DERGİMİZDEN

Rızamız yok hayatımızın karartılmasına

“Rızamız yok hayatımızın karartılmasına” demeye devam edecek kadınlar. Üzerlerine nasıl bir karanlık çullanırsa çullansın. Çünkü o karanlıkları aşacak gücün soluğu yüz yıldır sönmedi belleklerde.

İnsandan insana kurulan bağ ayakta tutacak kadınları

Yoksul kadınların ortak öyküsünü okuduk ‘Eğreti Yaşamlar’ dosyasıyla. Esenyalı’dan memleketteki tüm kadınların yoksulluk, şiddet, ezilmişlik tablosunu gördük. Bir bağ kurduk Nuran’la, Sinem’le...

Üzüntümüz insana dair, mücadelemiz de öyle!

Yaşadıklarının ağırlığı yüzüne, bedenine, ruhuna yansımış olan Nuran’ın sinir krizi geçirdiği gece ben de yanındaydım. Sanırım o anları ömrümün sonuna kadar unutamayacağım.

‘Eğreti Yaşamlar’ın mahalleli kadınlara gösterdiği

Kadınların içinde bulunduğu durumu gözler önüne seren ‘eğreti yaşamlar’ dosyası aslında dernek olarak nelerle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha gösterdi.

Hayatımızı cehenneme çevirenlere karşı

Benim dinlediğim kadınların çoğu maruz kaldıkları şiddetten kurtulmak için çözüm bulmaya bile çalışmıyorlar. “Başvursam ne olacak ki?” diyorlar. Çünkü yasaların kadınları korumadığını düşünüyorlar.

Aile Bakanı bize reva gördüğüyle yaşayabilir mi?

Esenyalı ve Sincan’dan kadınların hayat hikayeleri…Çileleri, sorunları, talepleri aynı. Memleketin benzer semtlerinde yaşananlar gibi…

Asıl müebbetlik mahkemeler, yasalar ve hükümettir

Nevin Yıldırım serbest bırakılmalıdır, suçsuzdur. Kadın davalarında, mahkemeler, erkekleri teşvik eden yasalar, bu hükümet, kadınlardan, müebbet hapis cezası almıştır...

Zeliha

Zeliha’nın babası ‘Sarıkamış şehidi’ olmuş. Kıtlık günleri başlamış sonra. Hele de annesi hastalanıp ölünce, hayatta kalma mücadelesi eklenmiş üstüne.

Yasakların ‘Ofsayt’a düşürdüğü kadınlar

İran'daki kadın temsilliğini perdeye aktaran 'yasaklı' yönetmen Panahi'nin filmlerinin her sahnesinde İranlı kadınların gerçeklerini görüyoruz. Peki bize ne anlatıyor Panahi?

Sosyalizmi kurmak Adem’den değil, Havva’dan başladı

Devrimden önce çalışan kadınlar sadece evlerde hizmetçi ya da çiftliklerde işçiyken, sağlanan eğitimler ve toplumdaki düzenlemelerle artık kadınların binlercesi öğretmen, doktor, mühendis ve dahasıydı

Kötülüklere şiirlerinle yanıt verdik

“Başka anlatılacak ne var ki? Daha güzel bir dünya istiyorum.” Sanırım burada yollarımız birleşiyor seninle. Dediğin gibi “İnsan insanca yaşamak ister sözün kısası.”

Gülüşümüzü eksilttiler, ama asla umudumuzu değil

Biz insanlığın güzel günlerini yaratmak için çıktık yola. Aramızdan ayrılanlara, asla artık yoklar demiyoruz. Her birimiz, bizden koparılanların da umudunu, özlemini sırtlayarak devam ediyoruz yola.

102 can ve oğlum için adalet!

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden Uygar Coşgun'un annesi: Buradan 102 can ve oğlum için; adalet, adalet, adalet diyorum...

Eşitsizlik evde de fabrikada da aynı

Bugün fabrikalarda, depolarda ve diğer çalışma yerlerinde bir sürü kız kardeşimiz eşitsizliğe maruz kalıyor. Bu tür olaylara biz susarsak herkes susar. Susmayalım.

Ayağımdaki nasırın hesabını kim verecek?

Günde 13 saat çalışan genç bir işçi kadın bir gününü anlatıyor ve çalışma temposunun, yaşadıklarının sebep olduğu sorgulamayı: Kim verebilir bacaklarımdaki morlukların, ayağımdaki nasırların hesabını?

Başbakan ‘Sendikalaşmaktan korkmayın’ mı dedi?

Başbakan Binali Yıldırım’ın, daha geçtiğimiz günlerde “Sendikalaşmaktan korkmayın...” çağrısı yaptı. Oysa gerçek Türkiye’de işçiler bir kez daha sendikalaştıkları için işlerini kaybetmekle yüz yüze.

Din adına hem inancımızı hem emeğimizi sömürüyorlar

Fabrikada haremlik selamlık yapıp erkek ve kadınların sigara içtikleri, yemek yedikleri alanları ayırdılar. Türban takmaya zorluyorlar. Ustabaşı bağırıyor; türbanlarınızı bağlayın!

Zaman kısıtlı da olsa bir araya gelmeye değer

Bunca sıkışmışlığın arasında yine de kadınlarla bir araya gelip iş çıkışı kendimize zaman ayırmaya çalışıyoruz. Çünkü işyerindesohbet etmeye ve birbirimizin derdini dinlemeye zamanımız olamıyor.

Gece 3’e kadar, 3 bin parça iş, günde 30 liraya

Fermuar birleştirmeden, bin parça yaparsa ancak 10 lira kazanabiliyor. Günde 3 bin adet yapabilmek için gecelere kadar çalışan Sakine’nin mesaisi uzadıkça uzuyor...

Sadece çocuklarımızın değil ülkenin de geleceği karartılıyor

Eğitimin paralı hale getirilmesi, okulların temizliği ve güvenliğinin yanında velilerin kaygı listesine müfredat da eklendi. ÖVDER olarak herkesi geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.