DERGİMİZDEN

Sanal harcama limitimiz kadar zenginiz: Kredi kartları

‘Yanımda kredi kartım olmayınca kendimi neredeyse yoksul hissediyorum ben. Sanal olarak da harcama limitimiz kadar zenginiz oradan bakarsanız.’

Gerici ve piyasacı eğitim için pandemiyi fırsat bildiler

Çocuklarımızın yaşamlarından bir buçuk yıl alarak, okullarından ve arkadaşlarından mahrum bırakarak onları yalnızlığa ve mutsuzluğa sürüklemek istiyorlar. Biz umutsuzluğu ve mutsuzluğu söküp atacağız.

‘Pandemide eğitim gecekondu gibiydi’

Çocuğu olan kadınlar pandemide eğitimin tüm yükünün üstlerine yıkıldığını, çocukların eğitimden uzak kaldığını söyledi.

Pandemi, kısıtlamalar ve çocuklar: Oyunla aşılan sınırları keşfedelim!

‘Çocuklarımızdan sağlıklı birer yetişkine dönüşmesini bekliyorsak bugünün yetişkinleri olarak elimizi taşın altına koymamız gerekiyor.’

Kanıksama, tepki ver!

Tepki ver ki insan olduğumuzu unutmayalım. Çünkü unutarak unuttuğumuz yerden tekrar vuruluyor ya da başkasının aynı mağduriyete maruz kalmasına zemin hazırlıyoruz.

Artık yumruğu masaya vurma zamanı!

Kocaeli’den bir kadın, eşitsizliğin yansımalarına dair gözlemlerini kaleme aldı.

Kim bakacak bu çocuklara?

İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşire Özge Dülüstan Şahin kreş talebini dile getiriyor: Çalışmasak geçim sıkıntısı, çalışsak çocuğa kim bakacak?

Ücretsiz izne çıkarıldım, evlere temizliğe gitmeye başladım

Pandemi bahanesiyle ücretsiz izne çıkarılan cam işçisi, devletten bir kuruş bile yardım alamayınca ‘bir daha asla yapmam’ dediği ev temizliği işçiliğine dönmek zorunda kalmanın acısını anlatıyor.

Kızımın bursuyla evi geçindiriyorum

Yarım yıldır evdeyim ve işsizim. İşsizlik maaşını sadece 8 ay aldım. Benim üniversitede okuyan bir kızım var, kızıma verilen burs ve yardımlarla geçinmeye çalışıyorum.

Ayıp bizim çalışmamız değil, sizin kadınlara yaptığınızdır

Turizm işçisi Gülvahit: ‘Özellikle turizm sektöründe çalıştığımız için üzerimize damgalar yapıştırılıyor. İyi de size ne? Bu benim hayatım. Neden birilerine muhtaç yaşamak zorunda bırakılıyorum?’

Turizm işçisinin sorunlarına pandemi tuz biber oldu

Pandemi başlayınca da ücretsiz izin beklerken işten çıkarıldım. Tüm lokanta ve oteller kapalıydı ve hiçbiri eleman almıyordu. İşsizlik sigortasından yararlanamadığım gibi bize hiçbir destek verilmedi.

Bizle gelen virüs fabrika işçisi eşimle gelmiyor

Hiçbir maddî destek görmedik, 17 günün sonunda çıkmış bizden helallik istiyor. Ben ev emekçisi bir kadın olarak hakkımı helal etmiyorum.

‘Kurduğum gelecek hayalleri ülkemin gerçeklerine uymadı’

‘Öğretmen oldum işe yaramadı. Yetmedi farklı bölümler okudum. Son noktada ben dört diplomalı, diğer diploması da yolda olan işsiz bir üniversiteliyim.’

Söyleyişiyle var olan kadın: Dengbêj Gazin

Van’ın ilk kadın dengbêji olarak bilinen Gazin’in de dediği gibi ‘Kadınlar söylemiş erkeklere mahal olmuş’ olsa da Gazin, bu durumu tersine çevirmek için çabalayan ve söyleyişiyle var olan bir kadındı

Ekmek ve Gül Mayıs 2021 sayısı

Ekmek ve Gül'ün yeni sayısında kadınlar pandeminin onları içine sürüklediği yoksulluk ve işsizliği anlatırken buna karşı öfkelerini ve yan yana gelme çabalarını anlatıyor. İyi okumalar...

Hayatın aktığı her yerde…

Hayatımızdan ve haklarımızdan vazgeçmeme mücadelemizin biriken öfkeyle birlikte değiştirici bir güce dönüşmesinin formülü açık…

Umutsuzluk salgınına karşı tek çare mücadele

Kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin, nakit ücret desteği işsizlik fonundan karşılanırken, iktidar ise Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervlerinin nereye gittiğinin hesabını veremez durumda.

Öfkeye yakışan umutsuzluk değil, örgütlü mücadele

Umutsuzluk ve öfke bir arada ne işe yarar? Öfke yakıp yıkabilir, evet ama ardında umutsuzluğun pusuda beklediği bir öfkeyle hayat yeniden kurulabilir mi?

Açlığa, yoksulluğa, yoksunluğa öfkemiz bilenirken…

Pandemiyle birlikte yoksulluğun da yoksulluğunu gören kadınlar… Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğine yardım başvuruları artarken, hükümet patates soğan da dağıtsa bu yoksulluğun üzerini örtemiyor artık.

1900’lü yıllardan farkı yok bugünkü sömürünün

Neredeyse 365 gün çalışıp bir hafta tatil yapamadan, hastalansak yeterli sağlık hizmeti alamadan ölüp gidiyoruz. Aynı 1900’lü yıllar gibi emeğimizin karşılığını alamadan sömürülüyor ve eziliyoruz.

Editörden