Kadınlar yan yana gelebileceği alanlar istiyor
Kardelen Mahallesi’nde yaşayan kadınlarla yaptığımız anket; güvenli ulaşım, sosyal alanlar ve şiddete karşı somut adımlar bekleyen kadınların ortak mücadelesini görünür kıldı.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken mahallemizde yaşayan kadınların sorunlarını ve taleplerini konuşmak, birlikte neler yapabileceğimizi tartışmak amacıyla bir anket düzenledik. İki sitede 71 kadınla gerçekleştirdiğimiz ankete katılanların yaş ortalaması 47 iken, katılımcıların yarısı emekli veya çalışan kadınlardan oluşuyordu.

On yıldan fazla süredir Kardelen Mahallesi’nde yaşayan kadınların “Mahallede kadınlara yönelik hangi hizmetler eksik?” sorusuna en sık verdiği yanıt “sosyal alanlar” olurken; onu güvenli ulaşım, sokak aydınlatması ve kadın dayanışma alanları takip etti. Kadınlar, kültürel etkinliklerin çeşitlendirilmesi gerektiğini, var olan etkinliklerin ise ikamet ettikleri yerlere uzaklığı nedeniyle katılımın zorlaştığını dile getirdi. Özellikle 30 yaş ve altı kadınlar; güvenli ulaşım ve sokak aydınlatması talebini daha çok sahiplendi. Akşam saatlerinde ve hafta sonlarında toplu ulaşımın seyrekleşmesi, kadınların yürürken kendilerini güvende hissetmemesine neden oluyor. Çoğu kadın bu mesafeyi taksiyle aşmayı ya da durakta ailesinden birinin kendisini karşılamasını bekliyor. “Kadınların yüz yüze olduğu sorunlar neler?” sorusuna ise kadınların yüzde 91’i eşitsizlik, şiddet ve ekonomik sıkıntıların tamamını kapsayan “hepsi” yanıtını verdi.

‘Kadınları bir arada tutup güçlendirecek alanlar olmalı’

“Kendinizi bu mahallede ne kadar güvenli hissediyorsunuz?” sorusuna kadınların yüzde 60’ı “kısmen” ya da “güvende hissetmiyorum” cevabını verirken; artan ve vahşileşen kadın cinayetlerini örnek gösterdi. “Eskiden kendimizi daha güvende hissediyorduk, her geçen gün bu güven kırılıyor” yorumunu yapan pek çok kadın; geçtiğimiz eylül ayında mahallede katledilen Başak Gürkan’ı anımsatarak endişelerini gerekçelendirdi.

“Bu mahallede bir kadın derneği kurmalı mı?” sorusuna kadınların tamamı “Kesinlikle” yanıtını verdi. Bir derneğin kurulması halinde; kadınlar için dayanışma, yardımlaşma ve birlikte mücadele etme alanı oluşturulabileceğini konuştuk. Özellikle yakın zamanda bir kız kardeşimizi kaybetmişken, böyle bir alanın bizi bir arada tutarak güçlendireceği fikri ön plana çıktı.

Şiddete karşı caydırıcı cezalar gerekli

Son olarak 8 Mart taleplerini sorduğumuz kadınların neredeyse tamamı, kadına yönelik şiddetin son bulmasını ve failler hakkında caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi. Bunun yanı sıra çocuk istismarının önlenmesi, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dahil olunması, eğitime erişimin önündeki engellerin kaldırılması, eşit işe eşit ücret ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi de öne çıkan talepler arasında yer aldı.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül (Arşiv)

İlgili haberler
8 Mart’ın en önemli taleplerinden: Kreş hakkı

‘İş yerlerinde kreş, yasalarla güvence altına alınan bir hak. Ancak, bir anda kazanılmadı. Geçmişten bugüne, kadınların çalışmak ve çocukların bakımı için verdiği mücadele ile bugünlere geldik.’

Sömürü, bakım yükü, itaat: Kadın emekçiler kuşatmayı kırıyor

‘Kadın emekçiler sömürüye, bakım yüküne ve itaate dayalı bu rejimi görünür kılmaktan öte örgütlenerek, greve çıkarak, dayanışmayı büyüterek kuşatmayı kırıyor.’

Şiddete, yoksulluğa, savaşa karşı mücadelemiz var!

Dergimiz de bu sayıda, 8 Mart alanlarında yükselen talepleri kadınların kendi sözleriyle tartışıyor. 8 Mart sonrasında da mücadelenin ateşini büyütmek için tüm işçi ve emekçi kadınlara sesleniyor.


Editörden