Betül Süleyman Alluş’a ne oldu?
Suriye’de HTŞ’nin Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve şiddet devam ediyor. Betül Süleyman Alluş, 29 Nisan’da kaçırıldı, “kız okulunda” rehin tutulduğu düşünülüyor.

Suriye’de HTŞ’nin Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve cinsel şiddet sistematik olarak devam ediyor. Kaçırılan kadınların İdlib merkezli köle pazarında satıldıkları, fidye karşılığında rehin tutuldukları, işkence ve tecavüze uğradıkları ve birden çok erkekle nikahlandırıldıkları defalarca raporlandığı halde HTŞ, sadece inkar ediyor.  Kadınlara yönelik kaçırma ve cinsel şiddet vakaları bu kez “İslam adına kendi rızasıyla kaçma” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

Tişrin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Betül Süleyman Alluş, 29 Nisan’da öğrenim gördüğü üniversiteden HTŞ tarafından kaçırıldı. Görgü tanıklarının ifadeleri kaçırılmayı doğrularken okul yönetimi kamera kayıtlarını aileyle paylaşmadı, bazı görüntülerin silindiği öğrenildi. 

Sosyal medyadaki tepkiler üzerine, HTŞ’nin İçişlerine bağlı Genel Güvenlik merkezinde Betül ailesiyle görüştürüldü.

Emniyetten, Betül’ün 10 Mayıs Pazar günü aileye teslim edileceği sözü verildi. Aynı günlerde Selefi şeyh Abdul Razzaq Al-Mahdi “Alevilerin selefileştirilmesi” fetvasını yayımladı. Bunun ardından HTŞ güvenlik birimi verdiği sözden döndü. Ailenin kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre Betül Alluş’un Ceble’de HTŞ’ye bağlı bir “kız okulu” ya da “kız evi” olarak tanımlanan kurumda tutulduğu öne sürülüyor. Kaçırılmadan önce tecavüze uğradığı da ailenin aktardığı bilgiler arasında yer alıyor. Betül’ün “evinden, dininden kaçtığı” gibi içeriklerle atılan mesajlarla aile susturulmak istendi.

Türkiye’de de Betül Süleyman Alluş için pek çok kentte Mayıs ayında kadın platformları ve Alevi örgütleri sokağa çıktı. Mersin, İstanbul, Hatay/Samandağ ve İzmir’de eş zamanlı ses yükselten kadın platformları ve Alevi kurumları, HTŞ tarafından kaçırılan üniversite öğrencisi Betül Süleyman Alluş’un akıbetini sordu.

HTŞ’nin yönetimi devraldığı 8 Aralık 2024’ten bu yana akademisyenler, yazarlar ve Alevi kadınlar sistematik biçimde kaçırılıyor. Humus Üniversitesi’ne giderken kaçırılan akademisyen Rasha Al-Ali’nin katledilmesi bunların ilk kayıt altına alınanlarından. Ancak HTŞ, kaçırma vakalarını inkar ediyor. 

Ancak New York Times’ın yeni soruşturması, en az 13 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığını doğruladı. Ayrıca bir erkek ve bir erkek çocuğunun da kaçırıldığı belirtildi. Kaçırılan kadınlardan beşinin tecavüze uğradığını anlattığı, iki kadının ise hamile şekilde evine döndüğü aktarıldı.

Haberde yer alan en çarpıcı örneklerden biri, 2025 Mayıs’ında kuzeybatı Suriye’de kaybolan 16 yaşındaki bir kız çocuğu oldu. Ailesinin fidye ödeyerek yaklaşık 100 gün sonra geri aldığı genç kızın, alıkonulduğu süre boyunca uyuşturularak defalarca cinsel saldırıya uğradığını söylediği belirtildi. Yapılan sağlık kontrolünde hamile olduğu ortaya çıktı.

HTŞ ise iddiaları büyük ölçüde reddetti. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Nur el-Din Baba, hükümetin incelediği 42 kayıp vakasından yalnızca birinin “gerçek kaçırma” olduğunu savundu. Diğer vakalarda kadınların sevgilileriyle kaçtığı, aile içi sorunlardan uzaklaştığı ya da suç faaliyetlerine karıştığı öne sürüldü. Suriyeli kadın örgütleri ise 2025 başından bu yana yaklaşık 80 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaybolduğunu ileri sürüyor.


Editörden