Eğitim emekçisi Koparan'ın ölümünün ardındaki tablo: Yoksulluk, şiddet, mobbing
28 yaşındaki sözleşmeli okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, eğitim emekçisi kadınların yaşadıkları idari baskı, şiddet ve yoksulluğu bir kez daha gözler önüne serdi.

Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 28 yaşındaki sözleşmeli okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması üzerine ortaya çıkan iddialar ve belgeler, eğitim emekçisi kadınların çalışma hayatında idari baskılar, mobbing, şiddet ve yoksullukla nasıl tek başına boğuşmak zorunda bırakıldıklarının açık göstergesi oldu.

Kısa Dalga’dan Gülseven Özkan’ın hazırladığı habere göre, Koparan 2025 yılının şubat ayında sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladı ve ilk ataması Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu’na yapıldı. Burada barınma ve güvenlik sorunlarıyla karşılaşan Koparan, burada öğretmenler için lojman olduğu söylense de bunun tek kişilik bir lojman olduğu ve bir erkek öğretmenin burada kaldığını, bölgedeki diğer yerleşim alanlarının da iş yerine uzak olduğunu belirterek görevlendirme talep etti. Bu talebin ardından Hamur ilçesinde bulunan Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna atandı. Burada görev yaptığı sürece okul müdürü Melahat İleri tarafından mobbinge maruz kaldığı hem Koparan’ın kendi başvurularından hem de yakın çevresine anlattıklarına ortaya çıktı. Koparan’ın okul servisinde yaşanan bir tartışma sırasında okul müdürü tarafından şiddete uğradığı iddia edildi. Ancak olayın ardından okul müdürü darp raporu aldı ve Koparan hakkında idari süreç başlatıldı. Koparan bu sürecin ardından yeniden Soğanlıtepe İlkokuluna gönderildi. Karakazan İlkokulu ve Ortaokulu velileri ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Koparan’ın okula geri gelmesini talep ettikleri dilekçeler gönderdi.

Koparan’ın ölümünün ardından serviste yaşadığı şiddete ilişkin imzasının yer aldığı bir tutanak ortaya çıktı. Tutanakta, Koparan’ın okul müdürü İleri ile sözlü tartışma yaşadığı ve hakarete uğradığı; ardından da okul müdürünün Koparan’a iki kez tokat attığına yer verildi. Tutanakta Koparan’ın gerekli makamlara başvurarak şikayetçi olduğu belirtildi.

Koparan soruşturmanın ardından Soğanlıtepe İlkokulunda görev yapmaya başladığında yaşadığı ulaşım ve barınma koşullarına ilişkin Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne resmi başvuruda bulundu. 20 Mayıs 2026 tarihli dilekçede Koparan, yaşadığı zorlukları ayrıntılı şekilde anlatarak ilçe içerisinde başka bir eğitim kurumunda geçici olarak görevlendirilmesini talep etti. Koparan, Ağrı merkezde ikamet ettiğini ve görev yaptığı okula servisin olmaması, toplu taşıma ve kendi aracı bulunmaması sebebiyle ticari taksiyle gitmek zorunda kaldığını belirtti. Ulaşım masraflarının büyük bir ekonomik yük oluşturduğunu belirten Koparan, daha önce de bahsettiği barınma sorununun da sürdüğünü ve lojmanda kalma konusunda kendisini güvende hissetmediğini dilekçesinde ifade etti.

Koparan'ın kardeşi Raziye Türen: Süreçte ihmali olan herkes araştırılsın

Koparan’ın kardeşi Raziye Türen üç kız kardeş olarak işçi bir anne ve babasının çocukları olarak büyüdüklerini ve aile ilişkilerinin kuvvetli olduğunu belirterek, “O gün de annemle havadan sudan sohbet etti. Arkadaşlarıyla buluşacağını söyledi. Hiçbirimize veda niteliğinde bir konuşması olmadı. Arkasında bir not ya da delil bırakmadı" dedi.

Koparan’ın okulda yaşadığı sorunlardan ve maddi sıkıntılardan etkilendiğini belirten Türen, "Günlük taksi ücretleri bazen 3 bin lirayı buluyordu. 'Param yok, ne yapabilirim?' diyordu. Bu nedenle rapor aldığı zamanlar oluyordu. Kaymakamlığa gitti. İlçe milli eğitim müdürlüğüne başvurdu ancak sonuç alamadı. 'İlgileneceğiz' denilmiş. Hatta ilçe müdürlüğünün, '70 bin lira maaş alıyorsun, 3 bin lira ne olacak?' dediğini öğrendik" dedi.

