DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Aralık 2019 sayısı

Umudu büyüttüğümüz, bağlarımızı sıklaştırdığımız, bir kadın daha yalnızlığa, çaresizliğe, düşmesin, canından olmasın diye bir ucundan tuttuğumuz dayanışmamızın daha da güçlendiği bir 2020 diliyoruz...

Hepimiz biliyoruz...

Hepimiz biliyoruz o bir saniyelik bakışa sığışıverenin ne olduğunu. Bu ülkede kadınların ortak deneyimlerinin sebeplerinin ne olduğunu.

Size değil, birbirimize güveniyoruz!

Kadınların buluşmalarından yansıyanlar, bu yan yana gelişlerin önemini ortaya koyarken bu birlikteliğin sadece 25 Kasım’a sıkıştırılmaması gereği de bir kere daha gün yüzüne çıktı.

22 merkezde 600 kadınla ‘haklarımız var’ dedik: Şimdi yeni yol arkadaşlarımız var

Eskişehir’de KESK, DİSK, TTB ve TMMOB’lu arkadaşlarla kasım ayı boyunca, 22 halk merkezi ve belde evinde yaklaşık 600 kadınla buluştuk. Kadınlar üretmek ve öğrenmek için bir araya gelmişti.

Ben bu hayatta çok yol kat ettim!

Boşanmak istediği kişi mahkemede onu tahrik edince çantasını fırlatmış, hakim çantayı “silah” sayıp Meryem’i hapse atmıştı. Meryem, çantasını ve hayatını Ekmek ve Gül’e anlattı.

Ona bakınca umut görüyorum

Kız kardeşi üvey baba baskısıyla evden kaçtı, onu ruhen ve bedenen yaralanmış bir halde buldular. Çevrelerindeki kadınlarla el ele verdiler. Şimdi umudu büyütüyorlar…

‘Bu kadını ben yarattım, baştan tırnağa mücadeleyle!’

Bu hayatta kendi ayaklarının üstünde durmakla övünen bir kadın Jale. Yoksulluk çekmiş, boşanması engellenmiş ama kimseye eyvallah etmemiş. Kendini mücadeleyle var eden bir kadının hikayesi bu…

‘Kadınlar! Hayatta kalanlar ve sesi duyulmayanlar için savaşın’

Kadınlar her ne kadar farklı coğrafyalarda olsalar da talepler aynıydı: Şiddetin son bulduğu eşit ve özgür bir dünya!

54’ümde kazandığım hayatımı şimdi nakış gibi işliyorum

‘Yaşadıklarımızı çocuklarımız yaşamasın’ diye verilen kararlar, bizi daha beter bir yaşama mahkûm bırakıyor.

Maltepe’de şiddete karşı büyüyen kadın dayanışması

‘Artık kime güveneceğimizi şaşırdık. Çocuklar da çok tedirgin. Devlet buna bir el atsın, en ağır cezaları versin. İki takım elbise giyip kravat takınca iyi hal indirimi uyguluyorlar. Böyle olmamalı!’

Ayşe sen de koş!

Bir öğle arasında okul bahçesini hatırlamaya çalışın veya çocukluğunuzda kalabalık bir sokakta oyun oynadığınızı. Oğlanları ve kızları nasıl canlandırıyorsunuz gözünüzde?

Nafaka hakkının gasbına karşı sözümüz var!

Kadınlar bir araya gelmeli, birbirine destek olmalı, birbirinden cesaret alarak haklarının gasp edecek yasal düzenlemelere karşı çıkmalı. Lehlerine olan yasaları uygulattırmalı.

Susmadım, gücümü dayanışmadan aldım

Kızı, eşinin yeğeni tarafından istismara uğrayan G.D., eşi ve eşinin ailesi olayın üstünü örtmek istemesine rağmen susmadı. Bu gücü nasıl bulduğunu, dayanışmanın önemini işte bu mektupla anlatıyor.

Raks etmiyor hesap soruyor; DANSÖZ

Meryem onu, dansını bir sermayeden öte görmeyen herkesle hesaplaşıyor. İhsan, Murat, pavyonda çalışan diğer erkekler ve annesiyle... Ama Meryem’in öfkesi pavyondakilere değil sadece, tüm toplumadır.

Bütçe emeğimizle oluşuyor bize kırıntı düşüyor

Mecliste bütçe görüşmeleri tamamlandı. Şimdilerde de asgari ücretin tespit edilmesi için görüşmeler başladı. Aynı zamanda vergi yükünü yeniden düzenleyen tasarılar da gündemde.

Hayatı kolaylaştıracak bir zam yapılsın

‘Asgari ücretin üzerinden vergi kalkmalı. Biz işçiler olarak zaten çok fedakârlıklar yapıyoruz. Fedakârlığı hep bizden bekliyorlar.’

Asgari ücretle hayatta kalma stratejileri

İki küçük çocuğu var Bilge’nin. Eve giren asgari ücreti yetiştirme yükü 33 yaşındaki Bilge’nin saçlarını ağartmış bile. Peki, mümkün mü İstanbul gibi bir kentte asgari ücretle geçinmek?

Sevdiklerimizle geçireceğimiz zamanı mesaide tüketiyoruz

İnsanca geçinebilmek için asgari ücretin artırılmasını istiyoruz. Yiyecek, giyecek ihtiyaçlarımızı, faturalarımızı ödemek için mesaiye kalmak istemiyoruz.

Bir tekstil atölyesi: Kadınlar, mülteciler, atanamayan öğretmenler...

Göçmen ve mülteci kadınlardan başka gelen bir kesim de var gündelik çalışmaya; genç kadınlar. Aralarında atanamayan öğretmenler de var...

Geçim derdi, kriz, taciz, şiddet, ayrımcılık... Bir dokunduk bin ah işittik

Bir dokunduğumuzda bin ‘ah’ işittiğimiz kadınların kimi işsiz, kimi bulduğu işlerde zorlu koşullara rağmen çalışıyorlar...