İlkokul sıralarına inen gelecek kaygısı
Özel sektör deneyimlerini paylaşan öğretmen, çok küçük yaştaki çocukların erken yaşta ağır bir farkındalık yükü taşıdığını ve derin bir gelecek kaygısıyla büyüdüğünü anlatıyor.

Sevgili Ekmek ve Gül okurları, ben atanamamış bir öğretmenim.

Toplumsal meselelerin tartışılmasında yaşın giderek düştüğünü gözlemliyorum. Artık bu konular neredeyse ilkokul çağındaki çocukların gündemine kadar inmiş durumda. Çocuklar yalnızca sorunları duyan ya da izleyen konumda değil; çoğu zaman doğrudan etkilenerek bu meselelerin bizzat mağduru olarak büyüyorlar. Bu nedenle, çok küçük yaşlardan itibaren ülke gündemine dair kaygı içeren konuşmalar yaptıklarına tanıklık ediyoruz.

Özel sektörde öğretmenlik yaptığım dönemde, oldukça küçük yaştaki çocukların gelecek kaygısına dair konuşmalar yaptıklarına bizzat şahit oldum. Bu durum, çocukluk deneyiminin doğasının değiştiğini ve çocukların erken yaşta ağır bir farkındalık yükü taşıdığını gösteriyor.

Bununla birlikte, çocukların okul dışındaki gelişim alanlarının giderek daraldığını da gözlemliyorum. Spor ve sanat gibi alanlarda kendilerini geliştirebilecekleri kurslara katılım, ekonomik sebeplerle her geçen gün azalıyor. Ayrıca sokakların güvenli olmaması da çocukların dışarıda vakit geçirmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle çocuklar çoğunlukla ev ile okul arasında sıkışmış bir yaşam sürmek zorunda kalıyor.

Bu koşullar altında, çocukların telefon, tablet ve bilgisayar oyunlarına yönelmesi çoğu zaman bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Çünkü alternatif olarak kendilerini geliştirebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve ilgi alanlarını keşfedebilecekleri alanlara erişimleri oldukça sınırlı.

Tüm bu gözlemler doğrultusunda, yaşanan sorunların temelinde ekonomik koşulların yer aldığını ve bunun eğitimden sosyal yaşama kadar birçok alanı etkileyen, birbirine bağlı bir sarmal oluşturduğunu düşünüyorum.

“Ne yapılmalı?” derseniz. Bence daha kapsayıcı, çocukların gelişimini destekleyen politikaların hayata geçirilmesi ile daha sağlıklı nesiller yetiştirmek mümkün.

Fotoğraf: Canva


Editörden