Kardeşinin üyesi olduğu Eğitimciler Birliği Sendikasından (Eğitim-Bir-Sen) yeterli desteği göremediğini öne süren Türen, "Hastaneye gittiğimiz süreçte ne arayan oldu ne de taziye mesajı gönderen. Bakanlık herhangi bir açıklama yapılmadı. Buna karşılık üyesi olmadığı Eğitim-iş sendikası bize avukat desteği teklif etti ve iletişim halinde oldular" diye konuştu. Raziye Türen, aile olarak tek beklentilerinin sürecin tüm yönleriyle araştırılması olduğunu söyledi: "Bir kişiyi hedef göstermek istemiyoruz. Kız kardeşimi bu noktaya getiren süreçte ihmali olan, kapıları yüzüne kapanan, sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların hesap vermesini istiyoruz. Tek isteğimiz adaletin sağlanması.”

Koparan’ın ailesi Koparan’ın Ağrı’dayken yaşadığı sorunlar nedeniyle çevrim içi terapi desteği aldığını belirtti.

'Yaşananları bir ceza olarak görüyordu'

Kamu görevlisi olması nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen ve Koparan'ın yakın meslektaşlarından olan bir öğretmen, 17 Nisan'da yaşanan ve tarafların karşılıklı şikayetçi olduğu olayın ardından Koparan’ın yoğun bir stres yaşadığını belirtti. Koparan'ın haksızlığa uğradığını düşündüğünü söyleyen öğretmen, "Kendisi okuldan uzaklaştırıldı ama okul müdürünün görevine devam etmesine çok içerliyordu. 'Neden sadece ben cezalandırılıyorum?' diye soruyordu. Soruşturma henüz sonuçlanmamışken, kimin haklı kimin haksız olduğu belli değilken yalnızca kendisine yönelik işlem yapıldığını düşünüyordu" dedi.

Meslektaşı, Koparan'ın yeniden Soğanlıtepe'deki görev yerine gönderilmesinin ardından son çare olarak Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gittiğini belirterek şunları söyledi:

"İl milli eğitim müdürlüğünde görüştüğü yetkili, ilçe aracılığıyla il merkezine görevlendirme talebinde bulunabileceğini söylemişti. 'İlçene dilekçe ver, bize göndersinler, burada sana uygun bir yer bulabiliriz' denilmişti. Ancak Irmak, bu sürecin ilerletilmediğini düşünüyordu. 'Beni vermek istemiyorlar' diyordu. Yaşananları adeta bir ceza olarak görüyordu."

Eğitim- İş: Hiçbir iddia görmezden gelinmeden araştırılsın

Eğitim-İş Ağrı Şubesi Basın Sekreteri İbrahim Altun, özellikle okul servisinde yaşandığı öne sürülen olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu konuda farklı anlatımlar var. Tanık beyanları, idari soruşturma ve adli süreç sonucunda gerçeğin ortaya çıkması gerekiyor. Bizim talebimiz kimsenin peşinen suçlanmaması ama hiçbir iddianın da görmezden gelinmemesidir" ifadelerini kullandı.

Yetkililer ne dedi?

Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş öğretmenin taleplerinin ilçe tarafından dikkate alınmadığına yönelik ifadeler için, “Onlar asılsız, bu konuda gerekli açıklamalar yapılır, müsait değilim” dedi.

Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ise Koparan'ın ölümüyle ilgili hem adli hem de idari soruşturmanın sürdüğünü belirterek, sürecin yakından takip edildiğini iddia etti.

Koparan'ın görev yeri değişikliği ve barınma koşullarına ilişkin aile ve meslektaşları tarafından dile getirilen iddialara da değinen Kökrek, bu konuların İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yansımadığını söyledi. Görev yeri değişikliği kararına ilişkin değerlendirmede bulunmaktan kaçınan Kökrek, "Bununla ilgili yorum yapmam doğru olmaz. Oradaki idarenin takdir yetkisi söz konusu. Yaşanan sürece birebir tanıklık edenler ilçede görev yapan kişiler" dedi.

Yaşanan olayla ilgili Ağrı Valiliği de açıklama yaparak adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü belirtti. Milli Eğitim Bakanlığının ise adli ve idari süreci yakından takip ettiği iddia edildi.

Gözaltına alınan Karakazan İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Melahat İleri ise serbest bırakıldı. Müdür İleri'nin mobbing iddialarını kabul etmediği öğrenildi. Ayrıca okul müdürü İleri'nin görevden alındığı öğrenildi.

