8 Mart’ı 8 Mart yapan tarihi, emekçi kadınların mücadelesinin tüm dünya kadınlarına mirasını, bu köklü geçmişin arkasındaki sınıf mücadelesi dinamiklerini Olcay Geridönmez yazdı.
'Ülkede seçimlerin olduğunu sokaktan günde iki defa geçen Sezen Aksu’nun Hadi Bakalım şarkısıyla öğrendiğim yıl.'
Mahalle aralarında sessiz sedasız yaşananlar, kimi fabrikalarda yaşandığı bilinen ama konuşulmayan ilişkiler hayatın gerçeği. ‘Ahlaksızlık’ diyerek kimse kurtulamaz.
Ölüm gelir Allah’tan, hastalık olur kaderimiz, taciz olur fıtrattan, zam gelir dış güçlerden, tren gelir hoş, adam gelir boş, bir yar gelir uzaktan. Niye diyen yok…
Kimi biber gazı taşıyor, kimi konum bilgilerini kız kardeşleriyle paylaşıyor. Ama asıl sorumuz şu: Bu önlemlere ihtiyaç duymadığımız bir dünyayı nasıl kuracağız?
Bu seçim kapitalist düzene karşı mücadelede nihai bir son değil, o sona giden yolda yolumuza çıkan engeli kaldırmak için önemli bir adım sadece.
Çoğunlukla evlerde yatılı olarak temizlik, çocuk, yaşta hasta bakımı işlerinde çalışan göçmen kadınların iş bulmaları için aracılık eden bir şirkette çalışan bir kadın anlatıyor:
‘Taşerona yasa çıkaracağız’ dediler KHK çıkardılar. ‘Kimse dışarıda kalmayacak’ dediler çoğunluğu kapsam dışı bıraktılar. ‘Koşul olmayacak’ dediler 7 koşul koydular. ‘Kadro’ dediler kuşa çevirdiler
‘Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği ile tanıştığımda oradaki kadınlar bana kucak açtılar. Dernek sayesinde belki de kendi başıma hiç öğrenemeyeceğim bilgileri öğrendim.’
Bu yılın son dergisinde, 2022'de ne olmuş ne bitmiş bakalım mı?
Ayşe’nin yeni konusu kocaların umursamazlıkları, kendilerine bakmadan kadınları küçümsemeleri... Bu romantizm nerede satılıyor, gidek alak…
‘İçimizdeki öfkeyi susarak bastırmak yerine gür bir şekilde haykırmalıyız. Bunu yapmadığımız bir koşulda yavaş yavaş haklarımız ellerimizden alınıyor. En azından bunu yapmamız gerekiyor.’
12 saat mesaide molaları sobanın başında ısınmaya çalışarak geçiren, buz gibi suda elini yıkadıktan sonra ısınmak mümkün olmadığı için tuvalete bile gidemeyen metal işçisi bir kadın anlatıyor.
Çocuğu kayınbiraderi tarafından istismar edilen Esra, şikayetçi olunca kocası Esra’ya hayatı dar etmiş. Esenyalılı kadınlar ise dayanışmayla Esra’ya yeni bir hayat kurmak için işte böyle çabalamış…
Nihayet mezun olup giderken onlar da helvayı değil, derslerimde yapıp ürettikleri en güzel şeyi, çok güzel şeyler yapabileceklerine dair o kanaati hatırlasınlar.
Her buluşmanın sonunda “Oh be, ne iyi geldi” duygusunu büyütüyor, kimi kadınlarda “en umutsuz olduğu anda dünyaya inancının artması” şeklinde karşılık bulabiliyor.
“Çeliğin mazisi hoşuma gidiyor. O sert görünümlü, soğuk madde, ateşle buluştuğunda yumuşayıp şekil alınca hoşuma gidiyor. Dokundukça bana itaat ediyor. İnatçı bir keçiyi yola getirmek gibi.”
Daha önce AKP’ye oy veren ancak yaşadığı deneyimlerle bu karardan vazgeçen kadınlar anlatıyor.
Metal işçisi Semra’nın evinde soba tütmüyor, evi de iş yeri de ısınmıyor… İzin yapmak, dinlenebilmek, esnek çalışmanın bunca yoğun olduğu yerde hayal. Çocuğuna ayıramadığı vakit kursağında bir düğüm.
Velev ki dolar 10 lira oldu, sıfır mıfır atar onu 1 liraya kitlerdik. Bir de şey var, teğete iman. Karşıdan top da gelse, taş da virüs de kriz de hepsi bizi teğet geçer, kalbimizle iman ettik.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















