MEKTUP

Görükle’de taciz ve şiddet son bulsun diye...

Gece geç saatlere kadar çalışıp eve kendimizi attığımızda ardımızda neler mi bırakıyoruz? Patron ve müşteri bakışları arasına sıkışmış bedenlerimiz, peçetelere yazılmış notlar, bizi takip eden araçlar

Bir taciz hikayesi: Suçlu olan ben değilim!

Esenyalı'da kimliği belirsiz bir erkek kadınları taciz ediyor. Otobüste ya da durakta adres sorma bahanesiyle yaklaşıyor adam. Tacize uğrayan bir işçi kadın yazdı bu mektubu, sesini duyurmak için.

Kadınların mücadelesine inanıyorum

Eşinden ve kayınvalidesinden yıllarca şiddet gören Nazlı'nın canına tak etme ve kendini bulma hikayesi bu.

Artık başkaldıran bir Mizgin var

Mizgin Ekmek ve Gül'ün değiştirdiği, Ekmek ve Gül'ü değiştiren kadınlardan biri. Onun hikayesi, bugüne kadar yolu bizimle kesişen pek çok kadının kadın dayanışmasıyla değişen yaşamının bir özeti gibi.

Beni güçlendiren, benim güçlendirdiğim Ekmek ve Gül...

Mizgin yazdı: "Ekmek ve Gül varolduğu sürece benim gibi bir çok arkadaşım hem yalnızlığından kurtulacak hem de paylaştıkça kendilerini tıpkı benim hissettiğim gibi güçlü hissedecekler."

Gelecekten vazgeçmedim

Uzun süre işsiz kaldı, ev işçiliği yaptı, ekonomik zorluklar yüzünden boşandı, çocuklarına tek başına bakıyor. Tüm bunları şimdi önüne 'evet-hayır' çıkaranlar baştayken yaşadı. Ve soruyor...

Yaz bunları! Kızarsa kocam kızar, ona da yemek vermem...

Bu sözler Çekmeköy'de bir tekstil atölyesinden referandum tartışmasında Ezima'nın ağzından dökülüyor.

Kadriye anlatıyor: 'Bir işçi olarak neden Hayır diyorum?'

28 senedir çalışıyor, hala emekli olamadı. Metal Direnişi sırasında Federal Mogul fabrikasından işten atıldı. Kadriye, anayasa değişikliğine ilişkin kararının nedenlerini madde madde anlatıyor.

Regl kanı pantolona geçene kadar çalıştırılan kadınlar

İşçi olmak, kadın olmak bir de üstüne regl olmak... LCW’da çalışan bir kadın işçi çalıştığı fabrikada yaşadıklarını anlattı.