DERGİMİZDEN
Fabrikalardan yükselen ‘bir şey yapmalıyız’ sesleri artmaya devam ederken 3 ayrı fabrikadan konuştuğumuz kadın işçilerin anlattıkları gösteriyor ki, işçiler var olanı değiştirmek için adım atıyor.
‘Nasıl bir sendika bizi gerçekten örgütlü kılar’ diye sormaktan vazgeçmemeliyiz. Birimlerden atölyelere gerçek bir örgütlülük sağlanmadığı, tüm karar süreçlerinde yer almadığımız sürece kazanamayız.
TPI Composites’te çalışan Petrol-İş üyesi 3600 işçinin, sefalet zammına ve işten atmalara karşı iş bırakma eylemi kazanımla sonuçlandı. Kazanımın ardında neler olduğunu TPI işçisi bir kadın anlatıyor
Gülay ve Fatma tekstil işçisi iki kadın. Sendikalı olmakla olmamak arasındaki farkın ne olduğunu anlattıkları bu sohbet, kadın işçilerin bir şeyleri değiştirme ihtiyacını da ortaya koyuyor.
İzmir’de sendikalı bir işyerinde çalışan tekstil işçisi kadın ağırlaşan yaşam koşullarına karşı öfkesini paylaşıyor. Bu öfkeden, işçilerin öfkesini görmezden gelen sendikalar da nasibini alıyor.
Paydossuz, tatilsiz, sohbetsiz, aşağılanarak, saatlerce kölece çalıştırmanın ne demek olduğunu iliklerine kadar yaşatan tekstil işçisi bir kadının tüm tekstil işçilerine çağrısı bu mektup…
Salcomp Xiaomi’den bir kadın işçi yazdı: Sendika daha biz işçilerin ne istediğini bile bilmiyor bence. Bir sendika nasıl işçisinin taleplerini bilemez? Nasıl işçinin taleplerine kulak tıkar?
Memlekete fayda olacaksa biz de dahil olursak olacak. Bileyim ki birileri var gelin hep birlikte değiştirelim diyor, yaparım. Çünkü o zaman bilirim ki çocuğumun geleceğine iyi bir şey bırakabileceğim.
Mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan kadınlar çalışma ve yaşama koşullarının zorluğunu anlatırken, gelecek hayali kurmaktan da çok uzak.
Metal fabrikasında çalışan Elif, Güler ve Rabia mesai iptal olunca fırsat bu fırsat deyip çay bahçesinde buluşuyorlar...
Mohsin Hamid’in Batı Çıkışı’ndaki ana karakter Nadia gerçekten özgürleşebilmiş bir mücadele kadını mı yoksa, yazarın belki de niyetten bağımsız radikalleştirdiği bir kadın mı?
Meksika’dan Ürdün’e Sudan’dan ABD’ye kadınlar şiddete, kadın cinayetlerine, ağır çalışma koşullarına, tükenmişliğe, geçim sıkıntısına karşı sokaktaydı.
Geçtiğimiz sayılarda Esenyalı mahallesinde yer alan Kutu Park’ın liseliler için nasıl bir çukura dönüştüğünden bahsetmiştik. Bu yazımızda mahallenin gençleri ‘Başka bir alternatif var’ diyor!
“Ya kazanamazsam?”, “İş bulamazsam?” kaygılarıyla sınava hazırlanan Irmak, tüm gelecek kaygılarına bir de bugün hayatta kalma kaygıları eklenince yaşadığı gerilimi anlatıyor.
“Ben daha önce bu dernek gibi bir yerle karşılaşsaydım eğer bambaşka bir hayatım olur, bunların hiçbirini yaşamamış olurdum.”
Engelli genç kadına tecavüz eden erkek serbest, kadın ve ailesi tedirgin, soruşturma aşamasında gerekli sürecin uygulanmaması kadını mağdur etmenin aracına dönüştü.
Yardım başvurusu yapan kadınların en çok dert yandığı meselelerden biri kira zamları. Çoğu, çocuklarının isteklerini karşılayamıyor. Bu, onları üzüyor ve kendi ihtiyaçlarını düşünmekten alıkoyuyor.
Filiz Gür, Gezi Parkı davası kapsamında 2022 Nisan ayında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Mine Özerden’e mektup yazdı.
‘Az kaldı Mücella abla, kırmızılarımızı giyip kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısını hep birlikte söyleyeceğiz…’
Bizim temizlikçi Ayşe’nin fantezi dünyası geniş, ama gel gör ki her denemesi boşa düşüyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































