MEKTUP
‘Sadece kadınların da değil, tüm işçilerin saf dışı bırakıldığı bir süreç oldu. Ama onlar bizi saf dışı bıraksa da bizim dahil olmamız gerektiğini düşünüyorum.’
‘Benim babam memurdu; işçi sınıfını pek bilmezdim. Eşim sayesinde yeni yeni öğreniyorum. Patron senden aldığını sana veriyor, onu da eksik veriyor; üstüne bir de lütufmuş gibi sunuyor.’
‘Ben oğlumu toprağa verdim, haksızlığa teslim etmeyeceğim. Muhammet Kendirci için adalet...’
Onlar arasında kurulan bu dostluk, iktidarların düşmanlaştırma politikalarına rağmen kadın dayanışmasının ve halkların kardeşliğinin engellenemeyeceğini gösteriyor.
‘Her geçen gün unutturmaya çalışsalar da, bizler her kız kardeşimizin yanında durup hep birlikte kazandığımız haklarımızı savunmaya ve söke söke almaya devam etmeliyiz.’
Deprem bölgesinde kadınların yükü katlandı. Konteyner kentlerdeki dar alanlara hapsolan kadınlar, güvenlik ve gizlilikten yoksun yaşıyor. İşsizlik ve belirsizlik, aile içi şiddet riskini artırıyor.
Ağır iş yükü, zorlayıcı çalışma koşulları... Park ve bahçelerde çalışan kadın işçiler yağmur, kar demeden çalışmayı sürdürüyor ancak emekleri görülmüyor.
‘İşçileri yoksulluk sınırına bile yaklaştırmayan, açlık sınırının altında kalarak insanlara çile çektiren bu ücret; asgari yaşama dair ne iddia ediliyorsa işlevini yerine getiremiyor.’
'Halkını düşünmeyen idareciler yüzünden bu ülkede yaşamak istemiyoruz. Birçok genç gibi benim çocuklarım ve biz de yaşam şartlarının iyileştirildiği, adaletin sağlandığı, adil bir Türkiye istiyoruz.’
‘Bu yazıyı acımı hafifletmek için değil, gerçeği görünür kılmak için yazıyorum. Çünkü iş cinayetleri konuşulmadıkça, sorumlular hesap vermedikçe bu ölümler sürüyor.’
‘Önümüzdeki on yılı aile on yılı ilan ettiler. Ama yoksulluk derinleştikçe, alım gücü düştükçe ailedeki yıpranma artıyor. Sevgi, saygı kalmıyor.’
Türkmenistan’dan Türkiye’ye göçen bir kadın işçi, göçmen kadınların yaşam mücadelesini yazdı. Durdona Khokimova’nın katledilmesini duyduklarında nefes bile alamadıklarını anlattı.
25 Ocak Pazar günü Adana’nın Karşıyaka bölgesinde, kadın emeği ve yaratıcığı ile kurulan Asil Cafe’de Psikolog Ceylan Gündeş ve Avukat Sevil Aracı’nın katılımıyla kadınlarla bir buluşma gerçekleşti.
'Gebze’den kalkan sabah sekizi beş geçe treni çoğunlukla kadınlardan oluşurdu. Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Haydarpaşa ve Kadıköy’e ev işlerine gider; akşamları yorgun argın evlerine dönerlerdi.'
Gelen telefonda babamın iş kazası geçirdiğini, hayati tehlikesi olmadığını ama ucuz atlattığını öğrendim.
'Biz veliler olarak ortaklaşa bir mücadele yolu açtık. Müdürün ve idarenin bütün tehdit içeren konuşmalarına karşı biz veliler çözüm odaklı mücadele ettik ve devam edeceğiz.'
Kestel’de mahalleli kadınlar, Cemevi ve çocuk parkının dibine kadar büyüyen Güneş Tekstil’e karşı belediye meclisinde ses yükseltti.
Esenyurt’ta bir tekstil işçisi kadın, 21 bin liralık kira, bakmakla yükümlü olduğu ailesi ve okuyan çocuklarla asgari ücretin yaşamaya yetmediğini söylüyor.
‘22 yaşında genç bir işçi olarak fabrikada üç ayrı sömürü düzeni görüyorum. Çok can yakıcı ama biz işçi sınıfı güçlüyüz.’
‘Evet insanız, robot değiliz ama güçlü durmak zorundayız. Çünkü kadınların karşılaştığı korkunç bir baskı ve mobbing mevcut.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































