İÇİMİZDEN BİRİ

Çiftçi, tekstil işçisi, otel çalışanı, ev işçisi, sendikacı...

Ev işçiliği yapmış, geçirdiği iş kazası sonrası büyük sıkıntılar çekmiş, mücadele etmekten vazgeçmeyip hakları için işverenine dava açmış, güçlü bir kadın Minire İnal.

Şiddete karşı yaşama sarılan göçmen bir kadın: GÜL

Evlilik nedeniyle gittiği İngiltere’de göçmen olmanın yanında şiddeti yaşamış bir kadın Gül. Şiddet de yakalandığı hastalık da yaşamı için mücadele etmeye engel olmamış. Şimdi daha güçlü bir kadın o.

Gülenaz

O küçük kafeste, erkek baskısından uzak, çukulata tadına sigara kokusunu harmanlar, vatanımızın tadını çıkarmaya çalışırdık.

Hayatı değiştiren dayanışma

Kızı istismara uğradığında gördükleri muamele kendini çok çaresiz hissettirmiş Gamze’ye. Gamze’nin çaresizlik hissini değiştirense kadın dayanışması olmuş...

İstismarın ardından bir güçlenme hikayesi: Suç bende değil!

Çocukken uğradığı istismarın travmasıyla yıllarca yaşayan Eylem Erdem Uğrulu yaşadığı istismarla yüzleşerek mücadele etti. Artık kadınlar için şarkılar söylüyor, çocuklar için masallar yazıyor.

BELLEK

Nazilere karşı mücadele eden Ütücü Katharina Fellendorf

Hayatını ütü yaparak kazanan Katharina Fellendorf, Nazilere karşı Almanya Komünist Partisi içinde mücadele etti. Fellendorf, 31 Mart 1944’te Naziler tarafından idam edildi.

GÜNÜN KADINI: Clara Ragaz

Kadın hakları ve barış için kararlı bir mücadele yürüten, ‘Barış ve Özgürlük için Uluslararası Kadın Ligi'nin Başkan Yardımcısı Clara Ragaz'ı tanıyalım mı?

Doğa biliminin öncüsü bir kadın: Ellen Henriette Swallow Richards

Ellen Henriette Swallow, doğa bilimi üniversitesinde öğrenim gören ilk kadındı. Bu öncülüğü diğer kadınların öğrenim yolunu da açtı.

GÜNÜN KADINI: Clarita von Trott

Nazi Almanyası’nda Hitler’e karşı mücadele eden kadınlardan biriydi Clarita von Trott, 28 Mart 2013'te 20 Temmuz kurbanlarından birinin son eşi olarak 95 yaşında hayatını kaybetmişti.

GÜNÜN KADINI: Sahneye çıkan ilk halk müziği sanatçısı Eliz Surhantakyan / Zehra Bilir

26 Mart 1913 yılında doğan, Eliz Surhantakyan / Zehra Bilir, profesyonel nitelikte assolist olarak sahneye çıkan ilk halk müziği sanatçısıydı.

MEKTUP

Çalışmam yaşamamdan daha önemliymiş

Eğer ben bu ülkenin bir vatandaşıysam, bu ülkede çalışıyorsam, vergimi veriyorsam, benim yaşama hakkım korunmalı. Ama öyle görünüyor ki çalışmam yaşamamdan daha önemli.

A101 çalışanı: Bizim sağlığımızı düşünen yok!

A101 markette çalışan bir kadın anlatıyor: ‘Ekstra performans harcamamızı bekliyorlar fakat bizim virüsten korunmamız için yöneticilerin hiçbir performans yok.’

Kronik hastalığım olmasına rağmen ‘çalış’ diyorlar!

Cumhurbaşkanı kronik hastalara ‘sokağa çıkmayın’ diyor ama insanların ihtiyaçları nasıl karşılanacak açıklamıyor. Endişeliyim. Devlet az da olsa bir destek sunsa ben de evde kal çağrısına uyarım.

Virüsten mi korkalım, işsizlikten mi?

Virüsten mi, işsiz kalmaktan mı, yoksa borçlardan mı korkalım bilemedim vallahi. Sadece “evde kalın” diyorlar ama “bu insanlar ne yiyip içecek, neyle borcunu, kirasını ödeyecek” diye soran yok.

Hayatımız nasıl da pamuk ipliğine bağlı!

Antalya’da yaşayan ve eşi İtalya’da tır şoförü olan Çiğdem: Her görüşmemizde eşim ‘Cenaze arabalarını görmekten psikolojim yerle bir oluyor’ diyor.

DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Nisan 2020 sayısı

Kadınların yazdığı, var ettiği Ekmek ve Gül dergimiz yine kadınların emeğiyle ördüğümüz mücadeleyi hatırlatmaya devam ediyor, çünkü kapalı kapılar ardında dahi yapabileceğimiz çok şey var!

Mesafeye rağmen aramızdan su sızmasın…

Kadınların yazdığı, var ettiği Ekmek ve Gül dergimiz yine kadınların emeğiyle ördüğümüz mücadeleyi hatırlatmaya devam ediyor

Katilin adını koy, cinayetlere son ver

Kadınların daha da vahşileşen koşullarda ilk gözden çıkarılanları olmamasının garantisi, bugün göz göre göre ölüme sürüklenen kadın emekçilerin örgütlülüğü.

Gelecek kaygılarım şimdi başka kaygılara dönüştü

‘Üniversiteden mezun olup işsizlik yığınına katılan biri olarak gelecek kaygısını sonuna kadar yaşarken, bu dönemde bir sağlık çalışanının çocuğu olarak endişe ve korkularım çok daha arttı.’

Biz demiştik bu şehir hastaneleri sağlığa zarar diye!

Ağır çalışma koşulları, az çalışanla çok iş, korunaksızlık, psikolojik baskılar... Sağlık emekçileri tüm bunların sadece kendileri için değil halk sağlığı için de ağır sonuçları olacağını söylüyor.