İÇİMİZDEN BİRİ

Arap Hatice’ye özür borcumuz var

‘Neden herkes Ayşanım, Fatmanım iken, o Arap Hatice’ydi? Neden bu öğretmen olacak kadar okumuş kadın, yoksul bir balıkçı olan Yusuf’la evliydi? Neden çocukları yoktu? Çünkü o Arap’tı. Yani?’

Kadınlar ‘erkek işi’ de yapabilir

Türkiye’deki ilk kule vinç operatörü olan Nuray Yurt, toplumum ‘erkek mesleği’ algısını yıkan kadınlardan sadece biri.

‘Kadından şoför olmaz’ algısını yıkan bir kadın: Arife Duran

Arife Duran, 15 yıldır servis şoförlüğü yapan bir kadın. Tesadüfen karşılaştığımız Arife ablanın kadınlara mesajı var: Bütün kadınlar her şeyi başarabilir!

Umutsuzluk çıkmazından inatla sıyrılan Leyla

Çocuk yaşta tecavüze uğrayan ve kendisine tecavüz eden kişiyle evlendirilen Leyla’nın hapsedildiği şiddet dolu hayattan sıyrılma hikayesi...

Kötülük çok, ama Güher var...

Önce evden başörtülü çıkıp okula yaklaşınca çıkarmış, eve başı örtülü girmiş akşamları. Sonra bu yalan hayat koymuş ona. O kaçamak zamanlarda kesin kararını vermiş çünkü, bir daha kapanmama kararı…

BELLEK

GÜNÜN PORTRESİ: Marjorie Lee Browne

20 yüzyılın başlarında Amerika’da siyah bir kadınsanız yaşam çok zordur... Hele de bilimle yakından ilgileniyorsa birçok ayrımcılıkla karşı karşıyadır...

GÜNÜN BELLEĞİ: Çav Bella’nın hikayesi...

Çav Bella, kasıklarına kadar suyun içinde pirinç toplayan kadınların söylediği bu anonim halk şarkısı, Mussolini döneminde faşizme karşı mücadele eden partizanların marşı oldu.

Tamamı kadınlardan oluşan bir grev komitesi

Grev meydanında bir araya gelen binlerce işçinin bir grev komitesi kurması gerekiyordu. Tamamı kadınlardan oluşan 13 kişilik bir ‘Dokumacı Komitesi’ seçildi, 50 fabrikadaki 25 bin işçiyi temsilen.

Sosyalizme adanmış bir yaşam: Jenny Marx*

Jenny Marx, dünya üzerindeki etkisini görecek kadar yaşayamadı, ama onun katkısı bugünün sömürüsüz bir dünya mücadelesinde yaşıyor.

GÜNÜN PORTRESİ: Sofya Kovalevskaya

Cinsiyetinin ve politik kimliğinin getirdiği bitmek bilmez engellere rağmen Avrupa’da bir üniversite kürsüsünde ders anlatan ilk kadın olan Sofya Kovalevskaya ’nın mücadele dolu yaşamının hikayesi...

MEKTUP

Köyde üreten kadın mı, şehirde tüketen kadın mı?

‘Bir kez daha düşünüyorum birileri büyük kentlerde sürekli tüketirken, ki aslında şehir bizi tüketirken, Simizar ninenin süt makinesinin başındaki üretkenliğinin mutluluğunu yakalayabiliyor muyuz?’

Rüyalarda hasret giderebilir miyiz?

‘Kahramanımız bize yardım eder mi? Ya sen deniz gözlümüz? Rüyalarda hasret giderebilir miyiz ki biz galiba bilmiyoruz ama şunu biliyoruz ki; SİZİ ÇOK ÖZLEDİK...’

Paylaştığımız sadece giysilerimiz değil

Çorlu Ekmek ve Gül Grubunun gerçekleştirdiği Atma-Paylaş etkinliğinde kadınlar bir taraftan ihtiyaçlarını giderirken diğer taraftan ekonominin gidişatını konuştu.

‘Dernek hem soluklandığımız bir çatı hem de bir okul’

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneğinin kadınlara kattıklarının yanında kadınların da Derneğe kattığı çok şey var. Kurulduğundan bu yana yaptıklarını değerlendiren kadınlar yeni dönemi de planladı.

Hem öğreten hem hatırlatan dergi

‘Bir buçuk yıldır dergiyi takip ediyorum ve içeriğinden de oldukça faydalanıyorum hele kapak resimlerine bayılıyorum’

DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Ekim 2018 sayısı

Bu sayımızda krizin yıkıcı ve hayati etkilerini bizzat yaşayanların deneyimlerini aktarıyoruz sayfalarımızda; yazı ve mektupların her biri, bozuk mekanizmanın bize faturası gözler önüne seriyor.

Bu bedeli biz ödemeyeceğiz!

Ve fakat iktidarın baskısıyla yarattığı her sessizlikten, kendi çürümesinin sesi yükselir oldu... Krizin bedelini krizi kim çıkardıysa o ödesin. Biz ödemiyoruz!

Mevzu bozuk psikoloji değil, bozuk çark

Kaybedecek sarayımız da yok, ejder suyumuz da. İster dış güç desinler, ister başka bir şey; Yoksulluk yüzünden intihar etmemek için, insanca yaşam için örgütlenmekten ve mücadeleden başka çaremiz yok!

Aynı sınıftan olmayan aynı gemide olamaz!

Ben açık bir kadınım, yan masamda çarşaflı bir kadın arkadaşım çalışıyor. Birlikte yiyor, birlikte iş yapıyor, günün bir kısmını birlikte geçiriyoruz. Hiçbir konuda da ayrı düşmüyoruz. Neden sizce?

Önce kitap, şimdi rahip... Sahi bu kriz niye çıktı?

1600 TL ile geçinemiyoruz, yüzümüz hiç gülmüyor. Bir arkadaşımız, “Asgari ücretlinin geçinebileceği tek yer Meclis lokantası” diye bir şey paylaşmış sosyal medyada. Ters orantı bu olsa gerek...