Ankara’da 29 Mayıs 2024’te Selahattin Özdemir tarafından öldürülen Serap Doğan’ın yargı süreci, Türkiye’de kadına yönelik şiddete dair adalet mekanizmalarının nasıl işlemediğini bir kez daha gösterdi. Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, soru önergeleri ile Serap Doğan’ın şiddetten korunabilmek için yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, öldürüldüğü gün kolluğun geciken müdahalesini, ihmali olan kolluk hakkında verilen takipsizlik kararını, bakanlıkların İdare Mahkemesince aklanmasını gündeme getirdi.
Elâzığ’ın kararı Ankara’da geçerli sayılmadı
Selahattin Özdemir tarafından ısrarlı takip ve tehdide maruz kalan Vergi Müfettişi Serap Doğan, teftiş için görevlendirildiği Elâzığ’da arkasından Selahattin Özdemir’in geldiğini öğrendi. 30 Nisan’da Elâzığ 1. Aile Mahkemesinden 3 aylık koruma kararı aldı. Ardından korktuğu için 1 hafta içinde Ankara’ya dönen Doğan, Ankara’da da takip ve tehdit edilince karakola başvurarak koruma kararının ihlal edildiğini bildirdi. Ancak Ufuktepe Karakolu “Elâzığ’ın kararı burada geçerli değil” diyerek kararı uygulamadı. Serap Doğan savcılığa çok sayıda şikayette bulunsa da sonuç alamadı.
Elektronik kelepçe: Karar var, uygulama yok
20 Mayıs 2024’te Serap’a silahlı saldırıda bulunduğunda, Serap Doğan araçla kaçabildi. Aracın plakasını da bildirerek şikayetçi olan Serap’ın bu başvurusu da sonuçsuz kaldı. Serap aynı gün Ankara 2. Aile Mahkemesine başvurarak Selahattin Özdemir hakkında elektronik kelepçe kararı aldırdı. Ancak kelepçe takılmadı.
24 Mayıs’ta Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi ŞÖNİM tarafından aranan Serap Doğan, aramada “Selahattin Özdemir’i 5 kere şikayet ettiğini, kendisini öldürmeye teşebbüs eden şahsın neden hâlâ dışarıda olduğunu anlayamadığını, korkudan evden çıkamaz hale geldiğini, yargı sisteminin çok yavaş ilerlediğini, çok öfkeli olduğunu, elektronik kelepçenin hâlâ uygulanmadığını” söyledi.
27 Mayıs’ta Yenimahalle Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Öfke Kontrolü Eğitim Birimi, rapor düzenlenmesi ve görüşme yapılması için faile çağrı kağıdı gönderdi. İdare Mahkemesi tutanağından çağrı kağıdına dönüş olmadığı için rapor düzenlenmediği öğrenildi.
Serap’ı ve ablasını rehin aldı
29 Mayıs sabah 09.30 civarında Selahattin Özdemir, Serap Doğan’ın ablasının evine terastan girerek Serap ve ablasını rehin aldı.
Serap Doğan, cep telefonundan Kadın Destek Uygulaması - KADES uygulamasıyla yardım istedi. Saat 10.00’da polis ekibi binaya geldi, Serap’ı “Açık adres istemek üzere” geri aradı. Rehin tutulan Serap tuşa yanlışlıkla bastığını söyleyince polis adresten ayrıldı.
Rehin tutulan abla için polis: Akli dengesi yerinde mi?
O sırada ablası, kardeşlerine rehin alındıklarını bildirip 155’i aramalarını istedi. İhbar üzerine polis yeniden apartmana gitti ancak sadece yöneticiyle görüştü ve binadan ayrıldı.
Dışarıdaki kardeşin tekrar araması üzerine polis yeniden adrese giderek kapıyı çaldı. Rehin tutulan abla, kapıdaki polislere yine “sorun yok” demek zorunda kaldı. Ancak jest ve mimiklerle durumu anlatmaya çalıştı. Polisler kimlik kontrolü yaparak evden ayrıldı. Hatta öyle ki polis ihbarı yapan kardeşleri arayarak “Ablanızın akli dengesi yerinde mi?” diye sordu. O sırada rehin tutulan abla fırsatını bularak evden kaçıp polislerin yanına gidip olan biteni anlattı.
