İÇİMİZDEN BİRİ
Erzincan’ın keskin ayazında, tekstil tozunun içinde bir yaşam... Banttaki kumaşları değil, adaleti ilmek ilmek işleyen bir kadının; baskıya, sendika düşmanlığına ve yoksulluğa karşı mücadelesi…
‘Rosa, 1898’de kendini tüm varlığıyla proletarya davasına adamak üzere Almanya’ya yerleşti. O tarihten itibaren Avrupa sosyalizmi içindeki belli başlı tartışmalarda önemli bir rol oynadı.’
Smart Solar işçisi Birgül Ünsal, düşük ücret dayatmasına karşı grevde özgürlük ve adalet için direnen kadınların sesi oluyor: ‘Korkmamız gereken tek şey, hakkımızı aramamak.’
Dokuz yaşından beridir çalışan Sema Dilovası'nda yaşanan iş cinayetini değerlendiriyor: 'İş güvenliği için harcanacak para, o çocukların canından daha mı kıymetliydi?'
Asgari ücret tartışmaları, bütçe görüşmeleri, vergi adaleti… Hepsi Eski Tekstil İşçisi Gülcan’ın mutfağında, ödenmemiş faturaların arasında duruyor.
BELLEK
1913’te New York’ta 200 bin kadın ve çocuk işçi, sefalet ücretlerine ve sağlıksız koşullara karşı greve çıktı. Dönemin haber analizlerinden kesitlerle…
Ekmek ve Gül'de, 1944’te Tanin gazetesinde yayımlanan Neriman Hikmet’in Cibali Tütün Fabrikası çocuk yuvasına dair yazısını yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.
122 yıl önce, 7 Ağustos 1903'te Crimmitschau tekstil işçilerinin grevi başladı.
Ravensbrück Nazi kampı, sıradan kadınların nasıl işkencecilere dönüştüğünü gösteren korkunç bir örnek olduğu kadar kampta tutsak edilen kadınların hayatta kalmak için yürüttüğü mücadelenin de örneği.
1933’te Los Angeles’ta Rose Pesotta ile kadın terziler adil ücret ve çalışma koşulları için grev yaptı; bu direniş, kadın işçilerin sesini duyurduğu tarihi bir an oldu.
MEKTUP
'Bu tablo kader değil. Bu koşullar zorunluluk değil. Bu düzen, denetlenmediği için; sendikasızlık teşvik edildiği için; kadın ve çocuk emeği görmezden gelindiği için ayakta duruyor.'
‘Sadece kadınların da değil, tüm işçilerin saf dışı bırakıldığı bir süreç oldu. Ama onlar bizi saf dışı bıraksa da bizim dahil olmamız gerektiğini düşünüyorum.’
‘Benim babam memurdu; işçi sınıfını pek bilmezdim. Eşim sayesinde yeni yeni öğreniyorum. Patron senden aldığını sana veriyor, onu da eksik veriyor; üstüne bir de lütufmuş gibi sunuyor.’
‘Ben oğlumu toprağa verdim, haksızlığa teslim etmeyeceğim. Muhammet Kendirci için adalet...’
Onlar arasında kurulan bu dostluk, iktidarların düşmanlaştırma politikalarına rağmen kadın dayanışmasının ve halkların kardeşliğinin engellenemeyeceğini gösteriyor.
DERGİMİZDEN
Çivisi çıkan dünyanın ve o çivinin pasıyla zehirlenmemizi uzaktan keyifle izleyenleri gördükçe, o çiviyi yerine takacak olanın bizler olduğunu yavaş da olsa anlamaya başlıyoruz...
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz...
Yoksulluk, şiddet ve savaş birbirinden bağımsız değil. 8 Mart’a giderken Ekmek ve Gül; insanca ücret, güvenceli iş ve şiddetsiz bir yaşam için kadınları iş yerlerinde ve mahallelerde birleşik mücadele
‘Kadınların bu kadar araçsallaştırılması, metalaştırılması ve nesneleştirilmesi emperyalist yağma ve sömürünün tamamlayıcı pratiğidir. Sermaye; kadınları bedenen ve ruhen aşağılamadan hiçbir savaşa gi
Dünyada emperyalizme karşı mücadele hattını örmek kadınların yıllardır deneyimlediği ve nesilden nesile miras bıraktığı bir gereklilik olarak önümüzde duruyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN









































