DERGİMİZDEN
Bugün kadınlara yönelik baskıların, eşitsizliklerin ve sömürünün kaynağı üretimin ve yaşamın nasıl örgütlendiğiyle ilgili. Kapitalizmde kadının yükü bir “rol” değil, bir zorunluluk.
Kadın işçilere yönelen her türlü baskı, sermaye açısından kâr mekanizmasının önemli bir dişlisidir. Mobbing, taciz ve tehdit, işçiyi sessizliğe ve itaatkârlığa iter.
BİRTEK-SEN’in, Güneydoğu Anadolu Tekstil Sektöründe Kadın Emeği ve Sendikal Algı Raporu, kadın işçilerin yaşadığı şiddet ve sömürü döngüsünü çarpıcı bir şekilde ortaya seriyor.
İktidar kadınların ihtiyacı için değil, kendi hedefleri için bütçe düzenlemesi yapıyor. Aile Bakanlığının 2026 bütçesi de bu durumun bir göstergesi.
‘Bir kadın öğrencinin eğitimine devam edebilmesi ile özgürce yaşayabilmesi, tüm bu iç içe geçmiş politikalarla doğrudan bağlanıyor.’
İktidar yıllar içinde tecavüzcüleri, çocuk katillerini kendi sistemini sağlamlaştırıcı birer el haline getirdi. Çünkü çürümüş bir sistemde çarklar her zamankinden daha kolay işler.
İAÜ Kadın Araştırmaları Kulübü, 19 Mart boykotuna katılan üyesine verilen uzaklaştırma sonrası baskılarla karşılaştı. Kadınlar, baskılara rağmen mücadeleyi sürdürmekte kararlı.
‘Biz kadın öğrenciler, bu süreçte iç içe geçmiş iki hisle mücadele ediyoruz: Derin bir korku ve büyük bir öfke.’
Bütçe taslakları komisyona sunulurken Kasım ayında Mecliste görüşülecek olan farklı Bakanlıkların bütçelerine ilişkin kadınların talebi net.
‘Bu, onurlu bir yaşam mücadelesi. İnsanca çalışmanın, insanca yaşamanın, kadın olarak saygı görmenin mücadelesi.’
‘Bunca zaman yaşadığımız şiddet ve mobbinge karşı hiçbir önlem almayan eski sendikamızın bir şey yapmayacağını anladım.’
Sendikal haklarının tanınmaması, patronun baskısı, mobbing ve ağır çalışma koşulları nedeniyle greve çıkan Temel Conta işçisi Sinem’den mektubumuz var!
Şiddet, baskı, yoksulluk sürüyor. Ama değişen bir şey var: kadınların mücadele biçimi. Kadınlar artık çözümün parçası olmak istiyorlar.
‘Markete gidiyoruz, çocuk çikolata istiyor. ‘Onu alacağıma yarın beslenmene bir şey koyarım’ diyorum. Çünkü o çikolatayı alırsam ertesi gün beslenmesi eksik kalacak.’
‘Ekonomiyi düzeltebilecek bir planı yok bu hükümetin. Düşük ücretlere ve zamlara karşı tüm halk karşı durmalı.’
Belediyelerde bile artık kadınlar kısmı çalışmalara mecbur kalıyor. İktidarın süslediği kısmı çalışma uzun vadede ciddi hak kayıplarını getirirken bizler temel taleplerimizde ısrarcı olmalıyız.
Servis hostesliği basit, part time işlerden kabul ediliyor. Ancak gerçekler başka. Fazla iş, az ücret, kural yok, sigorta yok. Mecburiyet var...
Esenyurt’ta dolaştığımız evler ‘aile yılı’nin gerçek yüzünü ortaya seriyor...
‘Bugün de dini kendisine kalkan eden sermaye düzeninde çocuğun cinselliğinin sömürüsünün hayatımızın bir gerçeği olmaya devam ettiğini görüyoruz. Buna karşı mücadele de devam ediyor'
‘Buradayım, İyiyim anneliğin kutsallaştırılmış imgesini sorgulayan, kadınların görünmeyen yüklerine ve aralarındaki dayanışmaya ışık tutan bir film.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































