MEKTUP

‘Hak etmişsiniz ki size köpek demiş!’

İşten atılan otomotiv işçisi Ayşe anlatıyor: ‘Arpanız mı az geldi’ gibi aşağılayıcı cümleler kurulması, çay molası olmadan çalışmak, bizde patlamaya neden oldu ve sendikanın kapısında bulduk kendimizi

‘Şeymaların ölmemesi için mücadeleden geri durmamalıyız’

Babası tarafından öldürülen Şeyma Yıldız için bir lise öğrencisinden mektup: Yaşamlarımız, haklarımız için, daha fazla Şeymaların ölmemesi için mücadeleden geri durmamalıyız.

Şiddete sessiz kalmayacağız

Babasının şiddeti yüzünden yaşamına son vermek istediği iddia edilen Şemse, yaşam savaşı veriyor. Aileye ziyarette bulunan Sultangazi Kadın Dayanışmasıysa olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

Van Ekmek ve Gül Grubundan kadınlar: Biz de varız!

Her bir kadının kendi sorunlarını dile getirdiği, kendilerine ve birbirlerine katkılar sunduğu, dayanışmayı öğrendiği Van Ekmek ve gül Grubu kadınlarından mektup var.

İş başvuru formlarındaki o pek önemli soru: Mesleğiniz!

Evi, evliliği, aileyi, dağılabilen her şeyi. Sevmiyorum ‘ev hanımı’ tamlamasını ben. O yüzden, karşıma çıkan her formdaki ‘mesleğiniz’ bölümünün karşısındaki kutucuğa yazıyorum kocaman, ÇALIŞMIYOR(!)

Gülistan Doku’ndu, biz döküldük: Kıyıya vuran gerçekler

Gülistan’dan hâlâ haber yok, yapılanlar ve açıklamalardan ‘güven’ denilen şey çıkmıyor ve Dersim’de topluma ‘güven’ verecek mekanizmalar zayıf. Gülistan Doku’ndu, biz döküldük. Karar kamuoyunun…

‘Direnmekten vazgeçmeyin’

Ceren Özdemir’in ölümünün ardından bir şarkı yazan 16 yaşındaki Arjinnes her sokağa çıktığında ölüm korkusu yaşadığını söylüyor ve kadınlara sesleniyor: Direnmekten vazgeçmeyin.

2020’den dileğim endişelenmeden yaşamak

‘Son yıllarda kadına, çocuğa, hayvana yönelik şiddet işyerinde, sokakta, evde her yerde gittikçe arttı. Korkuyoruz, endişeliyiz. Çocukların ve kadınların ölüm haberlerini almak istemiyoruz artık.’

Yeni yılın kararı kendini sevmeyi öğrenmek olsun mu?

Ekmek ve Gül ile tanışmam çok tesadüf oldu ve dergiyi okudukça kendimi daha güçlü hissettim. Kadınların yanyana ve dayanışma için de olmalarının önemini çok daha iyi kavradım...

Korkarak yaşamak istemiyoruz!

Ataşehir Öğrenci Yurdundan genç kadınlar yazdı: Geçen günlerde bir akranımızı daha kaybettik, Ceren’i. Ceren ne ilk ne son; acısı ne daha çok ne daha az. Biz bu haberlere alışmak istemiyoruz!

Tüm kadınlar için: Bir dileğini söyle

‘Bir dileğini söyle’ diyerek yaşadığımız herhangi bir yere kadınlar için dilek kutuları koyup, kadınların isimleriyle birlikte dileklerini yazmasını sağlamak ve kadınların sesi olmak.

‘Bakımsızsın’ denilerek öldürülen Filiz’in ardından...

İzmir’de 38 yaşındaki Filiz Tekin, ‘Bakımsızsın’ denilerek evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Filiz’in ölümü bana yıllar önce yaşadığım ve o dönem beni oldukça sarsan bir anı hatırlattı...

Bize yol gösteren bir mücadele alanı: Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği

Tuzla Esenyalı’da yaşayan bir kadın Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin hayatını nasıl etkilediğini yazdığı bir mektupla anlattı.

Kadın mücadelesi birleştirir ve güçlendirir

Bursa’nın Panayır Mahallesi’den Sevgi Başboğa, kadın dayanışmasının kendisine neler kattığını ve bu 25 Kasım’da mahallelerinde neler yaptıklarını anlattı.

Şule Çet davasında kadınların mücadelesi sonuç getirdi

Şule Çet’in ölümünü ‘İki erkekle lüks plazaya girdi sonrası…’ başlığı ile duyuran medyaya ve olayı ‘basit bir intihar meselesi’ olarak anlatan sanıklara karşı kadınların mücadelesi kazandı.

Flört haktır, Güleda, Feray….

Güleda, Feray bu sonu hiç hak etmedi, hem de hayatlarının baharında... Şiddet ev içinden sokaklara taştı. Devlet kadını koruyamadı, seyirci kaldı. Devlet sınıfta bile değil, sokakta başıboş kaldı.

Şiddetin normalleşmesini kabul etmeyelim!

Kadına yönelik gerek psikolojik gerek fiziksel şiddet haberleri duyduğumuz şu günlerde 25 Kasım gibi bir tarihte bir arada durmanın ne kadar önemli olduğunu anladım...

Korkmadığımızı duyuralım

Şiddete karşı beraber olup korkmadığımızı, günden güne daha da güçlü olacağımızı duyurmalıyız.

Biz engelli kadınlar şiddet ve istismar tehdidiyle karşı karşıyayız

Antalya’da 25 Kasım öncesi bir araya gelen görme engelli kadınlar sorunlarını dile getirdi: Şiddet ve istismara, mobbinge ve aile baskısına daha fazla maruz kalıyoruz. Bizi güçlendirecek kurumlar yok.

Denizcilik sektöründe kadın olmak

'Bu yolda bir kadın olarak yürümek demek endişenin ve sorulacak soruların iki katına çıkması demek.'