Merhabalar, ben TKIS fabrikasında çalışıyorum. Bugün, size sendikalaşma sürecimizi anlatmak istiyorum. Bizler iki yılı aşkın bir süredir sendikalı olma mücadelesi vermekteyiz. Malum ekonomik kriz herkes gibi bizleri de çok etkiledi. Geçim her geçen gün daha çok zorlaşmaya başladı. Bundan iki yıl önce ben ve arkadaşlarım ekonomik krizden dolayı zam talep ettik. Bunun üzerine “işveren” bizlere kendisinin belediye olmadığını ve hiçbir şekilde zam yapmayacağını bildirdi. Bunun üzerine anayasal hakkımız olan sendikaya başvurduk.
Tabii işveren bunu kabullenmediği için on arkadaşımızı işten attı. Bununla birlikte fabrikada çalışmaya devam eden ve sendikaya üye olan arkadaşlara da mobbing uygulanmaya başlandı. Şimdi ise yetkili bir sendikamız var ama işveren ısrarla süreci uzatma peşinde. Şu anda masaya oturuyorlar. Fakat işi ucuza kapatmak istiyorlar. Bizler mücadelemizin sonuna kadar kafamız dik bir şekilde savaşacağız.
İsteklerimiz net bir şekilde bellidir. Sizlere anlatıp, sesimizi herkes duysun istiyoruz. Bizler dilenci değiliz, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Üreten biz, çalışan biz. O zaman soruyorum sizlere: Bizim emeğimizin karşılığı nerede? Anayasal hakkımız olan sendikal örgütlenmeye neden işveren veya işveren vekilleri engel olmaya çalışır? Neden mobbing yaparak bizleri vazgeçirmeye çalışıyorlar?
İki yıldır bir gün bile bu mobbinge boyun eğmedik. Eğmeyi de düşünmüyoruz. Atılan işçiler geri gelecek ve herkes hakkını, emeğini alacak. Aslında anlatılacak çok şey var… Ama sayfalar yetersiz ne yazık ki. Eminim ki bu yazdıklarımı emeğinin peşinde koşan, yapılan haksızlıklara boyun eğmeyen bir sürü insan okuyacaktır. Sevgi ve saygılarımla.
Fotoğraf: Ekmek ve Gül
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















