Antep’te kimya fabrikasında çalışan işçi bir kadın anlatıyor: ‘Çalışmaya başladığım ilk ay fabrika İsrail’e ihracat yaptığı için tepki gösteren 50 işçi işten çıkarıldı.’
Sultangazi’den işçi Mevhibe Akdeniz, işyerlerinde yaşanan tacizi anlattı: ‘Bu atölyede tek iyi bir şey varsa o da kadınların birbirini sahiplenmesi, burada kadın kadının yurdu…’
Devletler sınırlarını korumak için göçmenleri öldürmeyi göze alırken, hayatta kalmak için göç etmek zorunda kalan kadınların yollarda başlarına gelecek olanlar ‘sınır tanımıyor.’
Leyla, Nilgün, Sevgi çocuklarını bütün endişelerine rağmen sübyan mektebine göndermek zorunda kalan binlerce kadından sadece 3'ü.
Esenyurt’tan işçi kadınlar anlatıyor: ‘Elimizde kenarda üç beş kuruşumuz vardı, onun bir kısmıyla girdik bu Bitcoin’e. Yükselirse kazanıyorsun da ya düşünce? Ama bir umut kapısı işte.’
‘Ülkede her şey güzel, açım diyen yalan söylüyor' diyen kadına yine kadınlar cevap veriyor. Sahi bu ülkede her şey kime güzel?
Çorlu’da kadınlar şiirli, müzikli drama gösterili 8 Mart etkinliği yaparak hem sorunlarını hem de çözüm yollarını konuştu.
25 Kasım’a kadar yapacağımız her iş, kadınlarla yaptığımız her buluşma, konuşacağımız her konu bu uzun soluklu sorumluluğumuzun gereklerini yerine getirme noktasında bir adım.
Yerel yönetim seçimleri neden kadınların yaşamını etkiler? İşte yanıtı: Aydınlatmasız sokaklar, kalabalık otobüsler, toplanmayan çöplerin, çocukları götüremediğimiz parklar...
Hayatı elinden alınan bir kız çocuğu o. Oradan oraya sürüklenen hayatında yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayağa kalkıp devam etmesini bilen bir kadın… Şimdi kadın dayanışmasının bir parçası…
İşçi mi işten çıkarılacak, ilk önce kadınlar! Kıdem tazminatında da yine kadınların iş güvencesi topun ağzında. Sincan OSB’de metal fabrikasında çalışan Sibel de tam olarak bunları anlatıyor.
“Beni krizi bahane ederek işten attılar. Samimi olduğum dört kişiyi de çıkardılar. Sonradan duydum ki ustabaşı, ‘Önümüzde kötü günler var. Bunun gibi düzen bozucuları barındırmamız lazım’ demiş.”
Hayatı hakkında kararlar verilirken sadece dinleyici olan bir kız çocuğundan; kendi hayatını şekillendiren bir kadına dönüştüm. Benim gibi kadınlara hep ‘Bir ihtimal daha var’ diyorum.’
‘Düşünsenize, geçim derdine takılmaktan hobilerimden, kendimden bile uzaklaştım. Sadece hayatta kalmaya odaklanıyorum, o kadar.’
Çalışmak isteyen bir kadının ‘Çocuğuma kim bakacak?’ diye düşünmediği bir düzen kurulmalı.
Yıllar içerisinde özgüvenimi kaybettim. Bir şeylere adım atmaya çalışırken hep çekindim, ‘Yapamam’ dedim. Neden yapamayayım? Bunlar hep içinde bulunduğumuz baskıların, zorbalıkların yansıması.
Fizyoterapist Meltem Teker, egzersizi günlük rutinimizin bir parçası haline getirmek için önerilerde bulunuyor.
Kadın işçilere koruma ayakkabıları verilmiyor. Makinelerdeki sensörler devre dışı bırakılıyor. Yemek saati kaldırılıp makine başında kumanya veriliyor.
Aşırı sıcak çarpması acil müdahale edilmesi gereken bir sorunken kronik hastalıkların kontrolünü de zorlaştırıyor.
Belediye işçisi kadınlarla artan zamlar, derinleşen yoksulluk karşısında çıkış yolunu konuştuk: ‘Bize bizden başkasının faydası olmaz!’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















