘MESEM programı pek çok çocuğa ve ailelerine hayal satıyor, var olan potansiyelleri sömürüyor, çocukluktan gençliğe adım atılan o hassas yıllarda çocukların kendini tanımasına alan tanımıyor.’

Editörden