Bir velinin çözüm arayışı: Okullarda güvenlik de beslenme de sorun
Okulların açılmasıyla birlikte kadınların güvenlik, beslenme ve psikolojik destek kaygıları da arttı. Sağlık emekçisi bir kadın çocuğunu okula gönderirken yaşadığı endişeyi ve çözüm arayışını anlattı.

10. sınıf öğrencisi velisiyim. Okullar açıldığından beridir çok endişeliyim. Manisa’da yaşananların yanı sıra diğer olaylar da beni çok endişelendiriyor. Bir haftadır oğlumun okuluna gidip geliyorum. Okulun ilk haftası çalışma koşullarımdan dolayı okula gidemedim. Ama şu an 3-11 vardiyasında olduğum için sabahları işe gidene kadar her gün sürekli okuldayım. Oğlum “Anne, ben çocuk muyum, gelme” demesine rağmen okula gitmeye devam ediyorum. Hatta bir gün neden okula geldiğim konusunda kavga ettik. Ama okula gitmek zorunda hissediyorum kendimi, hiç rahat değilim.

Şu güvenlik meselesi bayağı kafama taktığım bir mesele oldu. Oğlumun okuduğu okula da güvenlik amaçlı iki tane polis verilmiş. Ama polisler okulun bahçesindeler. İlk gün gittiğimde üzerimde sırt çantası vardı. Polis, “Çabuk sırt çantanı aç, ne taşıyorsun sırt çantanın içinde?” diyerek sert bir tavırla sırt çantamı açmamı istedi. Ben de karşılığında, “Bana böyle davranamazsınız, suçluymuşum gibi davranıyorsunuz. İster sırt çantasıyla gelirim ister başka bir çantayla” diye çıkıştığımda, “Hiçbir veli sırt çantasıyla okula gelmiyor, o yüzden bakmak zorundayım” dedi.

Benim endişem, polislerin çocuklara da böyle yaklaşması. Bunlar genç, ergenler. Polislerle çocuklar arasında sürtüşme hali oluşabilir. Bu durum çocukların adli siciline kadar yansıyabilir, polisler tutanak tutabilir. Sonuçta karşılarında polis var. Bu yüzden kaygılıyım. Polislerin velilere ve öğrencilere nasıl davranmaları gerektiği konusunda, daha doğrusu, insana nasıl bir muamele edilmesi gerektiğinden haberdar olmadıklarını düşünüyorum. Ben bu olayı müdüre söyledim. İkinci gün gittiğimde polisler bana daha kibar davrandılar. Müdür de “Güvenlik gerekçesiyle böyle yapmak zorundayız, yaşananları biliyorsunuz” dedi. Eğer polisler çocuklara da böyle yaklaşırsa çocuklar da gerilir.

'Oğluma sefer tası almayı önerdim'

Geçtiğimiz yıl bizim okulumuz yarım gündü, bu yıl çocuklar okula tam gün devam ediyor. Doğal olarak bu çocuklar kahvaltı yapmadan okula gidiyor. Çocuklar 15.30’a kadar okuldalar. Bu çocuklar kantinden bir şey yemek isteseler fiyatlar çok yüksek. Bir öğrenci harçlığıyla ne kadar bir şey yiyebilir? Bir gün okula gittim, fiyatlara baktım ve nasıl bir çözüm bulabilirim diye düşündüm. Çünkü çocuğun aç kalması doğru değil. Aç kalan bir çocuk derste de verimli olamaz.

Oğluma ne yediklerini sorduğumda, “Anne, bazen kaçıyoruz, dışarıda çiğ köfte yiyoruz. Bazen noodle alıp su alıp kantinden noodle yapıyoruz” diyor. Çocukların beslenme şekli bu şekilde. Çocuklarımız beslenemiyor. Kantinlerdeki fiyatlar dışarıdaki fiyatlardan daha pahalı. Ben de veli olarak bir çözüm arayışı içindeyim. Oğluma sefer tası almayı önerdim. “Nasıl olsa bir kerelik para vereceğiz. Akşamdan üç çeşit yemek hazırlayayım, sabah ısıtıp koyarım” dedim. Önce “Tamam” dedi, sonra “Nerede çıkartıp yiyeceğim?” dedi.