Müdahale kararının ardından özel harekat ekipleri ve müzakereci talep edildi. Ancak “Çelik yelek olmadığı” gerekçesiyle polisler karakola döndü.
Nihayetinde sabah 09.30’da kolluk kuvvetlerine bilgi verilmiş olmasına karşın ilk müdahale ancak 16.41 sıralarında gerçekleştirildi. Eve girildiğinde ise Selahattin Özdemir’in önce Serap Doğan’ı öldürdüğü ardından da intihar ettiği görüldü.
Soruşturma 10 gün içinde kapatıldı
Cinayetin ardından Serap Doğan’ın ailesi, kolluk görevlileri hakkında şikayette bulundu. 12 Haziran’da ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesine bile başvurmadığı kolluk görevlilerinin “Hiçbir sorumluluğu olmadığına” 10 gün içinde karar vererek dosyayı kapattı.
İçişleri Bakanlığı ‘Güvenlik sağlandı’ dedi
Serap Doğan’ın ailesi, yaşanan ihmalleri sıralayarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına karşı İdare Mahkemesine tazminat davası açtı. Ankara 6. İdare Mahkemesi de savcılık gibi “Kurumların bir ihmal ya da kusurunun olmadığına” karar verdi.
İçişleri Bakanlığı yaptığı savunmada Serap Doğan’ın öldürüldüğü gün, “Silahla yaralanma olayının anonsu üzerine ekiplerin olay yerine intikal ettikleri ve gerekli güvenlik tedbirlerini aldıkları, suçu işlediği hükme bağlanan şahsın eyleminin idarenin sorumluluğunda olmadığını” savundu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise, Bakanlığın bu süreçte hiçbir sorumluluğu olmadığını söyleyerek savunma yaptı.
Bakanlıklar kusurlu bulunmadı, yargılama giderleri aileye yıkıldı
İdare Mahkemesi, “Devletin yaşam hakkını korumak için gerekli önleyici tedbirleri alma yükümlülüğü bulunduğunu” belirtti ve “sorumluluk doğması için yetkililerin açık ve yakın bir tehlikeyi bildiği ya da bilmesi gerektiği halde gerekli önlemleri almamış olmasının ortaya konulması gerektiğini” vurguladı.
Buna rağmen mahkeme, şiddetten kaçabilmek için başvurmadığı yer kalmayan Serap Doğan’ın ölümünde “Hizmet kusuru bulunmadığına” hükmederek 13 Mart’ta davayı reddetti. Yargılama giderleri de aile yakınlarına yıkıldı.
Mahkeme: Olaya müdahalede gecikme olmadı
Ankara 6. İdare Mahkemesi kararında, önleyici ve koruyucu tedbir kararlarının gecikmeksizin yerine getirilmeye çalışıldığı, Serap Doğan’a gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, teknik takip kararı ile yaşanan olay arasında kısa bir süre bulunduğu, kolluk görevlilerinin aldığı tüm ihbar ve şikayetleri zamanında değerlendirdiği, olaya müdahalede gecikme veya savsama olabilecek herhangi bir eyleme rastlanılmadığı öne sürüldü.
Serap Doğan’ın ablası Aysel Doğan, İdare Mahkemesinin kararını “Gerçeklerle hiçbir alakası yok, siyasi bir müdahale olduğunu düşünüyorum” diye değerlendirdi; İdare Mahkemesinin istinafa başvurmalarına rağmen dosyayı tuttuğunu söyledi.
Doğan, bir yılı aşkın süredir dava açılması talebiyle Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurunun da hâlâ beklediğini ekledi. Doğan, sorumluların yargılanmasını talep ediyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















