Kıymetli hazirun,
Bayram tatilinde naçizane bütçemize en uygun olan gezi güzergâhını tercih edip kardeşimizin Antalya’daki fakirhanesini şenlendirmeye karar verdik. Kızım, annem, ben. Yolculuğun henüz ilk dakikalarında annem ne kadar şahane bir yol arkadaşı olduğunu göstermek için bana güncel siyasetten ana akım medyanın ona ulaştırdığı kadarıyla bir potpuri sunmaya başladı. “Mutlak gutlak’ diye bir şey olmuş” dedi. “Neymiş peki o?” dedim. İki gün öncesine kadar kendim de bilmiyor olabilirdim ama bunu anneme çaktıracak da değildim nihayetinde. O da “Adamın geri gelmesi” dedi. Hukuki bir terimi tek bir pratik olayda deneyimleyen anacım ne bilsin. Ben tabii anamın şahit olamadığı tarihteki örnekleri neymiş acaba diye merak edip baktım. Breh arkadaş!
Tarih, güçlü egemenlerin veya değişen rejimlerin, geçmişteki koskoca dönemleri, evlilikleri, hatta insanları tek bir imza ile "hiç yaşanmamış" saydığı çarpıcı mutlak butlan (hükümsüzlük) örnekleriyle doluymuş.
Kadavra Sinodu: Ölü Bir Papayı Mahkemede Yargılayıp ‘Yok’ Sayma (Yıl: 897)
Tarihin gördüğü en grotesk mutlak butlan kararı olabilir. Papa VII. Stefanus, kendisinden önceki Papa Formosus’a o kadar düşmanmış ki adam öldükten 9 ay sonra mezardan cesedini çıkartmış. Ölü papaya papalık cüppesini giydirip mahkeme salonunda bir tahta oturtup karşısına bir avukat koymuşlar ve Formosus'un cesedini “papalığı gayrimeşru yollarla ele geçirmekle” suçlamışlar…
Tahmin edeceğiniz üzere (zaten) ölü papa kendini savunamayıp suçlu bulunmuş. Mahkeme, Formosus’un tüm papalık dönemini, çıkardığı kararları, yaptığı atamaları mutlak butlanla sakatlanmış (hükümsüz) ilan etmiş. Yani adamın papalık yaptığı o yıllar tarihten hukuken silinmiş. Yetmemiş, cesedin kutsama yapan üç parmağını kesip Tiber Nehri'ne atmışlar…
Kral VIII. Henry’nin ‘İptal’ Makinesi (16. Yüzyıl)
Bu benim reform konusu geçtiğinde öğrencilere anlattığım bir örnek ama hiç “mutlak butlan” ifadesinin buraya uyacağını düşünmemiştim. Tarihte “eski sevgiliyi” ve eşi mutlak butlanla hayatından silme ustası İngiltere Kralı VIII. Henry’nin Anglikan Kilisesi'ni kurmasının asıl sebebi de Katolik Kilisesi'nin ona bu mutlak butlan kararını vermemesidir.
Henry, ilk eşi Aragonlu Catherine’den boşanmak değil, evliliğin en başından beri geçersiz (null and void) olduğunu ilan etmek istiyordu. Gerekçesi ise Catherine'in daha önce Henry'nin ölen abisiyle evli olmasıydı. Kendi kurduğu kiliseyle bu evliliği “mutlak butlanla” iptal ettirdi. Yani hukuken o yirmi küsur yıllık evlilik, doğan çocuklar, yaşanılanlar hiç var olmamış sayıldı; Catherine bir anda “kralın karısı” değil, “abisinin dulu” konumuna düştü.
Aynı tarifeyi daha sonra Anne Boleyn’e de uyguladı. Kafasını kestirmeden hemen önce evliliklerini mutlak butlanla iptal ettirdi ki doğan çocuk (ilerideki Kraliçe I. Elizabeth) gayrimeşru sayılsın. Oy dağlar…
Roma'nın En Ağır Cezası: Damnatio Memoriae (Hafızanın Lanetlenmesi)
Bunu ben de konuya bakarken öğrendim. Antik Roma’da senato, nefret edilen bir imparator (örneğin Caligula, Nero ya da Domitianus) öldükten sonra Damnatio Memoriae kararı alırmış. Bu, siyasi ve hukuki bir mutlak butlan kararıydı. Bu karar çıktığı an, o imparatorun yaptığı tüm yasalar, verdiği kararlar, bastırdığı paralar hükümsüz sayılır; heykelleri yıkılır, ismi kitabelerden kazınırdı. Amaç sadece adamı cezalandırmak değil, “Bu adam bu topraklara hiç hükmetmedi, Roma tarihinde böyle bir dönem hiç yaşanmadı” diyerek hukuki ve toplumsal hafızayı sıfırlamaktı.
Napolyon’un Papa Sürgünü ve Kararların Butlanı (1809)
Napolyon Bonapart, Papa VII. Pius’u esir alıp Fransa’ya getirttiğinde, Papa onun üzerindeki dinsel meşruiyeti kaldırmak için Napolyon’u aforoz etti. Napolyon ise karşı bir hamleyle Papalık Devleti’ni ilhak ettiğini ve Papanın dünyevi tüm yetkilerinin en başından beri hükümsüz (mutlak butlan) olduğunu ilan eden kararnameler çıkardı. Koskoca Vatikan kurumunun yüzyıllardır süren egemenliğini “Hukuken böyle bir hakkınız hiç doğmadı” diyerek bir gecede silmeye çalıştı.
Gördüğünüz gibi tarih, egemenlerin işine gelmeyen geçmişi veya rakiplerini “hiç var olmamış” sayma çılgınlıklarıyla dolu. Anacığımın bildiği kadarıyla da “adamın geri gelmesi” işte. Eski eşinizin mutlak butlanla dönüp, yeni eşinizi iptal ettirmesi peki :) Bize şöyle yirmi, yirmi beş sene öncesi için bir karar lazım da neyse…
* [email protected]
Görsel: Jean-Paul Laurens, Papa Formosus ve VII. Stephanus, 1870 / Wikimedia Commons
İlgili haberler
Kadınlar CHP'ye mutlak butlan kararına tepki gösteriyor
Ankara Bölge Adliye Mahkeme 36. Hukuk Dairesinin CHP hakkında aldığı 'mutlak butlan' kararının ardından işçi ve emekçi kadınlar tepki gösteriyor.
Butlanla kadınların ne ilgisi var?
CHP’ye “mutlak butlan” tartışması yalnızca bir parti meselesi değil; kadın haklarından emeğe, muhalefetin tasfiyesine uzanan yeni rejim hamlesinin parçası.
Sanatçı kadınlar: Butlan kararı ifade özgürlüğüne ve sanata bir darbe
Cumhuriyet Halk Partisine (CHP) yönelik mutlak butlan kararını İstanbul’da yaşayan sanatçı kadınlar değerlendirdi.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN

























