Toz pembe gelecek hikayesi yalan oldu
‘Artık özel sektörde çalışmak istemiyorum çünkü emeğin karşılığı verilmiyor. Sen kendini ne kadar yıpratırsan yıprat onlar senden daha fazlasını istiyor.’

24 yaşındayım. Henüz 18 olmadan üniversite seçimi yapacaktım. Bir sene ara vermek istesem de ailem beni “Ders çalışmana müsaade edemeyiz, bize destek olmak zorunda kalırsın” diyerek tercih yapmaya zorladı. İki senelik çetrefilli bir üniversite hayatından pek bir şey anlamamıştım. Çünkü pandemi hepimizi mahvettiği gibi benim okul hayallerimi de mahvetti.

Eğitim hayatım pek güzel geçmedi. Okula gidememek içimde hep ukde kaldı. İki sene sonunda mezun oldum fakat pandemi yüzünden işe giremedim. Neredeyse çevrede bulunan bütün hastanelere özgeçmişimi bıraktım, internet üzerinden yolladım, başvuru yaptım. Ama biri bile dönmedi.

Bir sene boyunca işsiz kaldım. Hani eğitim hayatım bitti; artık ayaklarımın üzerinde durma, kendi paramı kendim kazanma, kendi ihtiyaçlarımı kendim halletme vakti derler ya... Sandığım gibi olmadı. İşsiz kalınca bu güzel ülkemin bana attığı ilk kazıkla başladım hayatı öğrenmeye. Lise yıllarında öğretmenlerin bize anlattıkları o toz pembe hayaller kalmadı.

Bir süre sonra arkadaşım sayesinde sağlık sektöründe farklı bir alanda çalışmaya başladım. İlk kez bir işe giriyordum ve kendi maaşım olacaktı. Ben bunların düşünü kurarken bir kez daha hayatın gerçekleri ile karşılaştım. Mobbingi, insanları kayıranları görmek canımı çok sıktı. Pes etmek istemedim. İlk işimdi, acemiydim, her şeyi yeni öğreniyordum sonuçta.

İşi sevdim, ortamı sevdim ama acayip bir yoğunluk vardı. 12 saat çalıştığımı hatırlıyorum. Gece mesaileri, insanları idare etmek, sürekli yorgun değilmiş gibi görünmek, hep güler yüzlü olmak... 

Sekiz ay zor idare ettim, sonunda pes edip istifamı vererek ayrıldım işten. Ara verdim üç ay çalışmadım ama çok sıkıldım, tekrar iş aramaya koyuldum. Farklı bir klinik buldum, orada çalışmaya başladım. Burayı da çok sevdim ama buranın da maaşı beni tatmin etmiyordu. Yani kısacası nerede çalışırsak çalışalım illa bir eksiklik, bir problem var.

Hiçbir yer bizim performansımızın ve emeğimizin karşılığını vermeyecek, vermiyor da. Haftanın 60 saati çalışan biri için yüzde 30 zam yapması gereken yerler eğer yüzde 20 küsür kadar zam yaparsa kimse kabul edemez ki! İkinci girdiğim klinikten çıkışım da tam olarak bu nedenle oldu.

Artık özel sektörde çalışmak istemiyorum çünkü emeğin karşılığı verilmiyor. Sen kendini ne kadar yıpratırsan yıprat onlar senden daha fazlasını istiyor. Ama maaşa gelince zam yapmıyor.

Şu an ailemin iş yerindeyim. Ufak bir baskı atölyemiz var, imalatını ve satışını yaptığımız bir yer. Ben, babam ve erkek kardeşlerim çalıştığımız için aile yeri diyebiliriz. Bu yüzden bunlarla beraber illa sorunlar, sıkıntılar, kavgalar oluyor. Belki diğer işçi, emekçi kadınlara göre henüz genç ve toyum ama inanın inanılmaz şeylere şahit oldum ve hepsi bana çok şey kattı.

Fotoğraf: Canva pro yapay zeka


Editörden