DERGİMİZDEN

Bahar’ın ölümü münferit değil!

‘Kadınlar yan yana geldiğinde biliyorlardı Bahar'ın ölümünün münferit olmadığını. Şiddeti, istismarı, cinayetleri aklayanın iktidar politikası olduğunu.’

Bastırılmış bir hafızanın anlatısı: Anneannem

‘Seher’in hikayesi, farklı kimliklerin aslında ne kadar iç içe geçtiğini ve “öteki” kavramının ne kadar kırılgan olduğunu gösterir.’

İlk 8 Mart’ım

‘Pankarta yazılan taleplerin tanıdık gelmesi; bir kadının yüksek sesle, korkmadan attığı slogana eşlik etmek; 8 Mart'ta böyle bir kalabalıkla yürümek benim için çok özeldi.’

İyi ki Ekmek ve Gül grubuna katılmışım

'İyi ki kadınım, iyi ki Ekmek ve Gül grubuna katılmışım.'

Kepengi her açtığımda umudumu da açıyorum

’Benim hikayem döner tezgahında geçiyor ama eminim başka kadınların hikayesi de başka yerlerde yazılıyor. Yerler farklı ama yaşanan mücadele aynı.’

Yeniden yazılmak istenen bir hikaye

‘Bu kocaman sesin yankısı içinde kalmasına rağmen solmamış rengarenk bir kadın var karşımda. Kendi sesini duymak isteyen, duyurmaya çalışan.’

Yasemin’e dair

‘Daha güzelini inşa etmeyi başardığımız bir toplum görmek isterdim seninle. Yine de senin diktiğin tohumlar büyüyecek ve yeşertecek başka tohumları da.’

Ekmek ve Gül dergisi Mart 2026 sayısı

Sömürüye ve şiddete dayalı bu düzene karşı yüz yılı aşkın süredir eşit işe eşit ücret, insanca yaşam koşulları için mücadele eden kız kardeşlerimizi anıyor; mücadelemizi büyütüyoruz.

Şiddete, yoksulluğa, savaşa karşı mücadelemiz var!

Bu sayıda, 8 Mart alanlarında yükselen talepleri kadınların kendi sözleriyle tartışıyor. 8 Mart sonrasında da mücadelenin ateşini büyütmek için tüm işçi ve emekçi kadınlara sesleniyor.

Tüm dünyayı saran emperyalist barbarlığa karşı mücadeleye!

Bugün ‘ateş düştüğü yeri yakar’ söylemini çoktan geride bırakmış durumdayız. Ateşin düştüğü yeri değil, hepimizi yaktığı bir dönemden geçiyoruz.

İşçi kadınlar olmadan güçlü bir 8 Mart mümkün mü?

‘Yaygın, güçlü ve kitlesel 8 Martlar ancak ve ancak işçi ve emekçi kadınların iş yerlerinde, bizzat seçtikleri temsilcilerle doğrudan dahil oldukları mekanizmaların kurulması ile mümkündür.’

Dosya| 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ışığında

Dosyamızda işçi- emekçi kadınların kendi özgün talepleriyle sınıf mücadelesinde nasıl güçlenebileceklerini inceliyoruz.

Sömürü, bakım yükü, itaat: Kadın emekçiler kuşatmayı kırıyor

‘Kadın emekçiler sömürüye, bakım yüküne ve itaate dayalı bu rejimi görünür kılmaktan öte örgütlenerek, greve çıkarak, dayanışmayı büyüterek kuşatmayı kırıyor.’

8 Mart’ın en önemli taleplerinden: Kreş hakkı

‘İş yerlerinde kreş, yasalarla güvence altına alınan bir hak. Ancak, bir anda kazanılmadı. Geçmişten bugüne, kadınların çalışmak ve çocukların bakımı için verdiği mücadele ile bugünlere geldik.’

8 Mart’ı 8 Mart yapanlar: Devrimin kıvılcımını yakan kadın işçiler

1917’de Petrograd’da işçi kadınların kıtlığa, savaşa ve ağır çalışma koşullarına karşı başlattığı grev, 8 Mart’ı dünya tarihinde özel kılan yegane tarihsel olaylardan biri...

‘Arkasına saklanacak çok bahane vardı ama…’

Farklı şehirlerden kadın işçiler Mecliste 8 Mart öncesi bir araya geldi. Uzun vardiyalara, düşük ücretlere, tacize ve grev kırıcılığına karşı deneyimlerini paylaştılar.

Garibana ‘Ya savaşta öl ya da açlıkta’ deniliyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Tuzluçayır’da savaş kaygısını büyüttü. Kadınlar hem olası füze tehdidini hem de savaşın yoksulluk ve göç üzerinden hayatlarına etkisini tartışıyor.

‘Yeni’ Bakan, eski gündem: Kadınlar ve LGBTİ’lere yönelik kuşatma

Akın Gürlek’in geçmiş kararları ve bugünkü vurguları, önümüzdeki dönemde hak alanlarının daralabileceğine işaret ediyor...

Rapor var, güven yok: Kürt işçi-emekçi kadınlar bu sürecin neresinde?

Savaş politikalarının yükünü en ağır biçimde sırtlanan kadınlar için barış hayati bir meseleyken, açıklanan son komisyon raporu kadınların somut taleplerine sağır kalıyor.

8 Mart’ta ekmek ve gül için mücadelemiz var!

İşçi kadınlar, 8 Mart’a giderken çalışma koşullarını ve taleplerini yazdı...

Editörden