Türkiye'de her geçen gün artan hayat pahalılığı, kadınların bütçesinden ve hayallerinden çalıyor. Yükselen enflasyon, düşük ücretler geçim savaşını kadınlar için daha da zorlaştırırken kadınlar temel yaşam gereksinimlerini sağlayabilmek için ufak isteklerinden dahi vazgeçiyor.
Ücretinden ufak bir miktar artırabilen de eğitim, tatil, hobi ya da sadece kendisini mutlu edecek bir şeye harcama yapmaktan ziyade parasını beklenmedik düzeyde yüksek gelen faturaya, çocukların ihtiyaçlarına ya da erteleyemedikleri borçlara harcıyor.
Kadınlara "Ücretinizin 1000 lirasını neye ayırmak isterdiniz, neye harcadınız?" diye sorduk. Gelen yanıtlara hep birlikte bakalım.
Zeliha Tumami, Adana: Aslında 1000 lira gibi bir bütçe varken imkansız ama ailemle birlikte yeşillikler içinde piknik yapmayı, gezip eğlenmeyi isterdim. Ama çocuklarımın ihtiyaçları için harcıyorum.
Öznur Özçelik, Adana: Kuaföre gidip saçımı kestirmek, boyatmak, fön çektirmek isterdim. Malum kuaföre gidemiyorum, saçımı kendim boyuyorum. Sadece üç ayda bir kesim için mecburen gidiyorum.
Emine Argüç, Adana: Gelirimin 1000 lirasını, yani maaşımın yirmide birini sadece bir ay içerisinde zorunlu olarak çıktığım yol parasına ayırıyorum. Ama isterdim ki şöyle göl kenarında, ağaçlarla kaplı, çiçek dolu, çok şık bir kafede sevdiğim insanlarla birlikte bir kahve içip huzur bulayım.
Özlem, Ankara-Yenimahalle: Hayallerim tatile gitmek, dünyayı gezmek ve çocuklarımın istediği bir şeye yok dememek. Gerçekler ise aldığım 20 bin lirayla nereye yetiştireceğimi, hangi sıkıntımızı gidereceğini planlamaktan başıma ağrılar girmesi. Maaşımın 1000 lirasını son anda gelecek faturalara, çıkabilecek ani harcamalara ayırıyorum. Kendim için yaptığım harcamam yok denecek kadar az. Eski kıyafetlerimi tamir edip kullanıyorum. Neden hep biz dişimizi sıkıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Devlet çalışırken bizden vergimizi de, emeklilikte ödemeyi vadettiği maaşı da kesmedi mi? Neden ben hâlâ alırken peynirin zeytinin fiyatına bakıyorum? Bunlar bu ülkede üretilmiyor mu? Aldığımız üç kuruş maaşla ev kirasını mı ödesek faturaları mı ödesek yoksa çocuklarımızı nasıl sağlıklı beslesek diye mi düşünsek? Hani aile yılı diyorlar ya, geçim derdi aile maile bırakmıyor yani...
Gıda işçisi bir kadın, Bursa: 1000 lirayla altın almak, yatırım yapmak isterdim. Ama maalesef maaş artmıyor yetmiyor.
Dokuma işçisi bir kadın, Bursa: Tatil için ayırmak isterdim. Ama benim bütün maaşım zorunluluktan bir yerlere gidiyor, ama kredi kartı en zorunlu.
Ezgi, Dersim: Her şey o kadar pahalı ki 1000 liraya bir şey kalmadı. Market alışverişi yapardım, 1000 lirayı zaten markete harcıyorum.
Eğitim emekçisi bir kadın, Eskişehir: Ben üç çocuk annesi bir öğretmenim. Yıllardır çalışıyor, emek veriyor, çocuklarımı tek başıma onurlu bir şekilde büyütmeye çalışıyorum. Ancak bugün geldiğimiz noktada, aldığım maaş ne benim emeğimi ne de çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor. Kira, faturalar, servis ücretleri, mutfak masrafları derken ayın ortasına gelmeden bütçe tükeniyor. Çocuklarımın ihtiyaçları ile kendi ihtiyaçlarım arasında sürekli seçim yapmak zorunda kalıyorum. Çoğu zaman kazanan onlar oluyor; kaybeden ise ben.
Bir kadın olarak kendime ayırabileceğim 1000 liram yok. Bir kitap almak, bir kafede oturup kahve içmek, kendime küçük bir hediye almak ya da sosyal bir etkinliğe katılmak isterdim. Ama çok zor! Oysa insan sadece yaşamak için değil, biraz da mutlu olmak için çalışır.
En acı olan ise bunun yalnızca benim hikayem olmaması. Bugün milyonlarca çalışan, kadın, emekli, memur ve işçi benzer sorunlarla mücadele ediyor. İnsanlar daha fazla çalışıyor ama daha az yaşayabiliyor. Gelecek planları yapmak yerine ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Ben ayrıcalık istemiyorum. Sadece emeğimin karşılığını almak, çocuklarıma daha iyi bir yaşam sunabilmek ve ay sonunda hesap makinesiyle değil, umutla yaşayabilmek istiyorum.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: 1000 lirayla spor ayakkabı alabilirdim ama bunun yerine yaşadığım binada yapılması gereken bir tadilata para verdim.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: 1000 lirayla ziynet eşyası almak istiyordum ama bu parayı kirama yapılan zamma ödedim.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: Bel fıtığım var. Bu yüzden masaj yaptırmak istiyordum. Doğal gaz faturam beklediğimden yüksek geldi, oraya harcadım.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: Tırnak yaptırmak istiyordum. Ama 1000 lirayı çocuğumun mezuniyet kıyafetine verdim.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: Yaz da geldi. Güneş kremi almak istiyordum. Ama bulaşık makinem bozuldu, onun tamirine harcadım.
Belediye işçisi bir kadın, Eskişehir: Müzik aletim için tel almak istedim. Bunun yerine eve kahvaltılık alabildim.
Narlıdere’den bir kadın, İzmir: 1000 lira hiçbir şey için yetmiyor ama kendime ayıracak bir miktar param olsa, mesela 20 bin liram olsa önce şaşırırım, harcayamam. Sonra sanırım Karadeniz turuna gitmek isterdim. Ama tatil yapma lüksüne sahip değiliz, kurban bayramında bile tüm giderlerden tasarruf etmeye yöneldik, buna temel gıdalar dahil.
Leyla, Van: Kendime kıyafet almak isterdim ama onun yerine mutfak için tencere aldım.
Ayşe, Van: Yeni giysiler almak isterdim ama bardak gibi mutfak eşyaları aldım.
Görsel: Chatgpt ile oluşturuldu
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















