Kadınlar, işçiler, emekçiler yan yana geldiği sürece ne birileri çıkıp yüzümüze baka baka üç kuruşluk zam açıklayabilir ne de yaşamın neresinde duracağımıza karar verebilir.

Evinin, çocuğunun sorumlulukları arasında kısacık bir zamana 8 Mart çalışmasını sığdıran ev kadınları heyecanı bu.

Partner cinsel şiddeti tek seferlik bir olay değildir; kadın, süreğen bir şekilde devam eden cinsel şiddeti kendisi bile tanımlamakta zorluk yaşar. Öte yandan şiddetin en dile getirilemeyenidir.

Kadınların buluşmalarından yansıyanlar, bu yan yana gelişlerin önemini ortaya koyarken bu birlikteliğin sadece 25 Kasım’a sıkıştırılmaması gereği de bir kere daha gün yüzüne çıktı.

‘Sen şimdi röportaja mı geldin bana, tatille ilgili! Kime tatil? Hangi tatil? Bana tatil deme de ne dersen de kızım. Ne dersen de...’

‘Bu dönem, işçilerin ‘Bir şey yapmak lazım’ eğiliminde olmasının yanı sıra sendikaların durumunu da tartışıyor olmasını getiriyor.’

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği 2 yılı geride bıraktı. Çalışmalarını değerlendirip önümüzdeki dönem için planlarını yapan kadınlar, “Acemilik bitti, ustalık dönemi başlıyor” diyor.

Esenyurt’ta gıda, metal, depo işçisi kadınlara asgari ücreti sorduk. İşçi kadınlar geçim derdi, zamlar, biriken borçlar, yetmeyen maaş, kesilen vergilerden dert yanıyor. Asgari ücretten ise umut yok!

Ankara Eğitim- Sen 4 Nolu Şube işyerlerinde sendika ayrımı yapmaksızın bütün eğitim emekçileriyle bir anket çalışması düzenledi. Kadın eğitimcilerin özgün taleplerinde öne çıkanlar dikkat çekici.

Çalıştıkları için çocuklarını şehir dışındaki akrabalarına göndermek zorunda kalan sağlık çalışanı Deniz, koronavirüs sürecindeki deneyimlerini yazdı.

Özlem Çerçioğlu’na sormak isterdim, karşısına geçip. Suçsuz yere, sırf haklarını istediler diye işten çıkardı. İnsanların ekmeğine kan doğramaktan çok mu mutlu?

Toplumsal hicvi dolu dolu, pek çok meseleye göndermesi incedendi Huysuz’un. Siyasetçilere de iğnesini batırdı ama hiçbir iktidarın yanında görünmeye ihtiyaç falan duymadı.

Bu sene yine öfkemiz çok kez yükseldi, çok kez üzüldük, çok kez moralimiz bozuldu ancak hep umudu birbirimizde bulduk. Mücadelenin bir parçası olarak ilerlemenin kazanımlar getireceğine inanıyoruz.

‘Onlar kârlarını artırmak için nasıl bir araya geliyorsa, biz de bir araya gelerek kendi haklarımızı savunabiliriz.’

Ne kahve falının balıkları ne de yıldız haritalarının beklentileri karşılamayacağını biliyoruz. İster koç olun ister akrep, en nihayetinde 2020’yi bizden başka kimse güzelleştiremez. Mutlu yıllar!

Kadın kamu emekçilerinin talepleri TİS süreçlerine nasıl yansıyor? Konfederasyonların taslaklarını inceliyoruz.

‘Ülkenin birçok yerinde hakları için mücadele eden, direnen kadınlar var diyor kadınlar. Bu buluşmalarla ben de görüyorum. Umudum büyüyor. 8 Mart’a bu umutla katılacağım…’

Kadınlar böyle yaşamayacak! Yanındaki kız kardeşine, sınıf kardeşlerine sırtını dayayarak üzerindeki şimşekleri dağıtacak...

Kamu yöneticileri, taşeron işçilerle ilgili 696 sayılı KHK’yı uygulamak zorundadır. Yöneticiler, kendi yorumlarına göre işlem yapamaz. Joker işçilerin kadro hakkı vardır!

İşsiz kalan işçi, son 1 yıl içinde 90 gün veya daha fazla primi varsa, işsiz kaldığı tarihten itibaren 100 gün daha prim ödemeden sağlık hakkından yararlanabilir.

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden