DOSYA

Acı reçetenin maddi manevi yükü kadınların omzunda

Pandemi süreci işçileri işten atma, ücretsiz izin, yoksullaşma gibi tehlikelere daha da yaklaştırırken kadınlar da bu ihtimaller üzerine evde B planları yapıyor, tasarruf tedbirleri uyguluyor.

Herkes borçlu, krediye bağımlı, yarından endişeli

Pandemi sürecindeki ücretsiz izin uygulaması fiili işsiz sayısını da arttırdı. İşsiz nüfusun büyük bir kısmını oluşturan kadınlar herkesin borç içinde, krediye bağımlı bir şekilde yaşadığını söylüyor.

İndirime giren üç tencere için 150 kişi kuyruğa giriyor

‘Faturanı ödemediğinde elektriğin, suyun kesiliyor arkasından kapına icra da geliyor. Faturadan kısamıyorsun. Ama et yiyeceğime makarna pişireyim diye düşünüyorsun. Ne yedin diye kimse sormuyor sana.’

Ev işçisi Ömür: Çalıştığım ev sayısı azaldı, çalıştıklarımda da iş yoğunluğu arttı!

‘Haftanın 5 günü gidiyordum çalışmaya, şimdi 5 gün gidemiyorum. Gitmediğim evlere bile gittim. Çünkü diğerlerine gidemeyeceğim için, yani başvuruyoruz. Sağa sola başvurduk yardım amaçlı...’

Metal işçisi kadın: Bir belirsizliğe gönderildik, karşımıza ‘hayatından vazgeçilecekler listesi’ çıkarıldı

‘Geçim zaten zordu, şimdi imkânsız oldu. Danışıklı dövüş var; devletle işveren birbirini kollayacak, işçiler pahasına bir orta yol bulacak. İşçinin bütün yükü sırtlanmasını hazmedemiyorum.’

Gıda işçisi kadın: Fabrikada sabun yok, ‘Sabunu evden getirin’ dediler

‘Arkadaşlarımla görüşüyorum. Onlar da korkuyorlar ama mecburlar, gitmekten başka çareleri yok yani. Ya şu anda beni bile çağırsalar ben bile gitmek zorundayım. Başka çarem yok.’

Sağlık emekçisi kadınlar: Şu an hastanelerde ötekileştirilenleriz!

‘Sağlık Bakanı’nın ötekileriyiz gerçekten. Biz hemşireler, teknisyenler, biyologlar, güvenlik sekreterleri, temizlik personelleri... Ben emeğimizin daha görünür olduğu bir 1 Mayıs hayali kuruyorum.’

Tekstil işçisi Melek: ‘Sokağa çıkmayın, çalışmayın’ diyorlar, zaten çıksak çalışamıyoruz

‘1 ay olmak üzere, evdeyiz... Herhangi bir sosyal güvencemiz yok. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Eşim de çalışmıyor. Şu anda elimizde olan birikimimizi tükettik. Yarın ne olacak bilmiyoruz.’

Ücretli öğretmen: Devrilmeye çok müsait durumdaydım, korona beni resmen yıktı

‘2 üniversite bitirdim, 4 dil biliyorum, kendimi geliştirmek için ha bire uğraşıyorum. Ailemin evinde bir odam bile yok. Koronadan sonra bir mesajla işten atıldım. Kendimi çaresiz hissediyorum…’

Belediye işçisi Fatma: ‘Kat görevlisi arkadaşım Covid-19 pozitif çıktı sıra bana da gelecek’

İzmir’de bir ilçe belediyesinde çalışan Fatma kat görevlisi olarak çalışan bir iş arkadaşının pozitif çıktığını anlatıyor ve ekliyor: ‘Sıra bana da gelecek.’

Tarım işçisi kadın: ‘Korkuyoruz ama, aç kalmasın çocuklarımız diye gidiyoruz’

Kovid-19 salgını sonrası mevsimlik olarak çalıştıkları tarlalara gidemeyen tarım işçileri, yoklukla karşı karşıya. Görüştüğümüz tarım işçisi kadınlar aç kalmamak için çalışmaya gideceklerini söylüyor.

Kadın gazeteci: Ofise metrobüsle gidip gelmek zorunda olduğum için mikrop muamelesi görüyorum!

Salgın sürecinde evden çalışamayan bir gazeteci anlatıyor: “Sosyal mesafeyi koru, zaten metrobüse biniyorsun diyen ve sana mikropmuşsun gibi davranan adam gazetenin aracıyla gidip geliyor.”

Sen bizim kaderimiz misin? Değiş Ortadoğu!

Ortadoğu… Bitmeyen savaşlar diyarı, tarihin her aşamasında sınırları egemenlerin çıkarlarına göre bozulup yeniden çizilen topraklar bütünü. Hangi Ortadoğu’dan bahsetmek lazım bugün?

Dünya Haritası: Kadınlar İçin Şiddet Atlası

Avrupa, Asya, Ortadoğu, Afrika, Latin Amerika, Amerika... ‘Dünya Haritası Kadınlar İçin Şiddet Atlası’ dosyamızda dünyanın dört bir yanını dolaşıp şiddeti ve şiddete karşı mücadeleleri ele alacağız.

TÜRKİYE’DE KREŞLER VE ANAOKULLARI-3: Kreş çocukların hakkıdır

Çocukların iyi olma haline dair tüm göstergelerin hanenin gelir seviyesiyle doğrudan ilişkili olduğu düşünüldüğünde, sadece kadın istihdamını güçlendirme hedefi bile kreşi savunmak için yeter aslında.

TÜRKİYE’DE KREŞLER VE ANAOKULLARI-2: ‘Çocuğunuzu kreşe göndermeyin!!!’

Çocukların 3 yaşından önce kreşe gönderilmemesi, ev içinde belli bir psikolojik ve fiziksel olgunluğa eriştirilmesi tavsiyeleri yapılıyor. Ancak bu tavsiyeler çocuğun sosyalleşmesini yok sayıyor.

TÜRKİYE’DE KREŞLER VE ANAOKULLARI-1: Çocukların bakım ve eğitim hizmetlerine erişimi

Kreş bir haktır, devlet açmalı ve yine devlet denetlemelidir. Ancak Türkiye’de kreşin karşılığı çalışan ebeveynlerin çocuklarına bakacak kimse olmadığı için ‘mecburiyetten’ gönderdiği yerler olmuştur.

PETROKİMYA İŞÇİSİ KADINLAR: ‘Öncelikli’ sektörün ‘itilip kakılanları’

2017’de Sanayi Bakanlığınca teşvik, vergi indirimi ve kaynak tahsili için birincil öncelikli sektör seçilen petrokimyada kadınlar işçi sağlığı sorunları, ayrımcılık ve kötü muameleden çok dertli.

1 Mayıs’a giderken: 10 işçi kadından 10 talep...

Geçinebilecek bir ücret, haklarını kullanabilecekleri sağlıklı bir çalışma yaşamı, işsizlikten korkmadan çalışmak, örgütlenme hakkı, kendini güvende hissetmek, kendine zaman ayırabileceği bir hayat!

TEKSTİL VE DERİDE KADIN EMEĞİ:  ‘Hadi hadi’ sesleri evde bile kulaklarımda yankılanıyor

Uzun çalışma saatleri, sağlıksız koşullar, güvencesizlik, düzensiz ücretler ‘bu işin fıtratından’ sayılıyor. ‘Buralarda zorunluluktan çalışıyoruz’ diyen kadınlar içinse zorluklar hiç bitmiyor...