Kullanılabilir kıyılarımızın yüzde 95’i işgal altındayken, emekçi kadınların denize girebileceği sahillerin birçoğu ise, şehir merkezinin uzağında, güvende hissetmesi zor...
Her hayal kırıklığının ardından aynı soruyu soruyoruz: "Kime güveneceğiz?" Belki de artık güvenilecek yeni kahramanlar aramak yerine, güveni nasıl kurabileceğimizi konuşmanın zamanı gelmiştir.
Yürüyen Şato’daki gibi, savaş yalnızca cephede yaşanmıyor; kentlerin sokaklarına, mutfaklara, iş yerlerine, evlere kadar sızıyor.
‘Önümüzde iki ayrı mücadele yok. Bir yanda demokrasi, öte yanda geçim derdi de yok. Soframızdaki ekmeği küçülten düzen ile itiraz etme hakkımızı daraltan düzen aynı.’
Bazı suçların failleri hiçbir zaman "meçhul" değildir. Sadece kalın bir sisin ardına gizlenirler. Dosyamızda devlet-sermaye ilişkileri çerçevesinde bu sisin kimi, ne için gizlediğini inceliyoruz.
‘Uğranan şiddetin, sömürünün, haksızlıkların failleri meçhul değil çok meşhur. Bu yalnızca bizim ülkemize özgü değil. Kapitalizmin hüküm sürdüğü dünyanın her yanında böyle.’
İsimler değişiyor, mekanlar değişiyor. Ancak ayrıcalıklıların neden olduğu ölümler, geride kalanların mücadelesi olmadığı sürece yine ayrıcalıklıların adaletine mahkum oluyor.
Bu sistemin içindeki en örgütlü yapı olan devletin temsilcileri sorumluluk almayı reddetse de onları buna zorlayacak olan baskı ortamını yaratacak olan bizleriz.
Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği, 10. kuruluş yıl dönümünü kutlamak için düzenlemek istediği şenlikte Mamak Belediyesinin zabıta engeliyle karşılaştı.
‘Bir çocuğu büyütmek hiç kolay değil. Ey o yolla doğurmayın bu yolla doğurun diyenler, doğurduğumuza bakabiliyor muyuz gelin de görün!’
‘Açlık sınırının altında çalışan kadınlar gece gündüz mesai yaparak iki kuruş fazla kazanma derdinde.’
‘Bugün, ilk bakışta bir avuç öğretmenin direnişi gibi görünen ancak ülkenin dört bir yanında binlerce öğretmeni harekete geçiren mücadele sürüyor.’
‘Hayatlarını, düzenlerini, evlerini bırakıp ekmeğinin peşinden gidenler görünmüyor... Hele tarlada çalışan bir kadınsan.’
‘Tatil, sahip olduğumuz bir şey olmalı. Bize sahip olan bir şey değil.’
‘Artık dünyanın her yerini görebiliyoruz. Biz de birileriyiz. Gidemesek de ortamlarda satacağımız yurt dışı deneyimlerimiz var.’
Bir dilekle başlayan hikaye, sevginin özgürlüğü yok saydığı anda nasıl bir saplantıya dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Saplantı, günümüz ilişki dinamiklerine sert bir ayna tutuyor.
'Sen de bizimle ayrımcılığa, eşitsizliğe, nefrete karşı sesini çıkarmak istersen yanı başımızdaki bir sandalyeyi sana ayırdık.'
'Bize dayatılan düşük ücretler, ev içi sorumluluklara eklenen yaz tatilleri; çoğumuzun üç ay işi bırakmasıyla sonuçlanıyor.'
Bir savaş uçağı 520 kreş, bir tank 15 kadın sığınağı, bir füze binlerce HPV aşısı demek. Bütçe tercihi yalnızca ekonomi değil, nasıl bir ülkede yaşayacağımızın da kararı.
Cinsiyetçi küfürler, taciz, şiddete karşı ses çıkaranların yuhalanması... ODTÜ’de ‘bayrağa saldırıldı’ iddialarının arkasında neler olduğunu bir ODTÜ öğrencisi yazdı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















