‘Bir çocuğu büyütmek hiç kolay değil. Ey o yolla doğurmayın bu yolla doğurun diyenler, doğurduğumuza bakabiliyor muyuz gelin de görün!’
‘Açlık sınırının altında çalışan kadınlar gece gündüz mesai yaparak iki kuruş fazla kazanma derdinde.’
‘Bugün, ilk bakışta bir avuç öğretmenin direnişi gibi görünen ancak ülkenin dört bir yanında binlerce öğretmeni harekete geçiren mücadele sürüyor.’
‘Hayatlarını, düzenlerini, evlerini bırakıp ekmeğinin peşinden gidenler görünmüyor... Hele tarlada çalışan bir kadınsan.’
‘Tatil, sahip olduğumuz bir şey olmalı. Bize sahip olan bir şey değil.’
‘Artık dünyanın her yerini görebiliyoruz. Biz de birileriyiz. Gidemesek de ortamlarda satacağımız yurt dışı deneyimlerimiz var.’
Bir dilekle başlayan hikaye, sevginin özgürlüğü yok saydığı anda nasıl bir saplantıya dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Saplantı, günümüz ilişki dinamiklerine sert bir ayna tutuyor.
'Sen de bizimle ayrımcılığa, eşitsizliğe, nefrete karşı sesini çıkarmak istersen yanı başımızdaki bir sandalyeyi sana ayırdık.'
'Bize dayatılan düşük ücretler, ev içi sorumluluklara eklenen yaz tatilleri; çoğumuzun üç ay işi bırakmasıyla sonuçlanıyor.'
Bir savaş uçağı 520 kreş, bir tank 15 kadın sığınağı, bir füze binlerce HPV aşısı demek. Bütçe tercihi yalnızca ekonomi değil, nasıl bir ülkede yaşayacağımızın da kararı.
Cinsiyetçi küfürler, taciz, şiddete karşı ses çıkaranların yuhalanması... ODTÜ’de ‘bayrağa saldırıldı’ iddialarının arkasında neler olduğunu bir ODTÜ öğrencisi yazdı.
Dünya genelinde kendilerini kadınların sesi olarak sunan sağ hareketler, kadınların öfkesini yapay düşmanlara yönlendiriyor.
Kadınlara 'Ücretinizin 1000 lirasını neye ayırmak isterdiniz, neye harcadınız?' diye sorduk. Gelen yanıtlara hep birlikte bakalım.
‘Anası babası hayvancılık yapıp hayvansal gıdalardan mahrum kalan çocukların memleketi burası. Hükümetler değişse de yoksulluktan ölen Berivanlar ne yazık ki hâlâ var.’
Geçim sorun, tatil hayal, düşük ücretler yüzünden ayın ortası maaşın sonu geliyor. “Bu düzen değişmek zorunda” diyen Çiğlili kadınlardan mektup var!
‘Bizim emeğimizle sofraya konulan, mis gibi kokusunu uzaktan aldığımız, çocuklarımızın çok sevdiği o çileği pazarda almaya gücümüz yetmiyor.’
'İş yerlerinde kadın işçilerin maruz kaldığı baskılar konuşulurken herkesin birbirine benzer deneyimler yaşadığı ortaya çıktı. Bu paylaşımlar birbirimizden güç aldık.’
Bir kadın muhtarın imza baskısını duyurmasıyla başlayan süreç, Varto’da geniş bir direnişe dönüştü.
Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin soruşturma yeni bir aşamaya gelirken, kadınlar altı yıldır sürdürdükleri adalet mücadelesinin önemine dikkat çekiyor.
Şiddetten kaçıp çocuklarıyla bir odunlukta yaşamaya çalışan Zeynep, kadın dayanışmasıyla yeniden ayağa kalktı. 'Artık kendimi kimsesiz hissetmiyorum.'
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















