Bir pazar kahvaltısı menüsü: Yeni Parti, AHBAP soruşturması, düşük ücretler ve mesailer...
Tekstil işçisi kadınlarla aylık buluşmamızı bir pazar kahvaltısında yapıyoruz. Gündemimiz bol, düşük ücretler, mesai, AHBAP soruşturması, Yeni Parti...

Esenyurt’ta yaşayan ve çalışan tekstil işçileri ile aylık buluşmalarımızın birini daha gerçekleştirdik. İstanbul’un son günlerdeki sıcak havası yerini serin ve hafif yağmur çiseleyen bir güne bırakmışken, kadınlarla pazar sabah kahvaltısında buluştuk. 

Kahvaltımızı yaparken iş yerindeki gidişata dair bir sohbet başladı. Önce yaz başından beri bitmeyen mesailer, mesailere rağmen yetmeyen ücretler, ücretlerle birlikte gidilemeyen tatillere evirildi muhabbet. 

İşçilerden biri, “Çok değil, birkaç sene evvel yılda bir kez hem köye hem de tatile giderdik. Şimdi ne köye gidebiliyoruz ne tatile. Bir pansiyon günlük 6 bin 500 lira olmuş. Otellere yaklaşılmıyor bile” derken bir diğeri de şöyle devam ediyor; “Ben çadırda kalmaktan çok hoşlanmıyorum. Bir otel konforu değil ama bu ekonomide ne yapacaksın, oteller ateş pahası. Mecbur çadırı sırtımıza alıp gidiyoruz iki üç gün bir yerlere.”

'Her gün yeni bir skandala uyanıyoruz'

Ekonomiden söz açılmışken AHBAP soruşturmasını soruyor bir arkadaş, sonra sohbetin seyri tam da Ekmek ve Gül’ün bu ayki yazılarından biri olan, "Kime güveneceğiz" tartışmasını açıyor. Kadınlar bu süreçte devlet denetiminde olmadan bu kadar paranın toplanamayacağını konuşuyor; deyim yerindeyse pastadan pay alma konusunda çıkan anlaşmazlıklar yüzünden Haluk Levent’in tutuklandığında hemfikir oluyorlar. Milyonlarca liranın toplanırken devlet denetiminde olmamasının mümkün olmadığını söyleyen kadınlar, “Daha üç kuruş maaşımız cebimize girmeden binlerce lira vergi kesintisine uğrarken bunca para nasıl devlet denetiminde olmaz” diyorlar. 

Devlete güven, siyasilere güven meselesi konuşulurken sohbet, Yeni Parti ve CHP ayrılığına geliyor. Burada ikiye bölünüyorlar desek yeridir. Bazısı Yeni Parti'nin kurulmasını doğru bulurken, bazısı CHP’den ayrılmamaları gerektiğini söylüyor. İşçi kadınlardan biri, “AKP’ye yarar bu durum, CHP bölünsün istiyorlardı böldüler. Bence Yeni Parti kurulmadan devam etmeliydi ama şu son süreçte sadece haberleri izliyorum neler olacak diye. Her gün yeni bir skandal habere uyanıyoruz” derken bir diğeri ise Yeni Parti’den ziyade Özgür Özel’in muhalif tutumundan kaynaklı olarak Yeni Parti’yi desteklediğini anlatıyor. “Bunca yıllık ömrümde ilk defa bir partiye üye olasım, bağış yapasım var. Bence çok iyi yaptılar ayrılmakla ama Yeni Parti’ye de kayyum atanabilir, başkanları tutuklanabilir. Zaten asıl istedikleri şey Özgür Özel ve ekibini tutuklamak. Ama neden bunu şimdi yapmıyorlar orasını bilmiyorum” diyor. Tartışmalar irili ufaklı devam ederken “Kahve içmeyelim mi” önerisi üzerine bir arkadaşımız kahve alıp geliyor ve ardından kahvelerimizi içiyor ve bir sonraki buluşmayı planlayarak evlere dağılıyoruz.

Görsel: Canva Pro yapay zeka


İlgili haberler
Kime güveneceğiz?

Her hayal kırıklığının ardından aynı soruyu soruyoruz: "Kime güveneceğiz?" Belki de artık güvenilecek yeni kahramanlar aramak yerine, güveni nasıl kurabileceğimizi konuşmanın zamanı gelmiştir.

Butlanla kadınların ne ilgisi var?

CHP’ye “mutlak butlan” tartışması yalnızca bir parti meselesi değil; kadın haklarından emeğe, muhalefetin tasfiyesine uzanan yeni rejim hamlesinin parçası.

İmalat sanayisinde kayıtlı kadın işçi sayısında düşüş, sendikalaşma diplerde

Kadın istihdamının arttığına ilişkin resmi söylemin aksine, kayıtlı kadın işçi sayısı geriliyor. Gün geçtikçe sendikalı kadın sayısı düşüyor.


Editörden