DERGİMİZDEN
‘Erkekler aptalca bir karar alsalar bile risk almış oluyorlar, kadınlar risk alınca adı duygusal karar oluyor. Yani “risk almak” ifadesi bile terminolojide erkeksileşmiş.’
Kardelen Mahallesi’nde yaşayan kadınlarla yaptığımız anket; güvenli ulaşım, sosyal alanlar ve şiddete karşı somut adımlar bekleyen kadınların ortak mücadelesini görünür kıldı.
19 Mart bir son değil; karanlık geleceğe karşı gençliğin attığı sağlam bir adımdır. Çünkü biliyoruz ki yaşamın ta kendisi, bu mücadelenin büyümesinden ve ilerletilmesinden geçiyor.
‘Tacizciyi değil mağduru koruyan, çocukları çocuk yaşta evlilik yoluyla istismara maruz bırakan bu düzeni değiştireceğiz.’
‘Ramazan ayı Bakanın laiklik ile hesaplaşmasına belki de vesile oldu. Buradan yarattığı gerilim ile uygulamalarına kılıf bulmak ve toplumda da bir yarılma yaratmak gayet elverişli görünmüş olmalı.’
MEB’in kültürel miras adı altında okullara dayattığı ramazan etkinlikleri, Mamaklı kadınlar arasında yoksulluk, ayrımcılık ve biat kıskacında tartışılıyor.
Sincan ve Etimesgut’ta görev yapan kadın öğretmenler, okulların ibadet alanına dönüştürülmesinin laik eğitimi zedelediğini ve öğrencileri ‘öteki’ haline getirdiğini vurguluyor.
Yoksulluk nedeniyle okuldan kopan çocuklar merdiven altı atölyelere, çetelerin kucağına ve çocuk mezbahası MESEM’lere itilirken; devlet ‘Bu çocuklar nerede?’ diye sormuyor.
Esenyalı gibi büyük işçi mahallelerinde iftar çadırlarının kaldırılması, emekçi kadınları yoksulluk ile utanç arasında bir kıskaca hapsediyor.
300 kadının katılımıyla kurulan el emeği pazarı, sadece ürünlerin sergilendiği bir alan değil; artan giderler karşısında kadınların omuzladığı geçim yükünün ve sessiz bir direncin meydanı oldu.
'Belgesel; grev sırasında fabrikalardaki işçilerin yanında, onların eşleri, anneleri ve kız kardeşlerinden oluşan Kadın Acil Durum Tugayının örgütlenme sürecini anlatıyor.'
Çivisi çıkan dünyanın ve o çivinin pasıyla zehirlenmemizi uzaktan keyifle izleyenleri gördükçe, o çiviyi yerine takacak olanın bizler olduğunu yavaş da olsa anlamaya başlıyoruz...
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanırken emperyalizme, barbarlığa, zorbalığa karşı mücadele eden kız kardeşlerimizden aldığımız güçle mücadeleye devam edeceğiz...
Yoksulluk, şiddet ve savaş birbirinden bağımsız değil. 8 Mart’a giderken Ekmek ve Gül; insanca ücret, güvenceli iş ve şiddetsiz bir yaşam için kadınları iş yerlerinde ve mahallelerde birleşik mücadele
Dünyada emperyalizme karşı mücadele hattını örmek kadınların yıllardır deneyimlediği ve nesilden nesile miras bıraktığı bir gereklilik olarak önümüzde duruyor.
‘Kadınların bu kadar araçsallaştırılması, metalaştırılması ve nesneleştirilmesi emperyalist yağma ve sömürünün tamamlayıcı pratiğidir. Sermaye; kadınları bedenen ve ruhen aşağılamadan hiçbir savaşa gi
‘İranlı kadınlar geçmişin ve bugünün yaralarının kaynaklarının dünün monarşisi, bugünün molla rejimi ve her zaman batı emperyalizminden kaynaklandığını biliyor.’
Saray rejimi, Rojava saldırılarını içerideki krizin üzerini örtmek için kullanıyor. “Sınır ötesi güvenlik” söylemiyle muhalefet susturulurken savaş harcamaları emekçinin sofrasından çalınıyor.
‘Zaten hayat zor, dünyayla mı uğraşacağız?’ demeyin. Dünyayı pazar olarak gören emperyalist sistem, Eskişehir’de maden ararken doğayı, fabrikada ise işçiyi sömürüyor.
Günümüzde emperyalizmin saldırganlığına rağmen, dünyanın dört bir yanındaki emekçi kadınlar 8 Mart mirasına sahip çıkıyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN




































