DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül dergisi Şubat 2026 sayısı

Çivisi çıkan dünyanın ve o çivinin pasıyla zehirlenmemizi uzaktan keyifle izleyenleri gördükçe, o çiviyi yerine takacak olanın bizler olduğunu yavaş da olsa anlamaya başlıyoruz...

Çivisi çıkan dünyada, çekiç emekçi kadınların elinde

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz...

Isınamayan evlerimizden taşan gerçeklik

Yoksulluk, şiddet ve savaş birbirinden bağımsız değil. 8 Mart’a giderken Ekmek ve Gül; insanca ücret, güvenceli iş ve şiddetsiz bir yaşam için kadınları iş yerlerinde ve mahallelerde birleşik mücadele

Emperyalizm cehennemi

‘Kadınların bu kadar araçsallaştırılması, metalaştırılması ve nesneleştirilmesi emperyalist yağma ve sömürünün tamamlayıcı pratiğidir. Sermaye; kadınları bedenen ve ruhen aşağılamadan hiçbir savaşa gi

Dosya| Emperyalist kuşatmaya karşı enternasyonal bakış

Dünyada emperyalizme karşı mücadele hattını örmek kadınların yıllardır deneyimlediği ve nesilden nesile miras bıraktığı bir gereklilik olarak önümüzde duruyor.

İran’da kadınlar üç cepheye karşı mücadele ediyor

‘İranlı kadınlar geçmişin ve bugünün yaralarının kaynaklarının dünün monarşisi, bugünün molla rejimi ve her zaman batı emperyalizminden kaynaklandığını biliyor.’

Emperyalist savaşın gölgesinde: Rojava’dan Türkiye’ye uzanan hat

Saray rejimi, Rojava saldırılarını içerideki krizin üzerini örtmek için kullanıyor. “Sınır ötesi güvenlik” söylemiyle muhalefet susturulurken savaş harcamaları emekçinin sofrasından çalınıyor.

Grönland’dan mutfağa: Emperyalizm emekçi kadınların hayatını nasıl kuruyor?

‘Zaten hayat zor, dünyayla mı uğraşacağız?’ demeyin. Dünyayı pazar olarak gören emperyalist sistem, Eskişehir’de maden ararken doğayı, fabrikada ise işçiyi sömürüyor.

Enternasyonalizm ilkesiyle geleceğe

Günümüzde emperyalizmin saldırganlığına rağmen, dünyanın dört bir yanındaki emekçi kadınlar 8 Mart mirasına sahip çıkıyor.

Velayet: Hukukun meşrulaştırdığı şiddet

Velayet, ebeveynlik hakkı ile güvenlik arasındaki gerilimi merkezine alarak, görünmeyen psikolojik şiddetin yıkıcı etkisini çarpıcı biçimde ortaya koyar.

Bir 8 Mart’tan diğerine: Kadın direnişleri ve ekmek mücadelesi

Kapitalizm tarihi boyunca süren ekmek mücadelesinin mirasçıları olan kadın işçiler, 8 Mart’ı direniş alanlarında, grev çadırlarında ve fabrika önlerinde karşılıyor.

MESS’in gösterdikleri: Metal işçisinin güvencesi örgütlü mücadele

MESS grup sözleşmesi, metal işçilerini ve özellikle kadın işçileri doğrudan ilgilendiriyor. İnsanca ücret ve çalışma koşulları için tek güvenceleri, örgütlü mücadeleleri.

Kadınlar sözleşmenin dışında kaldı

‘Sadece kadınların da değil, tüm işçilerin saf dışı bırakıldığı bir süreç oldu. Ama onlar bizi saf dışı bıraksa da bizim dahil olmamız gerektiğini düşünüyorum.’

‘İşçileri hem sömürüyor hem zehirliyorlar’

Sincan’a zehir saçan Erkunt Döküm Fabrikasını, Sincanlı emekçi kadınlarla konuşuyoruz...

Geçim sorunu dört bir yanımızı kuşatıyor

‘Benim babam memurdu; işçi sınıfını pek bilmezdim. Eşim sayesinde yeni yeni öğreniyorum. Patron senden aldığını sana veriyor, onu da eksik veriyor; üstüne bir de lütufmuş gibi sunuyor.’

Ek zam bekleyerek gelmeyecek

Asgari ücretin açlık sınırının altında kalması patronları cesaretlendirdi. Fabrikalarda ücretler eşitlenirken, işten atılma tehdidiyle karşılaşan işçiler öfkeli...

Emeklilik sadece karın doyurmak değil...

Yıllarca çalışan emeklilerin hayalleri ile gerçekleri arasındaki uçurum ortada. Hayalinde insanca bir yaşam olan emekli kadınlar, gerçeğin 'market market fiyat takibi' olduğunu anlatıyor.

MESEM’li öğrencinin annesi anlatıyor: ‘İş sağlığı yok, sömürü diz boyu’

Geçim sıkıntısı nedeniyle çocuğunu MESEM’e gönderen Sevim, Ostim’deki çalışma şartlarını anlatıyor.

Staj yaptığı iş yerinde öldürülen Muhammed’in annesi: Haksızlığa teslim olmayacağım

‘Ben oğlumu toprağa verdim, haksızlığa teslim etmeyeceğim. Muhammet Kendirci için adalet...’

Plaza ışıklarının kör edici yalanı: beyaz yaka ‘ayrıcalığı’

‘Asgari ücretle aramıza koyduğumuz mesafe, bizi yoksulluktan değil; birbirimizden uzaklaştırıyor. Plaza ışıkları altında büyüyen bu yanılsama, beyaz yakalıları örgütsüz ve yalnız bırakıyor.’

Editörden