DERGİMİZDEN
Cinsel saldırıya uğrayan genç bir kadın, tehdit ve baskılara rağmen adalet mücadelesini yazdı. ‘Utanç benim değil’ diyen kadın, 12 yıl ceza kararının ardından sesleniyor: Biz buradayız ve susmuyoruz.
Deprem sonrası dayanışmayla yan yana gelen mahalleli kadınlar, şiddete ve yalnızlığa karşı birlikte güçlenmek için kadın derneği kurmaya hazırlanıyor: Güvenli yaşamı birlikte inşa ediyoruz.
Gülistan Doku kaybolalı altı yıl oldu. Geçen bu süreçte neler yaşandığına bir bakalım…
TÜİK verilerinde doğurganlık hızı en yüksek il Urfa. Ancak Urfalı kadınlar yoksulluk, enflasyon ve bakım yükü nedeniyle yeni çocuklar istemiyor, ‘olanı büyütmek bile zor’ diyor.
Haklara saldırı, emeğin en ucuz hale gelmesi ve savaşların gölgesi tüm dünyada kadınları olumsuz etkileyecektir. Ancak toplumsal patlamalar da en karanlık dönemlerin ardından ortaya çıkar.
2025’te kadın cinayetleri, şüpheli ölümler, yoksulluk ve cezasızlık işaretleri çoğalttı. Bakanlık “işareti fark et” dedi ama sorumluluk almadı.
2026'nın ilk dergisinde medyadaki dönüşümü ve kadınların bu dönüşümden nasıl etkilendiğini irdeliyoruz...
‘Buraya tesadüfen gelinmedi, ya da bu adamlar gökten düşmedi. Çok açık ki bu noktaya bu operasyonlarla gelindi, daha da kötüsü bu ortaya dökülenler buz dağının görünen yüzü bile değil…’
AKP döneminde kurulan medya rejiminin kadınlar açısından en çıplak gerçeği bu: Kadınlar sistematik biçimde yalnız bırakılıyor.
Türkiye medyası, 10-15 yıl öncesine göre daha erkek, daha maço, daha cinsiyetçi. Karşımızdaki tablonun tek bir açıklaması yok. Her biri tek tek zehirli içeriklerin karışımıyla oluşmuş bir kokteyl bu.
‘Emekçi kadınlar için medya, bir haber kanalı değil; kendi sözünü, kendi kültürünü, kendi tarihini ve kendi geleceğini yazma mücadelesidir.’
‘Kıskanmak hali çoğu zaman çocukluktan gelen değersizlik duygusuyla körüklenen habis bir duygu olsa da toplumsal koşulların da değersiz hissetmeye yol açan etkileri es geçilmemeli belki de...’
‘Düşünülenle yaşananın mümkün mertebe tutarlı olduğu yerleri çok seviyorum. Mümkün olmadığında da mümkün olmayışı, derin bir anlayışla anlıyorum.’
‘İş yerlerini odağa alan, emekçi kadınları karar süreçlerine aktif biçimde katan bir mücadele programı oluşturmadan kadın mücadelesini büyütmek mümkün değil.’
Yapılan anket, kadın eğitim emekçilerinin sendikal hayattan uzak kalmasının temel nedeninin ev içi yükler ve dışlayıcı örgütlenme biçimleri olduğunu ortaya koyuyor.
'Bizler 'yan yana daha güçlüyüz' diyerek yolumuza devam edeceğiz.'
‘Sincan’da pek çok okulda kadın öğrencilerin çeşitli düzeylerde tacize maruz kaldığını biliyoruz. Bu öğretmenler çoğunlukla görev yaptığı okuldan alınıp başka bir okula görevlendiriliyor.’
‘Sadece dinlenme fırsatını değil, dünyayı keşfetme iştahlarını da kaybediyor çocuklarımız...’
‘İhtiyacımız olan şey, susmak değil; aynı sorunları yaşayan öğretmenlerin bir araya gelmesi ve dayatılan sefalet ücretlerini kabul etmemek...’
‘Rosa, 1898’de kendini tüm varlığıyla proletarya davasına adamak üzere Almanya’ya yerleşti. O tarihten itibaren Avrupa sosyalizmi içindeki belli başlı tartışmalarda önemli bir rol oynadı.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































