DERGİMİZDEN

25 yıldır işçi olan Gülsel’in inadı: Ben haklarını alan bir işçi olacağım

25 yıllık işçi Gülsel her sektörde çalışmış. Sendikalaşma deneyimi de yaşamış, baskının en ağırını da. Onu en çok verdiği emeğin değer görmemesi öfkelendiriyor. Tek amacı var; haklarıyla çalışmak!

Ayşe’nin iyi bir tamirci bulması lazım!

Adana’dan Ayşe’nin güldüren maceraları devam ediyor. Ayşe’nin çok mühim bir görev için acil güvenilir tamirciye ihtiyacı var! Neden mi? Buyurun buradan yakalım…

Kemik için birbirini yiyenlerden mi olacağız?

‘Yağım mağım hiçbir şeyim yok. Kemik için birçok yeri dolaştık, iki tane alabildik. Evde herkes birbirini yiyor. Elektrik faturası çok gelecek diye kavga edip duruyoruz. Artık yeter bıktık.’

Badem unundan ekmek yapın diyen saraylılar sussun

Yaşlı annesiyle bir başlarına geçinemiyorlar. Sözün ucundan tutan AKP’li eniştesi de veryansın ediyor geçim derdine. Hepsinin dilinde ‘böyle gitmez’ sözü, asıl soru hala duruyor, peki ne yapacağız?

Sınırların ötesinde: Kadınlar hakları için ayakta

Türkiye’de olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinden de kadınlar çalışma ve yaşam koşulları, sağlıklı üreme hakkı için sokağa çıktı taleplerini haykırdı.

Tutunacak dal onlar değil biziz

Yaşananların olumsuz gelişmelerin hayatımıza etkilerini, nasıl yansıdığını, derneğimize yardım almaya gelen etrafımızda yer alan daha önce AK Partiye oy vermiş kadınlarla konuştuk.

Yufka dükkanında yoksulluk yansıması

‘Et yüzü göremiyoruz. Önceden 1 tavuk alıyorduk, şimdi onu da yapamıyoruz. Herkes öyle, ben yalnız değilim.’

Koca koca bütçelerden kadınlara kırıntılar

Satı, Leyla ve Aysun, İstanbul’un İkitelli bölgesinde yaşayan ve Türkiye’deki pek çok kadın gibi bu sorunlarla başa çıkmaya çalışan kadınlar. Ne olsaydı yaşamları daha iyi olurdu?

HPV aşısı ücretsiz olmadığında neler mi yaşıyoruz?

Yanlış bilgi, ücretli olması, testlerin anonim yapılmaması kadınların HPV aşısı olmasının da önüne geçiyor, kaygı da yaratıyor.

Bir filmin düşündürdükleri: Grev

Filmi izledikten sonra bugün çalışma ve yaşam koşullarımıza baktığımda mücadeleden asla geri durmamam, durmamamız gerektiğini bir kez daha gördüm.

Kurtulma imkânı olan hangi kadın katlanır şiddete?

Yaşadıklarım ağır ve yaşayacaklarım de öyle olacak gibi duruyor. Ama ben Ekmek ve Gül’ü takip ettiğim 2 yıllık süreçte öğrendim ki kadın dayanışmasının aşamayacağı hiçbir şey yok.

Hemşirenin ‘yeni’ görevi: Refakatçiye çakmak taşımak!

‘Görev tanımı olmayan mesleğime her gün tanımsız görevler ekleniyor. Arkadaşlarıma sesleniyorum: Yanınızda çakmağınız olsun. Sizden de isteyebilirler. Hizmette sınır yoktur ve yüzünüz hep gülsün.’

Dayatılana kafa tutan bir kadının hikayesi: Ülker Abla

“Ülker Abla, kendi ütülediği takım elbiseyle iyi hal indirimi alacak o kocaya kafa tutandır! Ülker abla kimliksiz kadınların kimliğidir…”

Ekmek ve Gül Kasım 2021 sayısı

Ekmek ve Gül yokluğu, yoksulluğu ve şiddeti değil, refahı, güvenç ve huzuru, eşit bir yaşamı hak eden kadınların mücadele kürsüsü olarak bu 25 Kasım’da kadınlara ses soluk olacak.

Şiddete, eşitsizliğe ve yoksulluğa karşı çaresiz değiliz

Burası senin kürsün: Yaz, çiz, paylaş, anlat… Birlikte yükselsin; “Şiddete, eşitsizliğe ve yoksulluğa karşı çaresiz değiliz”in sesi.

Yarın değil şimdi, yalnız değil hep beraber!

Bir araya gelme ihtiyacı bir bıçak gibi teni geçince aşılır. Asıl zor olan, birlikte değiştirmeye, ancak örgütlü güç olunca değiştirebileceğine duyulan inanç bunca azalmışken bir araya gelmek.

Hülya ne yapsın?

Hülya’nın yaşam kesitinde hepimiz için tanıdık hisler, olaylar var. Peki ya, Hülya’nın sıkıştığı ikilik dışında başka seçeneği yok mu?

Bilinen hikayelerin bilindik sonlarını değiştiren kadın dayanışması

Çocuğu kayınbiraderi tarafından istismar edilen Esra, şikayetçi olunca kocası Esra’ya hayatı dar etmiş. Esenyalılı kadınlar ise dayanışmayla Esra’ya yeni bir hayat kurmak için işte böyle çabalamış…

İMES’te kadın işçiysen işyerinde, durakta, yemek yediğin lokantada tacizin hedefisin

Kadınlar işyerlerinde de her an tacizle burun burunalar. İMES’te farklı bloklardaki farklı işyerlerinde çalışan kadınlarla maruz kaldıkları taciz ve şiddete dair konuştuk.

‘Yurtsuzlar’ şiddete karşı yalnız olmasın!

Geleceğinden korktuğu için şiddete mecbur kalmak, market alışverişi için bile korkarak çıkmak ve şiddetten koruyucu mekanizmaları nasıl kullanacağını bilmemek… Göçmen kadınlar bugün bu döngüye mahkum…