MEKTUP

İşten atılan Acarsoy Tekstil işçisi: Şimdi sesimiz daha gür çıkıyor

‘İçeride konuşmayalım diye bizi susturmak istediler ama dışarıda daha gür ve daha güçlü çıkıyor sesimiz. Konuşamayan, susturulan, sindirilen kadınlar için de konuşmaya direnmeye, devam edeceğiz.’

Beraberliğimizi hiçbir ‘Sanem Dikmen’ bozamaz

ETF Tekstil fabrikasında 7 gündür gasbedilen kıdem tazminatı ve ikramiyeleri için direnen işçilerin mücadelesi sürüyor. Eşinin mücadelesini destekleyen Meral Yiğit duygularını Ekmek ve Gül’e yazdı.

Gitmek mi zor, kalmak mı zor!

Devletlere müdahale edemiyoruz da ülkemize giren yabancıları mı sorun görüyoruz? Karşı çıkmamız gereken onların gelmesi mi, mültecileri güvencesiz, statüsüz bırakan göç politikaları mı?

Çocuklarımızın ‘Bana kim bakacak?’ sorusu

Özellikle yaz aylarında çalışan ebeveynler için çocuk bakımı ciddi bir soruna dönüşüyor. 7/24 ücretsiz kreş talebi çok yakıcıyken, sağlık emekçisi kadınlar bunu nasıl yaşıyor, bir mercek tutalım…

Okuyabilmek için her şey olduk: Sokak müzisyeni, farklı gruplarda klavyeci, kurslarda eğitmen

'Bize düşen akşamları barda, sabahları kurslarda çalışarak hem o günün yemek parasını çıkarmak ve KYK borcumuzu ödemenin çabası oluyor.'

Kitap bile alamazken KYK borcunu nasıl ödeyeyim?

'Bir plan yaparken dahi KYK borcunu düşünüyorum, odak noktam olmuş.'

Sağlıklı koşullarda çalışmayı ve can güvenliğimizin sağlanmasını istiyoruz

Zor zamanlarda alkışladığınız bizler sağlıklı koşullarda çalışmayı ve can güvenliğimizin sağlanmasını sonuna kadar hak ediyoruz.

Adana’dan Songül: Ben de Zehra gibi ne eksik ne de fazlayım…

Zehra, gelecek kaygısı yaşayan, 18 yaşında çalışmak zorunda olan genç bir kadın. Ekmek ve Gül dergisi temmuz sayısına bir mektup yazan Zehra’ya Adana’dan Songül’ün anlatacakları var.

Tek hissettiğim endişe

Bu sene üniversite sınavına hazırlanırken en çok hissettiği duygunun neden endişe olduğunu anlatıyor Kocaelili genç kadın.

Liseliyim, abimin şiddetine dur dedim, değiştireceğim!

Antep’te yaşayan liseli genç, aile evinde yaşadığı şiddet nedeniyle çocuk yurduna yerleştiriliyor ancak yurtta koşullar öyle zor ki, şiddet gördüğü eve dönmek durumunda kalıyor...

Ben Zehra, 18 yaşında borçlu ve çalışmak zorundayım

‘Gençlik yıllarımı daha fazla borçlanmak için geçiriyorum. Bu güzel yaşlarımda eğlenmek ve öğrenmek yerine, kasiyerlik, garsonluk, amelelik yapıyorum...’

Gönlünce eğlendiği alanlar çocuklarımızın hakkı!

Parklar, oyun alanları yetersiz, çocuklarımız sosyalleşemiyor, parklarda sıra bekliyor… Bu yaz aylarını çocuklarımız için nasıl dinlenecekleri ve eğlenecekleri bir tatile çevireceğiz?

Bakırköy Belediyesinde sözleşme yenileme dönemi: İşten çıkarılma tehdidi

Bakırköy Belediyesinde grev sonrası sözleşme yenileme döneminde neler yaşandığını Bakırköy Belediyesinde yıllarca emek vermiş bir işçi anlatıyor.

Okullarda güvencesiz çalışma: Her yıl 3 ay işsiz, geleceği belirsiz

Okullarda sözleşmeli çalışan personeller yaz tatili gelince işsiz kalıyor. Bir sonraki dönem işlerine geri dönüp dönemeyecekleri belirsiz. Gelin, bu işin derdini, çekenden dinleyelim...

‘Sendika nerede’den ‘Sendika biziz’e...

Yaşadığımız baskılar karşısında haklarımızı bilerek, haklı itirazlarımızı yaparak, kazandık ve bu deneyimlerimizi arkadaşlarımızla paylaştık. İşyerinde işçinin inisiyatifi daha fazla hissedilir oldu.

Göçmen kadınlar güvencesiz işlerde nelerle karşılaşıyor?

Çoğunlukla evlerde yatılı olarak temizlik, çocuk, yaşta hasta bakımı işlerinde çalışan göçmen kadınların iş bulmaları için aracılık eden bir şirkette çalışan bir kadın anlatıyor:

İşte bizi bu koşullar tüketti!

Malatya’dan bir sağlık emekçisi anlatıyor: Serum bile bulunmayan hastaneler, kötü yemekler, liyakatsiz yöneticiler, ödenmeyen haklar ve tükenen sağlıkçılar...

Yorgunluğu tüm öğretmenler gibi çektik yıl sonu sevincini paylaşamadık

'Bize yevmiyeli öğretmen demek daha uygun olur. Çünkü yevmiyeli çalışan bugün vardır yarın yoktur. Biz de devlet okullarında çalışıyoruz ama güvencemiz yok.'

‘Koç’um benim (!)

İhtiyacımız olan yaşam koçluğu vb. değil insanca yaşam koşulları içinde sürdürebileceğimiz, haklar ve özgürlükler temelinde kuracağımız, güvenli ilişkilerdir.