Bu yaz 23’üncüsü gerçekleşen, “Gelecekten bir hafta çalıyoruz” sloganıyla gelenekselleşen Gençlik Yaz Kampı duyduğuma göre çok eğlenceli ve dolu dolu geçmiş. Duyduğuma göre diyorum çünkü yazın çalışmak zorunda olduğu için kendi gelişimine vakit ayıramayan on binlerce gençten birisiyim.
Özellikle genç kadınlar, gerek Türkiye ekonomisinin beraberinde getirdiği şartlar olsun gerekse de aile içi baskılar ve ekonomik özgürlüğümüzü kazanabilmek amacıyla küçük yaşlardan itibaren çalışmak zorunda kalıyoruz. Öyle ki zaten yoğun geçen koca bir eğitim yılının ardından, normalde kimsenin o paraya yapmak istemeyeceği işler için koşturmaca içerisine giriyoruz. Üstelik bu koşturmaca, biz genç kadınlar için sadece bir geçim mücadelesi değil; katmerli bir sömürü düzeninin tam ortasına düşmek demek. Güvencesiz, ucuz ve esnek iş gücü olarak görülen kadın emeği, “Nasıl olsa gençtir, nasıl olsa mecburdur” denilerek yok pahasına sömürülüyor. Bir yandan aile içi baskıları aşmaya çalışırken, diğer yandan iş yerlerinde emeğimizin ve geleceğimizin hiçe sayılmasıyla yüzleşiyoruz.
Bize reva görülen bu düzende, kendi hayatımız ve geleceğimiz üzerine düşünmeye, soluklanmaya hatta bir an olsun gençliğimizi yaşamaya bile yer bırakılmıyor.
Ama bize dayatılan bu yalnızlaştırıcı koşullara, ucuz iş gücü olmaya ve geleceksizliğe boyun eğmek zorunda değiliz. Emeğimizin sömürülmediği, birlikte üretip birlikte eğlendiğimiz bir dünyayı kurmak bizim elimizde. Hayatımızdan ve geleceğimizden çalınan günleri geri almak, ezberleri bozmak ve “Gelecekten bir hafta çalmak” için önümüzdeki süreçte sen de aramıza katıl! Birlikte değiştireceğiz, birlikte özgürleşeceğiz.
Fotoğraf: Suwinai Sukanant/ Canva
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















