DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Mayıs 2021 sayısı

Ekmek ve Gül'ün yeni sayısında kadınlar pandeminin onları içine sürüklediği yoksulluk ve işsizliği anlatırken buna karşı öfkelerini ve yan yana gelme çabalarını anlatıyor. İyi okumalar...

Hayatın aktığı her yerde…

Hayatımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeme mücadelemizin biriken öfkeyle birlikte değiştirici bir güce dönüşmesinin formülü açık…

Umutsuzluk salgınına karşı tek çare mücadele

Kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin, nakit ücret desteği işsizlik fonundan karşılanırken, iktidar ise Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervlerinin nereye gittiğinin hesabını veremez durumda.

Öfkeye yakışan umutsuzluk değil, örgütlü mücadele

Umutsuzluk ve öfke bir arada ne işe yarar? Öfke yakıp yıkabilir, evet ama ardında umutsuzluğun pusuda beklediği bir öfkeyle hayat yeniden kurulabilir mi?

Açlığa, yoksulluğa, yoksunluğa öfkemiz bilenirken…

Pandemiyle birlikte yoksulluğun da yoksulluğunu gören kadınlar… Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine yardım başvuruları artarken, hükümet patates soğan da dağıtsa bu yoksulluğun üzerini örtemiyor artık.

Çaresizliğin içinde bir çare arayışı

İşsiz kalmamak, aç kalmamak için Kovid olduğunu saklar durumda bugün emekçiler. Bu çaresizlik içinde bir çare arayan kadınlar ise şiddeti bir de ekonomik olarak yaşamakta…

1900’lü yıllardan farkı yok bugünkü sömürünün

Neredeyse 365 gün çalışıp bir hafta tatil yapamadan, hastalansak yeterli sağlık hizmeti alamadan ölüp gidiyoruz. Aynı 1900’lü yıllar gibi emeğimizin karşılığını alamadan sömürülüyor ve eziliyoruz.

73 yaşındayım, hâlâ çalışıyorum…

‘Bu ekonomik kriz hayatımızdan hiç gitmedi ama hayata bir şekilde tutundum. Hâlâ merdiven temizliğine gidiyorum, çocuklarıma ben bakıyorum.’

Ev işçisi Fidan: Kaybedecek bir şeyim yok!

İşsizliğin, yoksulluğun, çocuğunu besleyememenin yükü altında ezilen, her tür çareyi arayan Fidan, artık kaybedecek bir şeyinin olmadığını da söylüyor ve ekliyor: ‘Kaderimizi kendimiz belirleyeceğiz’

İşten fırsat olursa sınava…Her fırsatta iş kovalamaya…

Baskının farklı yönlerini her daim konuştuğumuz bir süreci yaşıyoruz ancak bu sefer, gelecek kaygısı ve daha iyi yaşam koşulları için mücadele etmek sohbetlerimizin ana konusu olmuştu.

Regl ürünleri temel bir ihtiyaçtır, ücretsiz olsun!

Regl ürünleri her kadının rahatlıkla ulaşabileceği fiyata indirgenmeli veya ücretsiz olmalı; AVM tuvaletlerinde, okullarda vb. alanlarda da ücretsiz temin edilebilmelidir.

Sonunda biri CV’mi gördü!

Yeni mezun gıda mühendisi Güneş, 1 buçuk yıllık işsizliğinde hayatta kalmak için geliştirdiği ‘taktikleri’ anlatıyor ve soruyor: Kafeste düşlemek yeter mi?

Biz çokuz!

19 Nisan’da Evrensel Gazetesinde işsizliğin “bedellerini” anlatmıştı Nergis. Günübirlik işler yaparak kızına bakmaya çalışan Nergis’in şimdi güvenceli bir işi var. Nergis, duygularını anlatıyor.

Sınırların Ötesinde: Pandemiyle derinleşen kadın işsizliği ve yoksulluk sınır tanımıyor

Pandemi patronlar tarafından düşük ücrete, ağır koşullarda işçi çalıştırmak için kullanılırken özellikle kadınlar için hem çocuğun bakımı yükü hem işsizlik hem de yoksulluğu derinleştirdi.

Cumhurbaşkanı kimin için karar alıyor?

Gece yarısı kararlarıyla vergileri yükselten, grev yasaklayan, rektör atayan, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Cumhurbaşkanı en temel ihtiyaçlarımız için tek bir olumlu karar almadı!

Tez-Koop-İş Samsun şubesinden işçi kadınlar: Ne evde huzur var ne de işte

Tez-Koop-İş Samsun Şubesinde örgütlü kadınların gündeminde çalışma yaşamında pandeminin artırdığı yükle birlikte İstanbul Sözleşmesi de var...

Bakırköy Belediyesi işyeri temsilcisi: İşçilerin kazanımı örgütlü olmaktan geçer!

‘Patronlar bile sendikalar kurup örgütlenirken işçilerin sendikalı olmaktan çekinmemesi gerekir. İşçilerin de kazanımı örgütlü olmaktan, bir arada olmaktan geçer.’

Bizim de gözümüz kör değil!

Tabii kocaman saraylarda oturanlar açın halini bilmez. Benim evim kadar yemek masaları olanlar halimizi anlamaz. Bizim soframıza üç tabak zor sığarken o kocaman masalara ne koyarlar acaba…

Sağlık işçileri anlatıyor: ‘Çalışırken varız ama iş ek ödemeye gelince yok sayılıyoruz’

TİS sürecinde olan sağlık işçileri sendikalarından dertli. Ek ödemelerdeki adaletsizlik ve eksik elemanla çalışma en büyük sorunlar.

HPV halk sağlığı sorunudur, aşısı haktır

Maddi zorluklar bu denli yakamıza yapışmışken fiyatı 1800 liraya varan HPV aşısı ne yazık ki ‘lükse’ giriyor. Halbuki en temel haklarımızdan biri sağlıklı bir yaşam.