MEKTUP

Tüm renklerimizle 8 Mart’tayız

Çocuklarımıza açlığın, sefaletin olmadığı korkuyla yaşamın sürmediği, kendilerini özgürce ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmek için barış ve huzur dolu bir dünya istiyoruz.

korku çiçeği

sal kendini… bilemezsen bileme...

Savaşa, OHAL’e, istismara, şiddete karşı 8 Mart’ta alanlara

Edremit’te bir araya gelen, sorunlarını konuşan, dertleşen Ekmek ve Gül okuru kadınlar hem bilgilendi hem de 8 Mart’ta alanlarda olma çağrısı yaptı.

Birlik olduk, kazandık; işten atılan arkadaşlarımızı da kazanacağız

Gemlik Yazaki fabrikası MESS kapsamında değil ve fabrikada sendika yok. Metal sözleşmeleri sonrası işçiler grev yaparak kendi ücretlerinde de iyileştirme istedi. İyileştirme oldu ama...

Bu suçun ortakları kim?

İşçilerin hak aramalarının engellenmesi, iş cinayetlerinin ‘fıtrat’mış gibi gösterilmesi, kendileri gibi düşünmeyenlerin düşmanlaştırılması, hepsi birbirini besleyen durumlar olarak karşımıza çıkıyor.

İçinde renkler yüzen bir mektup

“içine koca bir dünya sığdıran bu mektup düştü yoluma bugün. heyecandan konuşamadan aradım selma’yı… göğsümde deli bir kuş.. dedim; bunu paylaşmak istiyorum”

YAZAKİ’DEN BİR KADIN İŞÇİ: Fabrikada herkeste huzursuzluk var

Bu dönem de 2018 asgari ücretin uygulanmasıyla birlikte öğrendik ki primlerimizi kesmişler. Ücretlerimiz çok düşük, ben 7 yıllık işçi olmama rağmen aldığım asgari ücret.

Kapıya dayanan günü beklemeyen şiddet!

Uykunun en derin yerinde komşunuz olan kadının bağırtısı ile uyanıyor; geçirdiği krize karşı ona destek olmaya çalışıyorsunuz. Hayatımızın bütününe sirayet eden şiddete karşı tek yolumuz; dayanışma.

Peki çay toplayan kadınların emeklerinin karşılığını vermemek sevap mı?

Aslında Sütlüoğlu futbol takımındaki kadınlara yardım etmenin günah olduğunu söylerken zihniyetini açıkça belli etti. Çünkü Sütlüoğlu, yıllardır kendisine çay toplayan kadınlara da asla yardım etmedi.

Simurg, nam-ı diğer Zümrüdü Anka

Bir hikayedir okuyacağınız, yaşamın tam orta yerinden. Mücadele eden, direnen, yaşamı kuran, kendini yeniden ve yeniden yaratan kadınların hikayesi...

Bu kadar adaletsizliğin içinde, kol kola girmek umudumuzu yeşertecek

Barışma teklifini kabul etmediği gerekçesiyle Büşra’yı tornavidayla öldürmeye çalıştı eşi. Yaralama davası ise zabıtlara “Basit yaralama” olarak geçti. Büşra kadınları dayanışmaya çağırıyor.

Afrîn’de insanlar değil, insanlık yok oluyor!

‘Artık susmayalım! ZEYTİN DALI barışın simgesi ve bırakın öyle kalsın. Savaşı hiçbir şey simgelemesin. Analar ağlamasın, gülsün; gülsün ki bütün bir dünya gülsün...’

Savaş nedir?

Birileri gücüne güç katacak, ülkesinde kaybettiği oyları yeniden toparlayacak diye çocuklara bunları yaşatmaya hakları var mı? Ya savaşı seyreden bizlerin o çocuklara karşı sorumluluklarımız...

GÜNÜN İSYANI: 115 kız çocuğu için hesap sorulsun!

14’ünde evlendirilen, 16’sında anne olan bir kadının isyanı: “Benim yaşadıklarım 12 yıl öncede kaldı. Şimdi bu 115 kızı o kadar iyi anlıyorum ki bana sebep olanlar onlara da sebeptir. Hesap sorulsun!”

Haklarımızı alana kadar

Daha da kötüleşecek çalışma koşullarına mahkum olmamak için Almanya metal işçilerini çetin bir mücadele süreci bekliyor. Metal işçisi kadınlar da bu mücadelenin bir parçası olmaya devam ediyor.

Kadınların bir aradalığı

...Çünkü bir aradalık ve dayanışma çok güç işlerin üstesinden gelebilir. Bazen anlatamadıklarımızı sökeriz içimizden, bazen baş edemediklerimize meydan okuma cesareti buluruz.

Hepimizin sorunları ortak, aramızın bozulmasına izin vermiyoruz

Haftada bir gün kendilerini evden dışarı atan, kendileri için bir şey yapan kadınların buluşmalarına ortak olalım…

Yaşadığım tacizi ilk defa anlatıyorum...

Çocuklarınıza öğretin; biri ona zarar verdiğinde utanması gerekenin kendileri olmadığını, kendilerini suçlu hissetmemesi gerektiğini...

Kadın işçiler mücadelede de en önde olmalı

‘Günde 8 saat çalışıp eve dönüyoruz. Üç vardiya çalışıp bir de çocuklara, eşimize yemek hazırlayıp, temizlik yapıyoruz’ metal işçisi bir kadın yaşamını ve toplu sözleşmeden beklentilerini anlatıyor.

Mahallemiz için mücadelemiz devam edecek

Sultangazi Esentepe Mahallesi’nde yapılmak istenen talana karşı mücadele edenlerden biri olan Ayten, mahallede evleri gezerken karşılaştığı manzarayı Ekmek ve Gül’e anlattı.