Ayın ortası maaşın sonu: Emeklilikte dışarıda yemek hayal
Emekli kamu emekçisi
İzmir - Çiğli EVKA-2
Merhaba Ekmek ve Gül okurları.
63 yaşındayım ve yalnız yaşıyorum. Malum kamu emeklilerinin maaşı nispeten diğer (SSK ve Bağ- Kur) emeklilere göre, hatta asgari ücretle çalışanlara göre daha iyi. Ancak mutfakta öyle bir yangın var ki! Ayrıca evim de kira. Elektrik, su, telefon, internet de eklenince çık işin içinden çıkabilirsen!
Bu ay dedim ki kendi kendime; maaşımdan bir kısım ayırıp eski arkadaşlarımı arayayım. Onlar da biraz ayırsınlar, ayın sonuna doğru hep beraber bir yemek yiyelim. Ama ne mümkün! Daha ayın ortasına gelmeden tüm maaşım bitti. Üstüne bir de avans çektim. Şimdi ay sonu geliyor. Bu basit isteğimi gerçekleştiremeyince ve giderek artan yaşam maliyetim için şimdi bu yaşta ciddi ciddi bir iş bulup, çalışmayı düşünüyorum. Ancak iş bulmak hele bu yaşta hiç kolay değil. Sonra o da yetmeyecek böyle giderse!
Ekonomik, sosyal ve siyasal tüm haklarımız elimizden birer birer alınıyor. Tıpkı kurbanlık koyunlar gibiyiz! Bekliyoruz... Daha ne kadar bekleyeceğiz? Kimden ne bekleyeceğiz? Onu da bilmiyoruz! Aslında gidişatın hepimiz farkındayız. Sorunlarımızın, taleplerimizin aciliyetini biliyoruz. Hepimiz birden kurban olmadan bir şeyler yapmalıyız! Yani hak ve taleplerimiz için bir araya gelmeli, örgütlenmeli ve sesimizi yükseltmeliyiz! Bizi kavuran yangından başka da çıkış yolu yoktur! Birleşmek, örgütlenmek ve birlikte ses çıkarmak! Hakkımız olanı almak! Başka yolumuz yok!
Hiç tatil yapamadım
Tekstil işçisi
İzmir-Çiğli
Ben 44 yaşında bir tekstil işçisiyim. 22 yıl bir tekstil firmasında çalıştım. Aldığım düşük ücret yüzünden hiçbir zaman istediklerimi yapamadım. Hayat şartları beni hep zorladı; tatile gidemedim hiç. Hep ay başını getirecek miyim diye düşünüp durdum. Hayal ettiğim hiçbir şeyi yapamıyorum bu ülkenin şartları yüzünden. Ama daha rahat, huzurlu bir yaşamı birleşerek, mücadele ederek kazanacağımıza inanıyorum. Örgütlülük şart ve etrafımızdaki herkesi örgütlü mücadeleye çağırmalıyız.
Tatil hep hayal olarak kaldı
Tekstil işçisi
İzmir- Çiğli EVKA-2
52 yaşındayım, Sivas’ta doğdum. 20 yaşında İzmir’e geldim. Tekstil işçisi olarak çalışmaya başladım. Dört yıl çalıştıktan sonra bir kızım oldu. Mecburen işi bıraktım. Sonra ev temizliği, merdiven temizliği gibi yevmiyeli işlerde çalıştım, hasta bakıcılığı yaptım. Şu anda ev işlerinde yardımcı olarak çalışıyorum. Yalnız yaşadığım için çok ve hep çalışmak zorunda kaldım. Kızımın bakımı, okul ihtiyaçları derken ben hiç tatil olayını yaşamadım. Bütçe ayıramadım doğrusu. Çünkü yetmedi, hep geçim sıkıntısı… Oysa çalışıp bir tatile çıkma, farklı yerlerde kalma hayalini ben de kurdum. Ama hep hayal olarak kaldı. Bırakın bir yere tatile gitmeyi, akraba ziyareti için memleketime bile gidemiyorum. Hâlâ çalışıyorum ve bu gidişle de mecbur çalışmaya devam edeceğim. Ama bu düzen böyle gitmeyecek. Bu imkansızlıkları hep birlikte, örgütlü bir şekilde değiştireceğiz. Tatil haktır, alacağız.
‘Gençler işsiz, emekli darboğazda’
Emekli bir fabrika işçisi
İzmir- Çiğli EVKA-2
Merhaba, ben bir plastik fabrikasında 28 yıl çalıştım. Devletin bana layık gördüğü emekli maaşı 20 bin lira. Fabrikada çalışırken mola saati haricinde tuvalete gitmek dahi yasaktı bize. Vardiya amiri, “Çocuk bezi bağlayın, mola dışında tuvalete gitmek yasak” derdi. Saniyelerle yarıştırdılar. Sigortamızı yatırırken inşaat işçisi olarak yatırmışlar. Bu koşullarda bir fabrikada 28 yıl boyunca emek gücümü satmamın karşılığı 20 bin lira.
Bu kadar emeğin, bu kadar yorulmanın bedeli bu mudur? İki buçuk aylık çocuğumu evde bırakıp çalıştım. Çocuğumun ne emeklediğini ne de büyüdüğünü gördüm. Şimdi devletin bana layık gördüğü bu maaşla geçinmeye çalışıyorum ama geçinemiyorum.
Ben bu düzenin değişmesi gerektiğini düşünüyorum, böyle yürümüyor. Gençler işsiz, emekli darboğazda, geçinemiyor. Bu düzen değişmek zorunda. Emeklinin, işçinin, çalışanın halinden anlayan bir düzen istiyoruz.
Görsel: Canva pro
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















