MEKTUP

Kız çocuklarının hayatını karartmaya kimsenin hakkı yok!

13 yaşında zorla, kendinden çok büyük biriyle evlendirilen Gülseren Bahadır, müftülere nikah yetkisi veren tasarıya çok öfkeli: “Düşün kız çocuklarının yakasından” diye isyan ediyor.

Bu 1 yıl Panayırlı kadınlar için büyük kayıp oldu

OHAL bahanesiyle kapatılan kadın derneklerinden biri de Panayır Kadın Dayanışma Derneği'ydi. Dernek mahallede kadınlar için bir nefes alanıydı, son 1 yılda nasıl nefessiz kaldıklarını anlatıyorlar...

Bazen bir tek kadın birçok şeyi değiştirebilir

Tuzla Deri Sanayideki bir fabrikada çalışan tek kadın, kendisiyle beraber çalıştığı fabrikadaki değişimi anlatıyor.

Kaybettiğim özgüvenimi sayenizde yeniden buldum

Merve geçen ay dergimize mektup göndermiş, yaşadığı şiddeti anlatmıştı. Bu ayki mektubunda diyor ki "Dergide okuduğum yazılar güç veriyor. Dertlerimiz çok, ama çözümsüz değil." İyi ki varsın Merve!

Bir fabrikada işçiler birbirini niye patrona şikayet eder?

İşten atılma korkusu bizi birbirimize düşürüyor, bu da patronun işine yarıyor. Hatta kadınlar çoğunlukla birbirini şikayet ediyor...

Emani bana bir şey öğretti

Emani’ye olanlar beni tetikledi. Irkçılıkla mücadele etmem gerektiğinin, kadın hakları ve çocuk hakları ile ilgili daha çok çaba sarf edip farkındalık yaratmamız gerektiğinin farkına vardım...

Benim için her şey 15 yaşında başladı

Azerbaycan’dan gelen Nurgül, henüz 15 yaşındayken evlenmiş, 17 yaşında doğum yapmış... Yaşı tutmadığı için resmi nikahı yok. Bu yüzden hep kayıt dışı çalışmak zorunda...

Üniversiteden fabrikaya yaz

Üniversiteli genç bir kadının maddi sıkıntılar sebebiyle bir fabrikada çalışmaya başlamasını, çalışma şartlarını ve gelecek kaygısını kendi kaleminden okuyalım.

‘Kadınlar ve çocuklar için adalet istiyorum!’

Kadınların adalet taleplerini yinelemeye devam ediyor. Çorlu’da yaşayan bir kadın niçin ‘Adalet’ istediğini yazdığı mektupla anlattı. Birlikte olma çağrısı yaptı.

GÜNÜN DAVASI: 'Bana destek olmak ister misiniz?'

18 yaşındaki Ş. patronu tarafından tecavüze uğramıştı. Bugün Anadolu Adliyesi 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek duruşma için Ş ve annesi Nurten’den kadınlara çağrı var.

Melisa’nın dolmuşta yaşadığını ben fabrikada yaşadım

Melisa, seni gözlerinden öpüyorum. Ne olur sakın susma! Bana umut oldun. Eğer ben de ses çıkarsaydım eminin birileri de bana sahip çıkardı.

Çok mu oluyoruz, dört kadın laflayıp bira içerek!

1 erkek, 3 kadını; ben de oturunca dört kadını taciz edebiliyor. O oturmaya devam ettikçe onu görmezden gelmeye çalıştık. Ancak taciz arttı...

Ben çok umutluyum, neden biliyor musunuz?

Tuzla’dan metal işçisi bir kadının hak arama ve alma öyküsü bu. Fabrikadaki çay sohbetlerinden geleceğe dair umut fışkıran bir öykü...

Derneğe karşı önyargılarım vardı

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin güç kattığı kadınlardan Sevgi’nin dernekle ilgili fikri çalışmalara katıldığı ve görev aldığı zaman değişmiş. Değişen neydi, Sevgi’nin kaleminden okuyun.

Kaybolan karne mi yoksa çocukluk mu?

Kocaeli’den Fatma şahin tesadüfi bulduğu bir karneyi inceliyor ve öğrencilerin yeteneklerinin görmezden gelindiğini, eğitim yönteminin onları bir çerçeveye sokuşturduğunu anlatıyor...

Ben  dünya kadını, dünya insanı

Türkiye’de cinayetlere kurban gittim. Avrupa’da cadı avında diri diri yakıldım. Afganistan’da burka giydim. Yetmedi mi?

İşçi anneme kıdem tazminatını anlatmak

İşçi bir anne ile kızının kıdem tazminatı sohbeti...

Aslında çok tanıdık bir taciz hikayesi!

Tacizin gündüzü, gecesi yok. Pijama da giysen, etek de giysen fark etmiyor tacizciler için. Bir de polisin değişmeyen tavrı; “Ne işin var bu saate dışarıda?” Peki sizin işiniz ne?

Çalışan anneler anlatıyor

Günde 10-12 saat çalışıp kalan zamanı da ev işine ayıran, çocuklarıyla ilgilenemeyen, yaşam koşullarının ağırlığı altında ezilen iki işçi kadın, Anneler Gününden beklentilerini yazdı.

Sokaklarda gülen insanlar görmek istiyorum

Bir taşeron firmada temizlik işçisi olan Hadise çalışma koşullarını anlatıyor: O kadar yoruluyoruz ki, çalışma saatleri dışında kendime zaman ayıramıyorum.