'Depremde şehrimiz gerçekten çok kötü hasar aldı ve hâlâ düzelebilmiş değil. Maddi olarak ailece zarar gördük, evlerimiz büyük hasar aldı. Hem maddi hem de manevi zorluklar yaşıyoruz.'
‘15-16 Haziran’ın bıraktığı en önemli miras belki de budur: Şalterler indiğinde, üretim durduğunda ve işçiler yan yana geldiğinde hayatı durdurabilecek gerçek gücün kimde olduğu da ortaya çıkıyor!’
‘Maltepe’den İstanbul’un diğer semtlerine, Artvin’den Dersim’e kadar doğamız ve ortak yaşam alanlarımız için verilen mücadeleleri büyütmeye çağırıyoruz.’
22 yaşındaki bir kadın anlatıyor: Şiddet, engeller ve yalnızlık karşısında onu ayakta tutan şey kadın dayanışması ve mücadele oldu.
Işıklara Bak Canım, yalnızca bir market günlüğü değil; tüketim toplumunun işleyişine, sınıfsal ayrımlara ve gündelik hayatın politik karakterine dair keskin bir sorgulama.
Sırlarımız, kaybolan bir göçmen kadının hikayesi üzerinden Danimarka’nın “mutlu ülke” imajının ardındaki görünmezleştirilen sınıf uçurumlarını ve göçmen kadın emeğini anlatıyor.
‘Saldırı olduktan sonra çocuğum uyurken gidip ona baktım ve bir vicdan azabı çektim; ‘Doğurup kötülük mü yaptım?’ diye. Sonraki günlerde düşününce anladım ki suç benim değil.’
Türkiye'de artan okul saldırılarının temelinde bilgisayar oyunları veya diziler değil; yoksulluk, eğitimdeki fırsat eşitsizliği ve sistemin dışladığı gençlerin gelecek kaygısı yatıyor.
'İhtiyaç duyduğumuz şey daha fazla kolluk, daha fazla yasak ve denetim değil; eşit, özgür ve güvenli yaşam alanlarını birlikte kurma mücadelesidir.'
Özel sektör deneyimlerini paylaşan öğretmen, çok küçük yaştaki çocukların erken yaşta ağır bir farkındalık yükü taşıdığını ve derin bir gelecek kaygısıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Çözüm, sadece daha fazla güvenlik önlemi değil; eşitsizlikleri ortadan kaldıran, öğrencilerin söz hakkını güçlendiren ve öğretmenleri destekleyen demokratik bir okul kültürüdür.
‘Öğrenciler, öğretmenler, veliler güvencesiz, geleceksiz ve umutsuzluk içinde mücadele etmeye çalışıyor. Bu mücadelenin umutsuzluktan kurtulabilmesinin yegane yolu ise birleşmekten geçiyor.’
‘Bu eylemle çocuklarımıza ve diğer insanlara, haksızlığa karşı susmamaları gerektiğini, birlik ve beraberlik ile seslerinin daha gür çıktığını gösterdiğimizi düşünüyorum.’
‘Dünyanın her bir yanında baskıcı ve sağcı hükümetler türese de kadınların alanda mücadelesi, emekçileri emperyalizme karşı harekete geçirmesi de bitmiş değil.’
Sohbet ederken kadınların ruh halleri de değişiyordu. ‘Elimizden bir şey gelmez’ düşüncesi ve korku yan yana geldiğimizde, yaşadıklarımızın ortak olduğunu gördüğümüzde yerini dayanışmaya bırakıyordu.
'Dersim’de kadınlar bütün kayıplarımız için, mezar hakkı için adalet talep etmektedir. Anılarına saygılarımla...'
Bahar’ın hikâyesi, şiddetin, yoksulluğun ve cezasızlığın ortasında büyüyen binlerce kadının gerçeği.
Madencinin açlıkla, karanlıkla ve sistemle mücadelesine tanık olmak yetmiyor. Asıl soru şu: Görmek, bizi gerçekten harekete geçiriyor mu, yoksa vicdanı susturan bir seyir mi üretiyor?
Bazen izlediğimiz film ve diziler o kadar ürkütücü olur ki ‘Yok artık, bu kadarı da gerçek hayatta olmaz’ deriz. Oysa kimi zaman gerçek hayat, anlatılanlardan çok daha ağırdır.
‘Bu kitap, travmayı yalnızca acı ve ıstırapla sınırlamıyor; aynı zamanda onun iyileştirilebilir ve dönüştürülebilir bir süreç olabileceğini hatırlatıyor.’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















