TKIS’ta patron baskısına karşı örgütlülük kazandı
‘Sendika eli güçlü bir şekilde masaya oturacak. Çünkü iyi bir sözleşme imzalayacak bir işçi örgütlülüğüne sahip.’

Yaklaşık iki yıl önce çoğunluğu kadın işçilerden oluşan TKIS perde fabrikasında, işçiler sendikalaşmaya karar verdiler. İşçiler üç ay içinde örgütlenme sürecini tamamlarken öncü arkadaşlarına güvenmiş ve çalışma koşullarını düzeltmek üzere bir araya gelebilmişlerdi. Bu süreç içinde her yerde olduğu gibi kimsenin birbirine güveni yoktu. Her işçi bir diğerinden “olmaz” diyerek söze başlıyordu. Fakat kötü çalışma koşulları, ücretlerin düşük olması ile bu durumu değiştirebilmek için birleşmekten başka çareleri olmadığını görmek zorunda kaldılar. Örgütlenme süreçlerinde, işçilerin başka fabrikalar hakkında da bilgi edinme ihtiyacı doğmuştu. Başlayan grev ve direnişleri de heyecanla takip eder hale geldiler. Digel Tekstil hemen hemen aynı zamanda örgütlenmişti. Farklı fabrikalarda çeşitli grev ve direnişlerin de devam ettiği bir dönemde TKIS fabrikasında öncü işçiler, patronun sendikalaşmayı öğrenmesiyle işten çıkarıldı.

İşten atılan işçiler sendikalarıyla beraber bir direniş çadırı kurdular. Direniş yaklaşık sekiz ay sürdü. Patron, bu süreçte yasaların kendisine verdiği tüm hakları kullandı. Sendika yetki almasına rağmen itiraz etti. Yetki davasını sendika kazandı fakat yine itiraz etti. Tabi bunların hepsi uzun bir zamana yayıldı. Yasa bu yetki davalarının dört ayda bitmesini ön görmüş olmasına rağmen tam bir buçuk yıl sürdü davalar. Aynı şekilde işten çıkarılan işçilerin de davaları daha yeni sonuçlandı.

Patronun hamlelerine karşı işçilerin birliği sürdü

Yetki itirazı ile zaman kazanmak isteyen patron, işlerini büyüttü ve ikinci fabrikayı da açtı. Ayrıca bu süreyi mahkemenin sonucunu bekleyen işçilere baskı uygulamak ve sendikasızlaştırmak için kullandı. Yasalar tüm desteği patronlara sunmasına rağmen TKIS işçileri vazgeçmedi ve sendikada kalmaya devam ettiler. Tazminatsız işten çıkarmayı hedefleyen patron, her gün işçilere tutanak tutarak disiplin kurulunun önüne çıkartsa da içerideki birlik devam etti. Zaman zaman psikolojik baskıya dayanamayanlar olduğu gibi işten istifa edenler de oldu. Ancak ağırlıklı olarak işçiler, sendikal birliklerini korumaya devam etti. Tabi bunlar kendiliğinden olmadı. İşten çıkarılan öncü işçiler, dışarıda olmalarına rağmen çalışan işçilerle bağını hiç koparmadı. Sendika ve işçiler arasındaki görüşmeler, toplantılar hep sürdü. Şimdi tüm zorluklara ve engellemelere rağmen yetki kazanıldı ve TKIS’ta 4 Mayıs günü ilk toplu sözleşme görüşmesi gerçekleşecek.

Sendika eli güçlü bir şekilde masaya oturacak. Çünkü iyi bir sözleşme imzalayacak bir işçi örgütlülüğüne sahip. Artık işçilerin hak ettikleri kazanıma ulaşmaları için mücadeleye daha sıkı sarılması gerekiyor.

‘Mızrak çuvala sığmıyor’

Sendikalaşmanın önündeki bütün engellemelere rağmen bu kazanım sadece TKIS işçileri için değil, sendikalaşma sürecinde olan işçiler için de umut olacak. Bu dönem yasaları arkalarına alarak palazlanan patronlar, işçilerin yan yana gelmesini engellemeye çalışacak. Ama işçiler için artık mızrak çuvala sığmıyor, sığmayacak.

Bu yazıyı yazdığımda 1 Mayıs’a sadece beş gün kalmıştı. Hâlâ sendikalardan örgütlü iş yerlerine tek bir çağrı yapılmamıştı. Sendikalaşmanın önünde bunca engel varken daha bir iş yerinde tek bir bildiri dahi okunmadı.

Tezgah başında çalışan işçiler ömür çürütüyor ama yine de her gün giderek yoksullaşıyor. Şimşek Programı patronlara muazzam olanaklar sunarken işçilerin başta sendikalaşma hakkı olmak üzere, en meşru hakları ellerinden alınıyor. Öyleyse sendikalar bu koşullara karşı işçilerin seslerine kulak vererek tüm barajlara, tüm yetki davalarına, tüm yasal engellemelere karşı mücadele etmeli.

Fotoğraf: Evrensel

İlgili haberler
TKIS Blinds işçileri 8 Mart’ı direniş çadırında karşıladı: 'Sendikal hakkımız engellenemez'

Tuzla serbest bölgede direnişlerinin 135’inci gününde olan TKIS Blinds işçileri 8 Mart’ı direniş çadırında karşıladı.

Direnişteki TKIS Blinds işçisi kadınlar: ‘Biz üretmeyince patronlar bir hiç’

Tuzla Serbest Bölgesi’nde, TEKSİF Sendikasında örgütlenmek isteyen ve sendikal mücadele sürecinde işten atılan TKIS Blinds işçilerinin ilmek ilmek ördüğü direniş çadırındayız.

İşten çıkarılan TKIS işçisi yazdı: ‘Temiz su, hijyenik tuvalet, insanca çalışma için sendikalaştık’

Çalıştığımız arkadaşlarımızla toplanıp taleplerimizi ilettiğimizde müdür bize dönüp ‘Ben belediye değilim’ dedi. Biz de sendikalaşmaya karar verdik.


Editörden