Cumhuriyet Halk Partisine (CHP) yönelik mutlak butlan kararını İstanbul’da yaşayan sanatçı kadınlar değerlendirdi.
Demokrasiye yönelik saldırılar sanatı da kuşatıyor
Mutlak butlan meselesinin bizim hayatımıza etkisi sadece bu noktada kalmıyor. Çünkü böyle kararlar, insanların seçiminin, sözünün ya da iradesinin bir anda geçersiz kılınabileceğinin göstergesi. Gözdağı vermenin ötesinde, insanların en temel haklarına darbe niteliğinde. Bu da toplumda sürekli bir güvensizlik ve belirsizlik yaratıyor. Bunun etkisini zaten kültür ve sanat alanında çok hissediyoruz.
Uzun süredir sansür ve otosansür var. İnsanlar ne söylediğine dikkat ediyor; sanatçılar işlerinin iptal edilmesinden, hedef gösterilmekten ya da destek kaybetmekten korkuyor ve insanlar daha az konuşmaya, daha az risk almaya başlıyor. Sergiler, etkinlikler, kamusal üretimler daha kontrollü hale geliyor.
Muhalefeti dizayn etme operasyonu demokrasiyi düpedüz tehdit ediyor ve demokrasi zayıfladığında ilk etkilenen şeylerden biri ifade özgürlüğü oluyor. Bu da gündelik hayatta bize daha fazla korku, daha fazla sessizlik ve sürekli “Acaba başıma bir şey gelir mi?” hissi olarak dönüyor.
Bence en yorucu tarafı da bu normalleşme hâli. İktidar baskısı altında sürekli kriz, müdahale ve baskı hissi içinde yaşayınca insanlar buna alışıyor ve zamanla ses çıkarmamaya başlıyor. Bu da hem sanatı hem kamusal hayatı daha tek sesli bir yere itiyor. Sanat, güven hissi ve ifade alanıyla çoğalabilecekken günbegün imkânsızlıklarla başa çıkma mücadelesine dönüyor.
Zeynep // Sanatçı
Sansür, baskı ve yasaklar bu politikalardan bağımsız değil
Bugün birçok emekçi, ‘mutlak butlan’ kararı ile ilgili endişelerini çeşitli yollarla dile getiriyor. Her meslekten emekçinin hayatına yansıyan şey, iktidarın bu saldırgan politikalarının sonuçları. Ülkenin bu genel durumu sanat alanına da yansıyor. Bu noktada biz sanatçıların da şunu anlaması gerekiyor: Bu alanda sansür, baskı ve yasaklarla boğuşuyorsak, bunun nedeni bugün olanlardan bağımsız değil. İşte tam da bu yüzden mücadele etmek her zamankinden daha elzem.
Melis // Dansçı
Bir sınıf olarak var olmak tek çıkış yolu
Bir sanat emekçisi olarak bu saldırılara hep birlikte karşı durmak bir zorunluluk. Bu kararın, seçme ve seçilme hakkıyla birlikte toplumun ruh hâline ve ifade özgürlüğüne vurulan bir darbe olduğunu düşünüyorum. Gün geçtikçe hukuki mücadeleye olan inancımız azalırken susturulmaya çalışıldığımıza, bunun da dillerimize bir balyoz gibi indiğine inanıyorum.
Sadece kendi alanımdan bir örnek olarak; sansür politikalarının çevrelediği bu zeminde kendimizi üretimde filtrelenmiş ve kaygılı hissetmek zorunda buluyoruz. Bunun nedeni de tam olarak iktidarın politikalarının bir sonucu. Bu saldırının, günlük hayatımızda şikâyet ettiğimiz her tür sorunun nedeni olduğunu görmemiz gerekiyor. Her iş kolundan emekçinin hayatına yansıyan bu faşizan politikalar, biz sanat emekçilerine de bu şekilde yansıyor. Bu korku atmosferinde sanat emekçisi olarak en başta da bir sınıf olarak var olmanın tek çıkış yolumuz olduğunu düşünüyorum.
Yağmur // Tiyatrocu
Kolaj: Canva
İlgili haberler
Kadınlar CHP'ye mutlak butlan kararına tepki gösteriyor
Ankara Bölge Adliye Mahkeme 36. Hukuk Dairesinin CHP hakkında aldığı 'mutlak butlan' kararının ardından işçi ve emekçi kadınlar tepki gösteriyor.
İzmir'de butlan kararına kadınlardan tepki: Yargı yalnızca AKP ve patronlar yararına işliyor
İzmir'de yaşayan kadınlar, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararını değerlendiriyor: 'Demokrasiyi tamamen askıya aldılar, faşizme bir adım daha yakınlaşmış oldular.'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















