DERGİMİZDEN

Kadınların OHAL ile değişen hayatları

Çevremde eşleri tutuklanmış ya da işten atılmış onlarca kadın var. Elbette eşleri için de durum zor ama hayatın en ağır yükü yine kadınların omzuna biniyor.

Bunaltıcı sıcaklarla baş etme yolları

Özellikle 65 yaş üstündekiler, kronik kalp ve böbrek hastalığı olanlar, tansiyon ve şeker hastaları, küçük çocuklar, hamileler ve açık alanlarda çalışanlar... Sıcaklara dikkat!

Şiddet gören tek kadın değilim biliyorum

Bir kuaförde karşılaşıyoruz onunla. Oldukça genç bir kadın ve hamile. Epey memnuniyetsizdi, yüzü hiç gülmüyordu. Kadınların sohbet etmeden duramadığı yerde onda hiç ses yok.

Ellerinden milyonlar geçiyor ama geleceği göremiyorlar

Bankacılık için ‘Oh ne güzel iş’ diyorsanız bir kere daha düşünün. Dışı sizi yakıyor, içi bankacı kadınları...

Bilimde kadınların ayaklarına takılan taş: MATİLDA ETKİSİ!

Bilim kadınlarının yaptıkları çalışmalara verilmesi gerekenden daha az kredi verildiğini tanımlamak için kullanılıyor ‘Matilda etkisi. Peki kim bu Matilda?

Kurtlarla koşan kadınlar: Masallarda kadınların ortak hafızasını aramak

Asıl hayatınız için en önemli şey devam etmek, direnmektir; devam etmek, çünkü vahşi doğanın vaadi şudur: Kıştan sonra, her zaman ilkbahar gelir.

Bazen bir tek kadın birçok şeyi değiştirebilir

Tuzla Deri Sanayideki bir fabrikada çalışan tek kadın, kendisiyle beraber çalıştığı fabrikadaki değişimi anlatıyor.

Kaybettiğim özgüvenimi sayenizde yeniden buldum

Merve geçen ay dergimize mektup göndermiş, yaşadığı şiddeti anlatmıştı. Bu ayki mektubunda diyor ki "Dergide okuduğum yazılar güç veriyor. Dertlerimiz çok, ama çözümsüz değil." İyi ki varsın Merve!

Bir fabrikada işçiler birbirini niye patrona şikayet eder?

İşten atılma korkusu bizi birbirimize düşürüyor, bu da patronun işine yarıyor. Hatta kadınlar çoğunlukla birbirini şikayet ediyor...

Hamile işçinin ‘sağlıksız güvencesi’

Boya kokusu tinerle karışmış, koku bütün fabrikaya yayılmış. En uç köşede hamile bir kadın çalışıyor doğumuna iki ay kalmış. “Güvencem olsun” diye çalışmak zorunda. Peki ne kadar sağlıklı bir güvence?

Kıdem tazminatı meğer hayat güvencemmiş

Kıdem tazminatını alan ve alamayan iki kadından notlar: Bu hakkın önemini herkese hatırlatmak gerek.

Helin

Valizlerini, çocuklarını topladığı gibi çıkar yola. Biri karnında ikisi yanında kızları ve artık cesaret yüklü yüreği vardır. O yürekle nereye giderse gitsin, evi de vardır, umut dolu geleceği de...

Eşitlik istenirse yöntem bulunur

Medya, spor, sağlık... Üçü de cinsiyetçiliğin neredeyse “kural” olduğu alanlar. Ama istenirse kurallar tersine dönebilir!

Ah o zihnimizi kemiren ‘ama’lar...

Birkaç gün önce Suriyelilere yönelik ırkçı söylemlere katılanlar duydukları öfkeden pişman olmuşlar mıydı? Belki... Kesin olan ise üzülseler de hâlâ zihinlerinde onları kemiren “ama”larının bitmediği.

Emani bana bir şey öğretti

Emani’ye olanlar beni tetikledi. Irkçılıkla mücadele etmem gerektiğinin, kadın hakları ve çocuk hakları ile ilgili daha çok çaba sarf edip farkındalık yaratmamız gerektiğinin farkına vardım...

Benim için her şey 15 yaşında başladı

Azerbaycan’dan gelen Nurgül, henüz 15 yaşındayken evlenmiş, 17 yaşında doğum yapmış... Yaşı tutmadığı için resmi nikahı yok. Bu yüzden hep kayıt dışı çalışmak zorunda...

Onlar bizim yaşam ortaklarımız

Biz o savaşı 4 yıl önce yaşadık, bitirdik. Şimdi Türkiye’de yeni yaşam savaşları veriyoruz’ diyen mülteci kadınların en büyük mutsuzlukları okul çağındaki çocuklarının çalışmak zorunda olması.

Suriyeli kız kardeşlerimizle dayanışmak zorundayız

14 yaşındaki mülteci bir çocuk işçi Afef yemek molalarında Türkiyeli işçilerle ayrı ayrı yemek yediklerini, iş arkadaşlarıyla karşılaştıklarında kendileriyle konuşmadığını söylüyor...

Bir işçi kadının yaşamını değiştirme mücadelesi

“Küllerimden doğdum” diyor Ayfer, “Eski fotoğraflarıma bak, gözlerimde hep bir hüzün var. Şimdi evet yüküm çok ağır ama her sabah kalktığımda ‘sen çok şey başardın’ diyorum kendime...

Bu nasıl memlekettir?

Emani’nin adını duymaları bile yetti dövünerek, ellerini sinelerine vurarak konuşmalarına... “Adaletsizlik.” En çok dile gelen kelime bu.