Bölgedeki kadın emekçiler 1 Mayıs’a giderken ücretlerine zam, şiddetsiz bir yaşam ve sosyal haklarına kavuşmayı talep ediyor. Kısacası kadınlar insanca yaşamak istiyor.

İzmir’de faaliyet yürüten Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği Evi eğitimde ve okullarda yaşanan sorunlara karşı eğitim seferberliği başlattı.

Bekar bir anne olan bu işçi kadın, depremde de evini kaybetti. Okul masraflarını ve okul kayıt ücretini ödeyebilmek için sekreter olarak çalıştığı kurumda bir de geceleri hasta bakmaya başladı.

Kadınların sendikalarda örgütlenmesi bakım yükü, cinsiyetçi bakış açısı gibi sebeplerle zaten zor. Sendikal bürokrasi ve ataerkil zihniyet kadınların sendikalarda aktif rol almasını kolaylaştırmıyor.

Kapitalizm koşullarında kadınların durumunu ortaya koyan Eleanor, ustaları Marx ve Engels’den öğrendiklerini pratikte de uyguluyordu. Londra’daki birçok işçi eyleminin örgütleyicileri arasındaydı...

‘Bursa’nın çeşitli fabrikalarında çalışan tekstil, metal, gıda gibi sektörlerde yaşadıkları zorlukları anlatan kadınların sözlerinden dayanışmanın özlemini ve önemini duyuyoruz.’

12 yıllık eşit işe eşit ücret savaşlarını kazanan kadınlar, 500 milyon Sterlinin üzerinde olan geriye dönük haklarını alacak. Kadınlar bu sonuca mücadele ve grev silahıyla geldiklerini vurguluyor.

Kreşlerin, tüm ebeveynleri kapsayacak şekilde merkezi yönetim ve yerel yönetimler tarafından ücretsiz bir şekilde sağlanması önemli.

Bu anı Nuray'ın aklında dergimizdeki bir yazıyı okurken gelmiş ve vakit kaybetmeden bizimle paylaştı. Eminiz siz de yazıları okurken aklınızdan pek çok şey geçiriyorsunuz. E hadi, siz de paylaşın!

Evlerindeki sobayı bile komşuların yardımıyla alabilen Fethiye odun ve kömür alamadığından dolayı o sobayı yakamıyor bile.

Satı, Leyla ve Aysun, İstanbul’un İkitelli bölgesinde yaşayan ve Türkiye’deki pek çok kadın gibi bu sorunlarla başa çıkmaya çalışan kadınlar. Ne olsaydı yaşamları daha iyi olurdu?

Hayatımız hep bir şeylerden kısmakla geçti, artık çocuklarımızın beslenmesinden de kısmak zorunda kalıyoruz. Çünkü açlık sınırının altında yaşıyoruz. Bizim çocuklarımızın da hakkı sağlıklı beslenmek…

Eskiden Mamak Çöplüğü olarak kullanılan ve zemindeki metan gazı birikimi nedeniyle tehlikeli olan alana belediye, itirazlara rağmen bina dikmeye başladı. Kadınlar isyanda!

‘Şiddet, daha çok çalışma, daha çok üretim için baskı aracına dönüşür; bu sistemin devamlılığını sağlayan en önemli araçlardan biri haline gelir. Digel’de olanlar da esas olarak budur.’

Sezonluk işçi olan kadınların en önemli sorunu güvenli çalışamamak ve düşük ücret. Tüm yıl, güvenceli çalışmak isteyen kadınların ortak talebi ise geçinebilecek bir ücretle refah bir hayat sürmek.

Temmuz ayı boyunca belediyenin İZELMAN kreşleri kapalı olduğundan küçük çocuğu olan ve bırakacak bir yeri olmayan kadınlar için daha zor bir ay olacak.

‘Yaz bizim için hayal’ diyen genç kadın işçiler. Yazın çalıştıkları atölye ve fabrikalardaki koşullarını aktarıyor…

Açık söyleyelim; pandemi döneminde kendini yalnız hissetmeyen bir tek kesim varsa o da sermayeydi. Onların “biz”i kendilerinden ve sermayeden ibaret!

‘Kadın ve çocukların yaşam hakları ellerinden alınırken salon etkinliklerinden ziyade, kadınların 8 Mart’ta güvenceli iş, eşit ücret talepleriyle daha çok alanlarda olması gerekiyor.’

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden