NATO, Kuzey Amerika ve Avrupa'da ülkelerin kurduğu siyasi bir savaş örgütüdür. Sözde, bir güvenlik, koruma birliğidir. Lakin, kuruluşundan bugüne halklara, emekçilere ve gençlere sefalet, savaş ve geleceksizlikten başka bir şey vaadetmedi.
Kurulduğu günden beri birçok bölgeye sözde "barış" sözleriyle girip, sayısızca insan katledip bölgeyi kan pazarına çeviriyorlar. Kadınlar ise bu kan pazarından kendilerine düşen payı çok ağır bir biçimde alıyor. Emperyalist düzende NATO savaşlar, işgaller ve ekonomik bağımlılık yoluyla kadınların maruz kaldığı sömürüyü ve ezilmişliği daha da derinleştiriyor.
Savaşlar en ağır bedeli sivillere ödetirken, kadınlar çoğu zaman bu yıkımın doğrudan hedeflerinden biri haline geliyor. Tecavüz, zorla yerinden edilme, insan ticareti, zorla evlendirme ve cinsel sömürü, savaşların rastlantısal sonuçları değil; birçok çatışmada sistematik biçimde kullanılan baskı yöntemleri.
Örneğin, 1990'lı yıllarda Bosna Savaşı sırasında on binlerce kadının cinsel şiddete maruz kaldığı uluslararası mahkemeler ve insan hakları kuruluşları tarafından belgelendi. NATO'nun Balkanlar üzerindeki jeopolitik nüfuz mücadelesinin yarattığı savaş ortamı, kadın bedeninin milliyetçi ve askeri politikaların bir savaş alanına dönüşmesine yol açtı.
Afganistan’da 2001 yılında başlayan NATO öncülüğündeki müdahale, kadın haklarının geliştirilmesi söylemiyle de meşrulaştırılmaya çalışıldı. Eğitim ve sağlık gibi bazı alanlarda belirli ilerlemeler yaşansa da 20 yıl süren savaş milyonlarca insanın yerinden edilmesine, binlerce sivilin hayatını kaybetmesine neden oldu. NATO güçlerinin çekilmesinin ardından Taliban'ın yeniden iktidara gelmesi, askeri müdahalenin kadınların özgürlüğünü güvence altına almadığını gösterdi.
Kadınların yaşamı böyle kuşatılmışken önümüzde, kendi ellerimizle yeniden kurmamız ve kazanmamız gereken bir dünya gerçeği duruyor. Kadınların hayatının her alanını kuşatan saldırılara karşı rotamız, yan yana geldiğimiz her mekanı barış için bir direniş ve dayanışma ağına çevirmekten geçiyor. Bunun sonucunda örgütlenip mücadele etmek tek bir seçenek olarak görünüyor çünkü biliyoruz ki kadınlar birlik olunca haykırışları duyuluyor.
Fotoğraf:
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