Özgül Saki'den Bakan Tekin'e soru önergesi

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise Koparan'ın ölümünü ve yaşadıklarını Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sordu. Saki, "Kamuoyuna yansıyan iddialar doğruysa, bir öğretmen şiddete maruz kaldığını bildirmiş, görev yeri değişikliği talebinde bulunmuş, ulaşım, barınma ve güvenlik sorunlarını resmi makamlara iletmiş; buna rağmen söz konusu sorunların giderilmediği ve korunmak yerine daha ağır koşullarla karşı karşıya bırakıldığı ileri sürülmüştür. Bu durumda yalnızca bireysel sorumlulukların değil, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve bağlı idari birimlerin koruma yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Yaşananların bireysel bir trajedi olarak değerlendirilmeyeceğini belirten Saki, " Bu olay, öğretmenleri yalnızlaştıran, kadın eğitim emekçilerinin güvenli çalışma hakkını yeterince güvence altına almayan, hak arama girişimlerini sonuçsuz bırakan, liyakat ve hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflatan uygulamaların sonuçlarının da sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır" ifadelerini kullandı ve şu soruları yöneltti:

    1. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüne ilişkin Bakanlığınız tarafından başlatılan idari incelemenin kapsamı nedir? İnceleme kapsamında hangi iddialar ve hangi kamu görevlilerinin işlem ve uygulamaları araştırılmaktadır?
    2. Irmak Ayşe Koparan’ın görev yeri değişiklikleri ve görevlendirme süreçleri hangi gerekçelerle gerçekleştirilmiştir? Son görevlendirme kararını kim veya hangi makam vermiştir?
    3. Irmak Ayşe Koparan’ın okul yöneticisi tarafından şiddete maruz kaldığı yönündeki beyanları ve bu yöndeki tanık anlatımları Bakanlığınıza, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ulaşmış mıdır? Ulaşmışsa bu iddialarla ilgili hangi işlemler yapılmıştır?
    4. Şiddet uyguladığı iddia edilen okul yöneticisi hakkında herhangi bir idari veya disiplin soruşturması başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa sonucu ne olmuştur? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?
    5. Irmak Ayşe Koparan’ın ulaşım, barınma, güvenlik, görev yeri değişikliği veya çalışma koşullarına ilişkin yaptığı başvurular ve verdiği dilekçeler bulunmakta mıdır? Bu başvurulara hangi makamlar tarafından ne şekilde yanıt verilmiştir?
    6. Irmak Ayşe Koparan’ın şiddet, güvenlik, ulaşım, barınma veya çalışma koşullarına ilişkin şikâyet ve taleplerinin ardından görev yerinin değiştirilmesi arasında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmakta mıdır? Bakanlığınız söz konusu görevlendirmenin cezalandırıcı veya sürgün niteliğinde bir uygulama olup olmadığını incelemekte midir?
    7. Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı bölgede öğretmenlerin güvenli ulaşım ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hangi imkânlar sağlanmaktadır? Bakanlığınız bu konuda herhangi bir eksiklik veya ihmal tespit etmiş midir?
    8. Irmak Ayşe Koparan’ın maruz kaldığı iddia edilen mobbing, idari baskı, cezalandırıcı görevlendirme, ekonomik yük ve çalışma koşullarının ölümüne giden süreç üzerindeki etkileri idari inceleme kapsamında araştırılmakta mıdır?
    9. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticilerinin söz konusu süreçteki işlem ve uygulamaları hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma yürütülmekte midir?
    10. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünden önce psikolojik destek, rehberlik, koruma veya görev yeri değişikliği talebinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmakta mıdır?
    11. Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı kurumlarda bulunan okul yöneticilerinin atanma ve görevlendirilme süreçleri incelenmekte midir? Söz konusu yöneticiler hakkında daha önce mobbing, şiddet, baskı veya görevi kötüye kullanma iddialarıyla yapılmış başvuru ve soruşturma bulunmakta mıdır?
    12. Son beş yılda öğretmenler tarafından mobbing, idari baskı, şiddet, ayrımcılık veya sürgün niteliğinde görevlendirme iddialarıyla Bakanlığınıza yapılan başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçı hakkında idari soruşturma açılmıştır?
    13. Son beş yılda öğretmenlerin intiharları, şüpheli ölümleri veya ağır psikolojik yıpranma iddialarıyla bağlantılı olarak Bakanlığınız tarafından kaç idari inceleme yürütülmüştür?
    14. Kadın öğretmenlerin özellikle kırsal bölgelerde güvenli ulaşım, güvenli barınma ve güvenli çalışma koşullarına erişimini sağlamak amacıyla Bakanlığınız tarafından yürütülen özel bir politika veya program bulunmakta mıdır?
    15. Bakanlığınız kadın öğretmenlerin uzak ve dezavantajlı bölgelerde karşı karşıya kaldıkları güvenlik, ulaşım, barınma, şiddet ve mobbing risklerine ilişkin toplumsal cinsiyet temelli veri toplamakta mıdır? Son beş yılda bu kapsamda Bakanlığınıza ulaşan başvuru sayısı kaçtır?
    16. Öğretmenlere yönelik mobbing, şiddet ve idari baskı iddialarının bağımsız, şeffaf ve etkili biçimde soruşturulmasını sağlayacak yeni bir mekanizma oluşturulması yönünde Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
    17. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüne giden süreçte ihmali, kusuru, görevi kötüye kullanma veya mobbing uygulama sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kamu görevlileri hakkında idari ve disiplin işlemleri başlatılacak mıdır?

Fotoğraf: Irmak Ayşe Koparan


Editörden