DERGİMİZDEN
1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı olarak elimizde...
Bu 1 Mayıs’ta işçi ve emekçi kadınları yoksulluğa, şiddete ve ölüme terk eden kan emicilere karşı Ekmek ve Gül dergisinin nisan sayısı, bu mücadeleyi büyütmek isteyen herkese bir çağrı...
İşçi ve emekçilerin vergileri silah bütçelerine aktarılırken NATO “güvenlik” adı altında savaşları büyütüyor; bedelini ise en ağır biçimde kadınlar, yoksullar ve halklar ödüyor.
Emekçi kadınlar Ortadoğu’daki savaşın Türkiye’ye sıçrama ihtimalinden ve en çok da artacak zamlar ile düşecek alım gücünden endişeli.
Dergimizin bu dosyasında artan iş cinayetlerine mercek tutuyoruz.
‘Bu düzeni değiştirecek tek güç fabrikadaki iş kazalarını, evdeki angaryayı ve sokaktaki güvencesizliği ortak bir mücadelenin konusu yapmaktır.’
'Mobbing ve taciz, bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu olarak kabul edilip TİS'lerde yer alması gerekiyor.'
Ravive Kozmetik davası; kadınların, çocukların ve güvencesiz çalışan binlerce insanın ortak hikâyesinin bir yansıması...
Soma'dan Hendek'e, Gayrettepe'den Dilovası'na kadar iş cinayetleri davalarında en ısrarlı takipçiler, acılarını isyana ve sınıf bilincine dönüştüren kadınlar oldu.
Antep'teki fabrikaların sömürü çarkında can veren veya uzuv kaybı olan işçilerin geride kalan aileleri, yoksulluk ve ihmallerle baş başa bırakılıyor.
Sovyetler Birliği'nin işçi sağlığı sistemi, tıbbı ticari bir faaliyet olmaktan çıkarıp ücretsiz bir kamu hizmetine dönüştürerek tıp tarihinde koruyucu tıbba geçişin devrimci bir adımı oldu.
Kadınlar güvenceli ve insanca çalışma koşulları, insanca ve güvenli bir yaşam ve barış için bir araya gelip sokaklara dökülüyor.
Ücret yetmiyor, rapor almak tehdit sayılıyor, taciz cezasız kalıyor. Pendik’te metal işçisi kadınlar bu baskıya karşı çıkış yolu arıyor.
Fabrikadaki makinelerin tik tak sesleri, işçi kadınların yaşamlarında yoksulluğu, eşitsizliği ve güvencesizliği işte böyle saniye saniye işliyor.
‘Biz birlik olmayı, dayanışmayı öğrendik. Kendimizi kazandık, öz güvenimizi kazandık, haklarımızı öğrendik.’
‘Hepimiz biliyoruz ki yardımlarla yoksulluk bitmez. Yoksulluğun karşısında birleşik bir mücadele vermeden bu tablo değişmez.’
Savaşın gölgesinden işsizliğe, oradan yoksulluğa uzanan bir hayat… Eda, geçim derdi, borçlar ve ertelenen sağlık ihtiyaçları arasında ayakta kalmaya çalışıyor.
Kadın yoksulluğu anketinde konuşan kadınlar; meslek sahibi olamamanın, boşanma süreçlerinde yalnız bırakılmanın ve yetersiz sosyal yardımların hayatlarını nasıl belirlediğini anlatıyor.
Çorlu Ekmek ve Gül Grubu etrafında bir araya gelen kadınlar, bulundukları alanda taleplerini yükseltmek amacıyla bir dernek kurmayı hedefliyor.
Bugün Yasemin aramızda değil ama onun yazıları, mücadelesi, öğrettikleri hep bizimle olacak; mücadelemizde yaşayacak.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN








































