DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Mayıs 2020 sayısı

1 Mayıs’ın ardından kadınlarla buluşan Ekmek ev Gül dergisinin yeni sayısında mesafelere rağmen dayanışmayı canlı tutan kadınların, salgına rağmen mücadeleyi büyüten kadınların hikayeleri var...

Her neredeysek mücadele de dayanışma da orada!

Her gün yükselen bu tarihi ve bu mücadeleyi daha ileriye taşımak istiyoruz sizlerle. Çünkü biz her neredeysek, hangi koşullardaysak mücadele de dayanışma da orada!

Kapitalizmin takkesi, kadınların mücadelesi

Kendiliğinden patlak veren eylemler salgın sonrası güçlenecek bir mücadele eğiliminin göstergesi. Dünyanın her yerinde takkesi düşen kapitalizme karşı kadınlar arasında sınıf mücadelesi mayalanıyor.

Salgını fırsata çevirip, hayatımıza kast edemezsiniz

Kadınların ve çocukların ‘bir’ canı, ‘bir’ hayatı var. Bu hayatlar üzerinde at koşturmayı aklınızdan bile geçirmeyin!

Koronayı fırsat bilenler kadınları yine şiddete mahkûm etti

İnfaz yasası sonrası tahliyelerin başlamasıyla kadına yönelik şiddet haberleri de bir bir duyulmaya başladı. ‘Kadına yönelik şiddet azaldı’ diyenler bir de Esenyalı Mahallesi’nden kadınları dinlesin.

Dayanışma yaşatıyor: ‘Bir kendin bir de kız kardeşin için...’

Salgın sürecinde acil ihtiyaç sahibi ailelere erzak ulaştırmak isteyen Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği bir kampanya başlattı: ‘Bir Kendin Bir de Kız Kardeşin İçin’

‘Bizi sindirmeye çalışanlar bilsin ki dayanışmayı büyütüyoruz’

Salgın süreci işsizliği, şiddeti, yoksulluğu artırırken devletten bir gıdım destek göremiyoruz. Ama kadınların dayanışması tüm zorluklara karşı güç veriyor hepimize.

Her karanlığın bir aydınlığı vardır

Mecburuz çalışmaya, paran olsa evde de hayat olur. Ne pişireceğiz derdin olmaz. Ama bugünler de geçecek diyerek umudumu yitirmemeye çalışıyorum. Her karanlığın bir aydınlığı vardır.

Pandemi geçici dayanışma kalıcı olsun!

Hayatlarımızı tümden değiştiren pandemi, kimimiz için ailemizi bile daha yakından tanımamızı sağlıyor, dayanışma ruhunu güçlendiriyor...

Hürrem'in yiyip bayıldığı, Köln'lü girişimcilerin dünyaya yaydığı nefis şey: KOLONYA!

Hürrem Sultan’ın “yiyip” uyuyakaldığı, Macar kraliçesi Elisabeth’in güzellik sırrı, Kölnlü girişimcilerin icadı, salgının baş düşmanı kolonyanın dedikodulu tarihine hoşgeldiniz!

‘Dünyanın çilesini çekiyoruz ama aldığımız fazladan 50 lira’

Yurtiçi kargo işçisi bir kadın: “Bu kadar çalışmamıza rağmen patron evinde oturuyor, biz saatlerce bunca kötü koşullarda çalışmak zorunda kalıyoruz.”

İnsanlar açlıktan korktuğu kadar ölümden korkmuyor!

‘Hepimizi açlık ve ölüm arasında bırakıyorlar. İnsanlar açlıktan korktuğu kadar ölümden korkmuyor. Ben de öyle, işsiz kalmaktansa ölüm riskini göze alıp gidiyorum işe, çünkü ihtiyacım var.’

ESKİŞEHİR’DEN METAL İŞÇİSİ KADINLAR: ‘Çalışma arttı, masraflar arttı, korkumuz arttı...’

Eskişehir Organize Sanayide metal işkolunda çalışan kadın işçiler, korona günlerinde artan masraflara da, işte ve evde daha fazla çalışmaya da öfkeli...

Patronlar kâr edecek diye günlerdir çocuğumu görmüyorum

Bu süreçte biraz olsun sendikaların sesinin çıkmasını istiyorum. Benim en önemli talebim işçileri mağdur etmeden, çalışmayı yasaklasınlar. Üretim durmazsa bu hastalık bitmez.

Patronlar pandemiyi bahane ederek ramazan erzaklarını bile ödemek istemiyor!

Koronavirüs sürecinde Bursa’daki işçi kadınların yoksullukla başı dertte. Ücretsiz izne çıkarılan kadınların bu yıl patronları Ramazan erzaklarının ödemesini dahi kesti.

Yardımlar hani nerede?

‘Çalışmak zorunda bu kadın nasıl geçinecek, evde de kalamaz hiçbir güvencesi yok. Hükümet bağırıyor “dışarı çıkmayın” diye o zaman bu kadınlara bakacaksın doyuracaksın, yiyecek ekmek vermelisin.’

‘Benim kimseye ihtiyacım yok, kızımla ben birbirimize yeteriz’

Market işçisi Aslı korona günlerinde ‘Süt iznimi bile kullanamıyorum, 12 saat çalıştığımız oluyor” diyor ve ekliyor: ‘Karantina bitsin birlikte arayacağız hakkımızı’.

Unorthodox: İtaat etmeyi reddeden kadınlara ithafen…

Unorthodox bir kadının dönüşüm ve direnç hikâyesini sorunların kaynağını işaret ederek anlatıyor ve bize bir şey soruyor: Daha ne kadar itaat etmeliyiz?

#Yaşasın1Mayıs... Yaşasın mücadelemiz!

Şiddetsiz, güvenli bir yaşam, umutlarımızın yeşerdiği bir gelecek için... Haklarımız için... Yoksulluğun, açlığın, tarihe karışması için...

Salgın hastalıklarla mücadelenin tarihsel deneyimleri: HAYAL DEĞİL GERÇEK!

Ağır yoksulluk, savaş koşulları, kapitalist ülkelerin baskısının olduğu koşullarda dahi tarihe önemli bir deneyim bırakan Sovyet sisteminin salgınlarla ve hastalıklarla mücadelesinden örnekler…