Güvenli yaşamı birlikte inşa etmek için...
‘Tacizciyi değil mağduru koruyan, çocukları çocuk yaşta evlilik yoluyla istismara maruz bırakan bu düzeni değiştireceğiz.’

Kocaeli’de ağabeyi tarafından istismara maruz bırakılan 17 yaşındaki İ.N.Ç.’ın "Öldürülmekten korkuyorum" sözleri, sadece bireysel bir çığlık değil. Bu durum, aynı zamanda bu düzenin ve bu düzenle iş birliği içinde olan mekanizmaların yarattığı yapısal sorunun açık bir göstergesi.

Söz konusu mekanizmalar, kadın cinayetlerinin neden politik bir mesele olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İhmaller silsilesi, kız çocuklarını korumak üzere herhangi bir önleyici mekanizmanın olması ve sonuçları, verilere de yansıyor. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, Kocaeli'de 2025 yılında 16-17 yaş grubunda 112 kız çocuğu evlendirildi. Bu tablo, düzenin kız çocuklarının hayatı üzerindeki baskısının somut bir göstergesidir.

Kadın mücadelesi tam da bu yüzden gereklidir. Tacizciyi değil, mağduru yargılayan, çocukları çocuk yaşta evlilik yoluyla istismara maruz bırakan bu düzeni değiştireceğiz; kız kardeşliğimizle, dayanışmamızla ve bitmeyen öfkemizle buradayız.

Tam da bu yüzden Kocaeli Üniversitesinde eğitim alan kadınlar olarak, kız kardeşlerimizle yan yana gelmek; okulda, yurtta, evde yaşadığımız sorunlara karşı neler yapabileceğimizi konuşmak; birbirimizden öğrenmek ve güvenli yaşamı birlikte yeniden inşa etmek için Kocaeli Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğunda buluşuyoruz. 8 Mart’a giderken bu mücadeleyi büyütmek için sen de gel, bizimle ol!

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
Tüm dünyayı saran emperyalist barbarlığa karşı mücadeleye!

Bugün ‘ateş düştüğü yeri yakar’ söylemini çoktan geride bırakmış durumdayız. Ateşin düştüğü yeri değil, hepimizi yaktığı bir dönemden geçiyoruz.

‘Arkasına saklanacak çok bahane vardı ama…’

Farklı şehirlerden kadın işçiler Mecliste 8 Mart öncesi bir araya geldi. Uzun vardiyalara, düşük ücretlere, tacize ve grev kırıcılığına karşı deneyimlerini paylaştılar.


Editörden