Yenilenen İstanbul seçimleri ülkenin gündemi olsa da bir otobüs yolculuğunda yapılan sohbetler kadınların gündeminde ekonomik sıkıntılar, geçinememek, işini kaybetme korkusu olduğunu gösteriyor.

Dudullu Organize Sanayi’de 600 işçinin olduğu fabrikada çalışan kadın işçiler depremzedelerle dayanışma için varını yokunu ortaya koydu: “Hükümetin gerçek yüzünü gördük…”

Denizaşırı ülkelerde göçebe ev işçiliğine zorlanan Filipinli kadınların ‘hizmetçiliğe eğitildikleri’ bir merkezde yaşanılanları anlatan ‘Denizaşırı Hizmetçiler’ bu büyük sömürüyü gözler önüne seriyor.

Kadın işçilerin sorunları karşında yine her yıl büyüttüğümüz ‘dayanışma’ ruhuyla, fiziken yan yana gelemesek de yüzlerce kadının taleplerini 8 Mart’a taşıyacağız. Her yeri 8 Mart alanına çevireceğiz…

Ankara Batıkent’te kimi işinden şikayetçi, kimi ücretinden, kimi işsizlikten. Görünen o ki birçok kişide biriken şey hoşnutsuzluk.

Ayşe yeni maceralarına devam ediyor. Bakalım bu ay ne işler karıştırıyor Ayşe?

Şimdiki sesli duam, üç kişilik kiralık evimizin içinde, anneliğim yetsin bir yuva sıcaklığına. Duvarlarına hiçbir kafanın çarpılmadığı bu olmak çığlığında… VARIM.

‘Artık işçinin sabrı kalmadı. Hakkımızı istiyoruz! Emeğimizin karşılığını istiyoruz! Sefalet ücretini kabul etmiyoruz!’

‘Depremde, selde, yangında ‘Siyaset yapılacak zaman mı?’ diye susturmaya çalışıyorlar bizi. Vatandaş olarak siyasete katılmak zorundayız’

Biz insanlığın güzel günlerini yaratmak için çıktık yola. Aramızdan ayrılanlara, asla artık yoklar demiyoruz. Her birimiz, bizden koparılanların da umudunu, özlemini sırtlayarak devam ediyoruz yola.

Devlet kreşi olmadığı için bir çocuğunu sıbyan mektebine göndermek zorunda kalan Narin, diğer çocuğunu da saatlerce evde yalnız bırakmaya mecbur kalıyor.

Lise öğrencisi ya da ilk oyunu kullanacak üniversite öğrencileri ile buluştuğumuzda fikirler farklılaşsa da ortaklaşan tek şey değişim isteğiydi.

30 yaşına vardığında yaşadığı hayatı hak etmediğini fark eden Sakine, kocasına çocukluğundan beri bağlı iplerini kendi ellerine alır.

‘Güvenli kampüs talebimizden cezasızlığın son bulması ya da yeterli ışıklandırmaların yapılması talebimize kadar evde, okulda, yurtta, sokakta her yerde örgütlülüğümüzü yaşamak için büyüteceğiz.’

Yerle bir olmuş ‘kutsal mesleğimizi’ layıkıyla yerine getiremeyecek hale sokan, bu Meslek Kanunu’nun hem biz eğitim emekçilerine hem velilere hem de çocuklarımıza sonuçları maalesef çok ağır olacak.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adamı geriletmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirirken bir kâğıda mühür basıp sandığa atmaktan çok daha fazlasını yapabiliriz, yapmak zorundayız.

‘25 Kasım’da gördüğümüz tablo tüm kadınlara umut olacak nitelikteydi’

Yaz sıcakları beraberinde tehlikeleri de yanında getiriyor. Peki nedir bu tehlikeler? Bu tehlikelere karşı neler yapmalı? Uzm. Dr. Sanem Bilgili anlatıyor...

Ankara Çubuk’tan Ayla çocuklarını bir başına büyüten bir işçi kadın. Geçim derdi yüzünden sürekli ‘evlen’ diye baskı gören Ayla’nın bir çift sözü var.

‘Çocuk sahibi olabilmem için tüp bebek tedavisi görmem lazım, ama işyerinden kesinlikle izin alamıyorum.’

Editörden