Oğluma ek ders aldırmayı da planlıyorum. Ek ders için mi para ayıracağım, öğlen yemeği için mi para ayıracağım, çıkmaz içindeyim. Okula sordum, kurs yok. Özel derslerin saati 2 bin lira.

Çocuğu eve kilitliyor, okul kapısında bekliyor

Yanımda çalışan bir arkadaşım var. Çocuğu 1 Kasım İlkokuluna gidiyor. Oğlu özel gereksinimli bir çocuk. Çocuk okulda öğretmeni tarafından da örselenmiş. Çocuk okula gitmek istemiyor, ailesi zorla gönderiyor. Öğretmenle arkadaşım mahkemelik oldu. Çünkü arkadaşım öğretmeni şikayet etti. Öğretmen, özel gereksinimli çocuğu diğer öğrencilerle aynı muameleye maruz bırakıyor. Bu da bir sorun.

Arkadaşıma bir öğün ücretsiz yemeği sorduğumda arkadaşım şunu dedi: “Abla, sen şaka mısın? Ben çocuğumun güvenlik meselesiyle ilgileniyorum. Okula gönderdiğimde sağlam bir biçimde eve gelecek mi, bunun kaygısı içindeyim.”

Yunus Emre İlköğretim Okulunda ise oğlumun okuluna giderken velileri gördüm, toplanmış çocuklarını seyrediyorlardı. Onlara “Hâlâ niye bekliyorsunuz?” diye sordum. Velilerden biri, “Çocuğumu okula getirmek için bir haftadır işe gitmiyorum çünkü ne olacak, ne bitecek bilmiyorum” dedi. Başka bir veli ise “Evde küçük çocuğum var. Ona rağmen küçük çocuğumu eve kilitleyip okuldaki çocuğumu bekliyorum” dedi. Bu velilerin evleri de okula yakın. Ona rağmen çocuklarını tek başına okula gönderemiyorlar.

Velilerin büyük bir bölümü, “Güvenlik meselesi çözülmeli” dedi. Ama “Çözüm ne olmalı?” meselesine gelince, “Polis çözüm olacak mı?” diye sorulduğunda “Belki” diyorlar. Bundan da kimse emin değil. Bu nedenle polislerin güvenlik sorununu çözüp çözmeyeceği de belirsiz görünüyor.

Birkaç veliyle “Bu sorun nasıl çözülebilir?” diye konuştuğumda okullarda psikoloji dersi olması ve çocukların psikoloji eğitimi alması gerektiğini düşünüyorlar. Rehber öğretmenin yeterli olmadığını düşünen çok veli var. Ben de böyle düşünüyorum. Çünkü rehber öğretmenimizle görüşüyorum. Oğlumla sadece beş dakika teneffüste görüşebilmiş. Ne kadar yeterli olabilir? Rehber öğretmenlerin çocuklarla daha verimli ilgilenebilmesi gerekiyor. O yüzden rehber öğretmen sayısı artırılmalı.

Fotoğraf: DHA

İlgili haberler
Bu hafta neler oldu: Manisa okul saldırısı, Aleyna Çakır davası, esnek çalışma genelgesi

Okul saldırıları, duymaz olaydık dediğimiz Bakan açıklamaları, cezasızlık ve daha nicesi... Bu hafta kadınların gündeminde ne vardı, hep birlikte bakalım.

Polis, güvenlik, kameralar okullarda şiddeti önler mi?

Geçtiğimiz ay yaşanan okul saldırılarının ardından gündeme gelen okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza düzenlemelerini Hatice Kapusuz ile konuştuk.

Okullarda 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek talebi yeniden yükseliyor | Sevda Karaca ile konuştuk

Yazı İşleri Üyemiz ve Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca ile yeni eğitim-öğrenim dönemi öncesi çağrısını yinelediğimiz okullarda #1ÖğünÜcretsizSağlıklıYemek kampanyamızı konuştuk.


  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden