Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı dahil Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultayları iptal etti. Mutlak butlan kararının verildiği akşam Ekmek ve Gül’e farklı illerden kadınların tepkilerinde ortaklaşan şey bu yapılanın demokrasiye bir darbe olduğu ve bu darbenin altında en çok ezilenin de işçi ve emekçi kadınlar olacağıydı. Düşüncelerini ifade eden kadınlar bir güvensizlik yarattığından bahsederken bir yandan da baskıların daha da şiddetleneceğini ilan eden bu kararın karşısında birleşik bir mücadele ihtiyacına da dikkat çektiler.
Kadınlardan tepki
Kadınlar CHP'ye mutlak butlan kararına tepki gösteriyor
İzmir'de butlan kararına kadınlardan tepki: Yargı yalnızca AKP ve patronlar yararına işliyor
Sanatçı kadınlar: Butlan kararı ifade özgürlüğüne ve sanata bir darbe
Mutlak baskı için kadınlara örülen karanlık
Bugün artık işçi ve emekçi kadınlar biliyorlar ki baskının arttığı her an kadınların haklarına vurulacak darbelerin artışı demek. CHP’ye yapılan bu siyasi müdahale, yarın pek çok mücadeleyi bastırmanın habercisi.
Aile yılı, aile on yılı ilanı ilanları ile “doğum” bir “milli güvenlik” meselesi olarak ifade ediliyor, “aileyi koruma” örtüsü adı altında kadınlar güvencesiz esnek çalışmaya, şiddet dolu yaşamlara mahkum edilmek isteniyor. Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan Aile ve Nüfus 10 Yılı Genelgesinde “insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başladığı” ifadesine yer verildi. Son yıllarda metal, cam, maden ve petrokimya sektörlerinde çok sayıda grev “milli güvenlik” gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla yasaklandı. İşçilerin hak arama eylemleri valiliklerin sokağa çıkma yasaklarıyla, müftüleriyle, kolluk kuvvetleriyle engellenmeye çalışıldı. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararıyla çıkılması, 8 Mart ve 25 Kasım eylemlerine dönük polis müdahaleleri, kadın örgütlerine açılan soruşturmalar, “milli güvenlik” söylemleri; kadınların mücadelesinin ne kadar hedefe konduğunu gösteriyor. Kadınların her mücadelesi, her örgütlenme çabası da “milli güvenliği tehdit” olarak daha sert bir şekilde bastırılabileceğinin, hukukun kağıt üzerinde bile işlemediği koşulları gösteren de bir işaret bu karar. Saray rejiminin kendi iktidarını korumak, işçi sınıfını sermayenin ihtiyaçlarına kul köle yapmak için baskıyı artırmaktan başka seçeneği kalmadığı anlamına geliyor. Muhalefeti bölüp etkisizleştirmeyi, toplumu korku yoluyla sindirmeyi, yargıyı baskı aracı hâline getirmeyi ve kendi iktidarlarında faşist bir rejimi inşa etmeyi hedefliyorlar. Bnunun ucu ise mevcut iktidarın mutlak yönetimini uygulamak için yeni anayasa tartışmalarına dayanacağı bugünden bellidir.
Yüz yıl önce kazanılan hakların bugün hâlâ mücadeleyle korunmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Sadece siyasi partilere değil; sendikalara, kadın derneklerine ve halkın her türlü örgütlenmesine dönük müdahaleler artıyor. Amaç, halkın örgütlülüğünü ortadan kaldıracak, yoksulluk içinde kölelik koşullarına boyun eğdirecek korku atmosferini yaratmak. Bu nedenle bugün en büyük güvence, işçi ve emekçilerin örgütlü mücadelesi. Bu kararlara karşı ses çıkarmak.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















