Emel Akbaş’ın şüpheli ölümünde etkin soruşturma yok, gizlilik var
Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, Antep’te evinin balkonundan şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren Emel Akbaş’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayı Meclis gündemine taşıdı.

Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, Antep’te 2 aylık hamileyken evinin balkonundan düşerek yaşamını yitiren Emel Akbaş’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayı Meclis gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, dosyada yer alan çok sayıda çelişki ve ihmale rağmen soruşturmanın takipsizlik kararıyla kapatıldığını belirterek etkin soruşturma yürütülüp yürütülmediğini sordu.

Karaca, önergesinde Emel Akbaş’ın evliliği boyunca eşi Mehmet Şirin Bayhan tarafından sistematik psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığının ortaya konulduğunu hatırlattı. Buna rağmen Akbaş’ın 26 Haziran 2025’teki ölümüne ilişkin soruşturmanın 29 Nisan 2026’da kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandırıldığını ifade etti.

Dosyada ciddi çelişkiler ve şüpheler var ama etkin soruşturma yok

Karaca, soruşturma dosyasında yer alan bulguların etkin bir inceleme yapılmadığını gösterdiğini belirtti. Şüpheli konumdaki eşin, olay sırasında evde bulunmasına rağmen komşulardan sonra aşağı inmesi ve bunun nedenini açıklayamaması, Emel Akbaş’ın ailesine haber vermek yerine ilk olarak iş arkadaşını araması, ölümden sonra Akbaş’ın telefonundan mesajlaşmalar yapılması ve telefonun iki gün boyunca kolluktan kaçırılarak mesajların silinmesi gibi hususlara dikkat çekti.
Önergede ayrıca, telefonun şifresi verilmiş olmasına rağmen adli inceleme personelinin “şifre olmadığı için telefon imajı alınamadı” gerekçesiyle inceleme yapmamasının, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının istenmemesinin, ailenin sunduğu orijinal görüntülerin bilirkişiye verilmemesinin ve görüntülerde yer aldığı belirtilen silüetin araştırılmamasının soruşturmadaki eksiklikler arasında olduğu vurgulandı.

‘Dosyada faili koruyan bir barikat örüldü’

Karaca, soruşturma sürecinde dosyaya gizlilik kararı getirildiğini, bu nedenle ailenin ve avukatlarının delillere erişiminin engellendiğini ifade etti. Bu durumun adeta faili koruyan bir barikat oluşturduğunu belirten Karaca, Emel Akbaş’ın annesinin “Kızımın dosyası, Gülistan Doku’nun dosyası gibi incelensin” sözlerinin şüpheli kadın ölümlerinde yaşanan cezasızlık sorununa işaret ettiğini kaydetti.

Kadınların yaşam hakkını korumayan mekanizmaların, kadınlar öldürüldükten sonra da etkin soruşturma yürütmeyerek failleri aklayan bir yargı pratiği ürettiğini belirten Karaca, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yürütüldüğüne ilişkin iddiaların bu dosyaların nasıl ele alındığıyla ölçülebileceğini söyledi.

Bakanlığa 20 soru

Karaca, önergesinde Adalet Bakanlığına; dosyada kaç bilirkişi raporu alındığından kamera kayıtlarının orijinalliğinin araştırılıp araştırılmadığına, HTS ve baz istasyonu kayıtlarının incelenmesinden DNA analizlerine, gizlilik kararının gerekçesinden takipsizlik kararı öncesinde tüm delillerin toplanıp toplanmadığına kadar 20 soru yöneltti.
Karaca ayrıca, kadınların şüpheli ölümlerine ilişkin soruşturmalarda delil güvenliği ve dijital delillerin korunmasına yönelik özel bir çalışma bulunup bulunmadığını, kamuoyunda tartışma yaratan dosyalarda etkili soruşturma standartlarının uygulanmasının nasıl denetlendiğini ve Emel Akbaş dosyasındaki işlemlerin ayrıca değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini de sordu.

Fotoğraf: DHA

İlgili haberler
Şüpheli kadın ölümlerinde cezasızlık zırhı: Adalet nerede?

Türkiye’de 2024’ün ilk 10 ayında 184 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu: 'Şüpheli ölümler veri olarak tutulmadığı için, devlet bu cinayetleri görmezden gelerek kendini sorumluluktan kurtarıyor.'


Editörden