Tekstil işçisi kadınlar ek zammı tartışıyor: ‘Mücadele etmezsek bizi daha çok harcarlar’
‘Açlık sınırının altında çalışan kadınlar gece gündüz mesai yaparak iki kuruş fazla kazanma derdinde.’

Urfa Organize Sanayi Bölgesi kadın çalışanlarıyla BİRTEK-SEN İl Temsilciliğinde sohbet ediyoruz. Konu geçim sıkıntısı ve eriyen ücretlere geliyor. Ek zam talebini tartışmaya açıyoruz ve Miyar Tekstil çalışanlarından bir kadın işçi bize, “Ne zammı?” diye soruyor. “Biz bunu aldığımıza şükredelim” diyor, “Bu memlekette asgariyi zor veriyorlar.”

Eski Özak çalışanlarından bir kadın işçi ise işsizliğe dikkat çekerek, “Herkes olan ekmeği kaybetmeme peşinde. Fabrikalar bir yandan işçi çıkarıyor, ‘Daralmaya gidiyoruz’ diyor ama bu ne kadar doğru? Elbette kapatan, küçülen fabrikalar var ama küçülen atölyelerde iş yükü artıyor ve iki kişinin yapacağı işi bir kişi yapıyor” deyince düşünmeye başlıyor kadınlar. O zaman bunlar biraz daha kâr elde etmek ve teşvik almak için yapılan bir oyun. İki ücret yerine bir ücret, bir kâr yerine iki kâr! Yani istenilen işi daha az kişiyle yaparak kazançlarına kazanç eklerken işçi daha çok sömürülüyor. Bütün her şeyin bedeli niye işçiye ödetiliyor? İşçi tazminatsız işten atılırken, işsiz kalırken niye kimse müdahale etmiyor?

OSB’de patronlar örgütlü. Her iki ayda bir, bir araya geliyorlar. Fabrika sahipleri bir masanın başında toplanıp “Kimin ne derdi varsa halledelim” diye konuşuyorlar ve ortak kararlar alıyorlar. Kara liste uygulamalarının sistemlerini konuşuyorlar.

Peki o sırada işçiler ne yapıyor? Kazanılmış ve geri alınmak üzere olan haklarını tartışıyorlar. Çünkü yeni kazanımlar için mücadele olanakları kısıtlanıyor. Kadınlar işçilerin örgütlülüğü önündeki engelleri anlatıyor. Ne zaman örgütlenmeye kalksalar ya işten atıldıklarını ya da kara listeye alındıklarını belirtiyorlar.

MYZ Tekstil işçilerinden Hülya, işini bırakıp tarım işçiliğine gideceğini söylüyor. Neden diye sorduğumuzda, “Ailemdeki birkaç kişinin düzenli işi olsaydı gitmezdik ama kimsenin işi yok. Mecburuz gitmeye” diyor. Açlık sınırının altında çalışan kadınlar gece gündüz mesai yaparak iki kuruş fazla kazanma derdinde.

Tekstil işinin zorluğunu konuşuyor kadın işçiler. “Her türlü hakaret baskı var, artık insan dayanamıyor” diyorlar. Bir kadın işçi de “Artık ailemin ve patronların baskısından kurtulmak için evleneceğim, belki bu kurtuluş olur” diye ekliyor.

Görüyoruz ki OSB’yi tam bir işçi cehennemine dönüştürmüşler, hüküm sürdürüyorlar. Mücadele eden kadınların fikri her zamanki gibi parlak oluyor: “Tabi öyle yaparlar, biz mücadele etmezsek bizi daha çok harcarlar.”

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
İzmir'de yüzlerce kişi 'Zamlar geri alınsın, ücretlere ek zam yapılsın' dedi

İzmir'de Emek ve Demokrasi Güçlerinin çağrısıyla yapılan kitlesel basın açıklamasında başta temel tüketim ürünleri olmak üzere zamların geri alınması ve ücretlere zam yapılması talebi yinelendi.

Kâra ortak değilsek zarara neden ortak olalım?

Ekonomik gidişatı, patronlar fırsata çeviriyor. 'Piyasa kötü, o nedenle zam yok' diyor. Daha fazla yoksullaşmadan sormamız gereken sorular ve yapacağımız işler var önümüzde.

Sendikalı işçiler bile asgari ücretli, ek zam kaçınılmaz!

İnsanca yaşayacak bir ücret için, tüm işyerlerinde kadın-erkek işçilerin ilk yapacağı şey istenecek ek zam talebini belirlemek ve mücadele biçimine de karar vermek...


Editörden