DERGİMİZDEN

Mama karşılığı satılığa çıkarılan televizyonun düşündürdükleri

Adana’dan Fatma, sosyal medyada televizyonunu mama ve bebek bezi karşılığında satılığa çıkaran bir yurttaşın ilanına ve ona yapılan yorumlara dair duygularını paylaşıyor.

Devletin bir güvencesi olmayınca ‘ya koca ya aile’ mi?

‘Hiçbir kadın umutlarından, hayallerinden olmamalı. Ben birçok hayalimi çöpe attım. Devletin verdiği bir güvence olmayınca ‘ya koca ya aile’ seçeneklerim oldu sadece.’

Kadın günlükleri...

Malatya’dan Eğitim Sen Üyesi Nuray Karadağ, yoksulluğa, kadın düşmanlığına, mülteci düşmanlığına, ayrımcılığa, nefret söylemlerine dair anekdotlarını paylaşıyor Ekmek ve Gül okurlarıyla.

Bolşevik mücadelenin durmak bilmeyen kalbi: Konkordiya Samoilova

Konkordiya Samoilova kızıl bayrağı geleceğe korkusuzca taşıyan kadınlardandı. Çarlık Rusya’sında bodruma hapsedilen genç kadınları özgürlüğüne kavuşturan Vera’lardandı…

Ekmek ve Gül Temmuz 2021 sayısı

Ekmek ve Gül’de bu ay kadınlar artan baskı, yoksulluk, şiddet, hak gaspları karşısında birlikte mücadele çağrısını büyütüyor…

Yokuşu birlikte çıkacak olan bizleriz

Dergimizde bu yokuş yukarı kürekleri çektiğimiz mücadelenin yollarını arıyor kadınlar, sesleniyor birbirlerine nasıl alacağımızı bu yolu.

Bizi yakan ateşi küle çevirelim!

Haklarımıza bugün de saldırıyorlar, yarın da saldıracaklar ve bizim beklemeye tahammülümüz yok! Bir hakkı kazanmak için olduğu kadar onu korumak için de bunca mücadele vermişken hele!

‘Çocuk yaşta evlilik insan hakkı’ sözüne yanıt: Sen onu Eda’yla Başak’a anlat!

Eda ve Başak, çocuk yaşta zorla evlendirilen iki kadın. Hayal ettikleri değil, kendilerine zorla kabul ettirilmek istenen hayatları sürdürmek zorunda kalmalarına isyanları var…

Yasaların yetersizliği nafakaya mecbur kadınların elini kolunu bağlıyor

Boşanmak kadınların yaşamındaki şiddetin bittiği anlamına gelmiyor. Çalışamayan, nafakaya mecbur olan kadınları zorlu bir yaşam bekliyor. Okuyacağınız mektup her şeyi en açık biçimde özetliyor....

Tek isteğimiz İstanbul Sözleşmesi uygulansın!

‘Tek isteğimiz İstanbul Sözleşmesi uygulansın, kadınlar ve çocuklar özgür olsun.’ Pendik'ten cam işçisi bir kadın yazdı...

Kadına düşman, mülteciye düşman!

İstanbul Sözleşmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp 1 ay boyunca cezaevi koşullarındaki geri gönderme merkezinde tutulan, sonra farklı illere sürgün edilen 3 İranlının yaşadıkları…

İsveçli Nayazik ölüm tehdidi sonrası ülkesine geri döndü, ya kalanlar!

Aldığı ölüm tehdidi sonrası Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan Nayazik üzgün; ülkede her gün türlü şiddet biçimleriyle yüz yüze kalan kadınlar için ise endişeli...

‘Kadınları baskılayanlar değil kadınlar kazanacak’

“Kızım, ‘Anne ya sen de Emine Bulut gibi olursan’ dedi. Hep korku hep stres. Ama iyileşince ve ayağım yere basınca sizinle olacağım, kadınlar için mücadele edeceğim.”

Devlet, koca, patron işbirliğiyle köşeye sıkıştırılan bir kadın: Müjde

Kilitli kapılar ardında çocuklarını yalnız bırakmak zorunda kalan annelerin, güvenceli işi elinden alındığında mutsuz evliliğine geri döndürülmek zorunda bırakılan kadınların hikayesi: Müjde...

Mardin’den Alanya’ya umut yolculuğu

Birgül, hasta kızının tedavisi ve iş bulmak için doğduğu yerden göç eden, göç ettiği yerde de işsizlikle mücadele eden bir kadın. Anlattıklarına benzer hayatlar sürmek zorunda kalan binlerce kadın var

Bizler sayıdan ibaret değiliz!

Üniversite mezunu Sedef, iş arama sürecinde yaşadıklarını hissettiklerini kaleme aldı…

90 kuruşu hesaplamak zorunda bırakılanlar: Gözlerimin içindeki neşe gitti

Yaşam koşullarının daha da kötüye gittiğini belirten genç kadınlarla içinde bulundukları durum ve hayat şartları üzerine konuştuk.

Türkiye ekonomisi yüzde 7 büyümüş, senin haberin var mı?

Ülkenin dört bir yanından kadınlara sorduk; bu yüzde 7’lik büyümeden sizin payınıza ne düştü, patronların kârına kâr kattığı, neşelerine neşe kattıkları bu süreçte sizde 'büyüyen' ne oldu?

TİS sürecinde bize de ne istediğimizi sorun!

Kocaeli’den metal işçisi bir kadın, TİS taleplerine dair Ekmek ve Gül’e mektup yazdı: ‘Regl günlerinde ayda bir gün ücretli izin hakkımız olmalı. Çocuk parası artırılmalı...’

‘Kadınlar olarak adaylığımızı koyduk, temsilci olduk!’

İzmir’den işyeri baştemsilcisi bir kadın anlatıyor: ‘Bastırılmak istendim, susturulmak istendim. Ama sonuçta seçim sandığında işçi arkadaşlarımızın iradesi konuştu.’