DERGİMİZDEN

‘Zam’ denilince akla gelen…

Fırınında çalışan kadınlarla görüşüp asgari ücret zammını soruyoruz. Kadınların aklına ‘zam’ denildiğinde maaşlarına gelen zam değil, her gün bir başka temel ihtiyacımıza gelen zamlar geliyor

Ne kadar böyle gider, nereye kadar dayanabiliriz?

Akşemsettin Mahallesinde yaşayan kadınlar en temel ihtiyaca bile erişmekte güçlük çekmenin, geçim derdinin artmasının evde huzursuzluğu da artırdığını söylüyor.

Ayaklarımda 3 kat çorap, kafamın içinde bir doğal gaz...

‘Eyyy İGDAŞ, benim 1 aylık maaşıma karşılık 3 fatura göndermeyi nasıl başardın? Ayağımda 3 kat çorap, üstümde kazak, hırka, battaniye altında üşüyorum.’

Bu sıkışmışlığa katlanmamayı seçtim

13 yaşından beri tekstil işçisi Aliye, yokluğa, şiddete, sıkışmışlığa, ümitsizliğe katlanmamayı seçen bir kadın. Şimdi kursağında bırakılan hayalleri gerçekleştiriyor. Dayanışma ise en büyük dayanağı…

Bu eller, yarınından endişe eden ev işçisi Ömür’ün elleri!

Ev işçisi Ömür, ağızdan çıkacak bir söze bakılan, hastalıkların kol gezdiği, geleceksizlikle anılan bir iş yerinde ‘güvenceli’ bir işin herkesin hakkı olduğunu anlatıyor.

Bir umudun peşinde…

Gözleri pırıl pırıl Derya. Yoksul ailesini mutlu etmenin tek yolunun üniversiteyi okuması olduğunu söylüyor, bu umuda tutunarak hayata sarılıyor.

Şekerli bir yazı

Dünya, nişasta bazlı şekeri buldu, früktoz ve glikoz şurubunu buldu. Ben de tahin helvası almak için girdiğim dükkânda ‘Gerçek şekerden mi’ diye sormayı öğrendim. Bu işin tadı iyice kaçtı…

Hem anne hem de çalışan bir kadın olamaz mıyım?

Esenyurt’tan Aycan yazdı: ‘Kadına değer vermeyen, kadının çalışmayıp evde oturup çocuğa bakmasını isteyen, haklarımızı her geçen gün tırpanlayan bir destekçi buluyor patronlar kendilerine…’

‘Meğer dünya öküzün boynuzunda değil kadınların omuzlarındaymış’

'Görüntülü buluşmalar da olmasa kendimizi arka koltukta unutulmuş gibi hissetmemiz içten bile değil.’

Pandeminin daha da açığa çıkardığı önemli bir ağ: Dayanışma

2016 yılından bu yana Ankara Tuzluçayır’da kadınlarla büyüyen, kadınları güçlendiren bir dernek Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği. Pandemi sürecinde de kadınlar için bir dayanışma merkezi oldu.

Kampüslerde genç kadınların mücadele zemini...

İstanbul Aydın Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü yaptığı çalışmalarla ve kurduğu dayanışma ağıyla örnek bir çalışma. Kulüp nasıl kuruldu, çoğaldı, neler yaptı sorularına E. Ava yanıt veriyor.

Artık boyun eğmek yok!

Hatice’nin şiddet, aşağılanma, yok sayılma ile geçen hayatında kırılma noktası canına tak ettiği nokta olmuş. Onun zorluklarla bezeli hayatını değiştirmesini sağlayan, kendine güvenmeyi öğrenmesi…

Dayanışmayla daha önce tanışsaydım bambaşka bir hayatım olurdu

Yıllarca şiddet gören Demet, bugün kadın dayanışması sayesinde boşanma davası açtı. Kızı ve engelli oğluyla tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta durabilmesinin dayanağı ise kadın dayanışması.

Hayatın içinden göç yolunda bir film: Nomadland

Hem işsiz hem de evsiz bırakılan insanların yaşamlarından, hayata bakış sunuyor Nomadland.

Ekmek ve Gül Ocak 2021 sayısı

2021 yılının ilk Ekmek ve Gül'ü çıktı!

Yürü izi kalsın adımlarının!

2021, insan olduğumuzu, insanca yaşama hakkımız olduğunu, haklarımızın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini daha çok konuşacağımız, bunun için daha çok mücadele edeceğimiz bir yıl olacak.

Sömürü neydi?

Patronların bir sınıf olduğu kolay anlaşılıyor. Oysa işçilerin de bir sınıf olduğunu anlatmaya gelince iş o kadar basit olmuyor. ‘Keşke’ ifadelerine takılı kalıyor cümleler. ‘Keşke herkes birleşse…’

Esenyurt’tan işçi kadınlar:  Bu yoksulluktan Cengiz Holding etkilenmiyor!

Bir tarafta ağır çalışma koşullarından, zorunlu mesailerden hali kalmayan, borç batağına saplanmış işçiler, diğer tarafta Cengiz Holding’in silinen vergileri ve işçilerin biriken öfkesi...

Patronun serveti büyüyor, işçileri ise borçları…

Pandemi boyunca üretime devam eden, devletten teşvik üstüne teşvik alan ve kârlarına kâr katarak büyüyen büyük markalara çalışan işçi kadınlar için büyüyen tek şey borçları oldu.

Pandemide evden çalışma: Denetimli serbestlik!

‘Evden çalışma, nefes alırken bile haber verme psikolojisini üzerinde hissetmek, esnek mesai saatleri, iş ile alakalı yaşanan rutin aksaklıkta sebebinin sen olduğunun düşünülmesi demek.’