11 yaşındaki Meryem’in okulda kalem tutması gerekirken fırında ekmek saran ellerinin ve sorumluluğunu bilmeyen devletlilere serzenişin hikayesidir bu…

Bağıra çağıra nefret politikasını halkın üzerine yağdıran iktidarlara inattı sanki bu fotoğraf, iki farklı ırktan kadın birbirine sevgi ve güven fısıldıyordu.

BİRTEK-SEN Malatya Temsilcisi Halime Sancak’ın aktardığı veriler ve saha deneyimleri, Malatya’da kadın işçilerin karşılaştığı derin sorunları gözler önüne seriyor.

Astım ve bronşit hastası olmasına rağmen çalışmaya devam eden işçi, boşanma sonrası tek başına ayakta durma mücadelesini, borç batağını ve çocuklarının güvencesizliğini dile getiriyor.

‘Son yıllarda beslenme yetersizliği ve sağlıklı besine ulaşamama, B12 eksikliğinde rol oynamaktadır.’

Tüm bu koşturma, yorgunluk ve sinir, sadece bir gerçeği gösterdi: Sorun 5 bin lira değil, kaşıkla verip kepçeyle alan düzende. İşte bu yüzden, tüm bu yaşananlar anlatılmaya değer.

Faslı mevsimlik kadın işçiler, Fas ve İspanya hükümetlerinin ortak tezgahından geçerek, adeta cehenneme düşüyor.

Siyasal İslam, düşünce tarzının ötesinde bir ideoloji ve yönetim biçimini ifade eder. Kadını mutlak ezilen olarak resmen ilan eder.

Kısa süre önce Genel- İş İzmir 7 Nolu Şubede örgütlenen ve ilk defa TİS imzalayan Kemalpaşa Belediyesi işçisi Evrim, 1 Mayıs’ı ilk defa sendikalı olarak Kemalpaşa’da kutladı. İşte duyguları…

Gıda ve tekstil işçileri: ‘Çalışma saatlerimiz çok uzun, bir de fazla mesai yaptık mı, of! Ama ücretler düşük, yetmiyor. Emeklilik için yılım doldu ama yaş yüzünden 15 yıl daha çalışmam lazım...’

HPV aşısının ücretsiz ve herkes için erişilebilir olmaması, önlenebilir kanserlerin kadınların ekonomik gücüne ve sağlık politikalarının tercihine bırakılması anlamına geliyor.

Sanatın özgür olması yalnızca bir şarkının yasaklanması değildir. Sanatı üretenlerin geçinebilmesi, üretmek için zamana ve mekâna sahip olabilmesi de sanat özgürlüğünün parçasıdır.

Genç kadın işçilerin emeğine, gündelik hayatına ve çalışma koşullarına yakından bakmak için Eyüp-Rami’deyiz.

Mücadeleden geri durmamıza neden olan şeyleri ortadan kaldırmak için kendimizden ve yanımızdakinden başlayarak halkayı güçlendirmeyi öğrenerek ayrıldık buluşmadan.

Çerçeve yasa tartışmaları bize gösteriyor ki bundan sonrası, Meclis’te onaylanan ya da onaylanacak maddelerin çok ötesinde çetin bir sürece gebe.

‘Bugün ihtiyaç olan, bu mücadeleleri ve talepleri; hayatı işçi ve emekçi kadınlar açısından yaşanamaz kılmayı hedefleyen bir mücadele hattının parçaları olarak örgütleyebilmek.’

25 yıldır AKP’nin sınıfsal eğilimi değişmedi: Emeğini sermaye için ucuz ve esnek hale getirmek; bakımı ise aileye, aile içinde de kadınlara yüklemek.

Düşmanlaştırıldığımız, güvensizleştirildiğimiz böylesi bir dönemde “Kime güveneceğiz ki?” sorusunun yanıtını işçi kadınlar buldu: Birbirimize!

Editörden